1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü – Yaşlılıkta Yaşam

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü – Yaşlılıkta Yaşam

Daha önce bu sayfalarda 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle yaşlıların bu hastalıkla ilgili sorunlarına kapsamlı bir şekilde değinmiştik.  1 Ekim tarihi ise tıpkı Alzheimer gününün amacı olan farkındalık yaratmayı daha geniş tutarak yaşlılar günü adıyla kutlanıyor. 1 Ekim Yaşlılar günü, yaşlı bir başka deyişle ihtiyarlığa dikkat çekme amacı taşıyor. Bu özel günde yaşlılık kavramının günümüzdeki karşılığını ararken aynı zamanda toplumsal anlamda yaşlılık meselesinin ne olduğuna ve neler yapılması gerektiğine bir göz atalım.

Dünya Yaşlılar Günü ve Yaşlılık Kavramı

Uluslararası sözleşmelerde 18 yaşına kadar herkesin çocuk olarak kabul edilmesi gibi genel olarak 65 yaş üstü de yaşlı kategorisinde kabul ediliyor. Tabi hayatın dinamikleri ile bilim ve teknolojinin gelişimine bağlı olarak uzayan insan ömründen ötürü yakın zamana kadar 65-70 yaşlarında olan ortalama birisinin yaşlılık seviyesi ile bugünkü aynı değil. Her ne kadar yaşlılıktan dolayı kamunun sağladığı ayrıcalıklar için 65 yaş, esas alınmaya devam etse de 75, 80 yaşında olup aktif olarak çalışan, sağlığı yerinde, bir başkasının bakım ya da desteğine ihtiyacı olmayan pek çok insan da var artık. Bu noktada yaşlılık kavramı, tamamen yaş almaya bağlı olarak günlük hayatını sürdürme, çalışma, sosyalleşme, hareket etme gibi faaliyetlerinde kısıtlılık ya da sağlık problemi yaşayan kişilere denilebilir. Ancak yeniden 65 yaşa geri dönecek olursak, bu tür yaşlılık sorunları ile karşılaşma riskinin bu yaştan itibaren artması nedeniyle emeklilik, sağlığa dikkat etme, bakım, destek, ayrıcalık sağlama gibi konular 65 yaş ve üstünde olan kişiler için söz konusu olmaktadır.

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü – Yaşlılıkta Yaşam

Dünyada ve Türkiye’de Ortalama Yaşam Süresi 2019

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ortalama yaşam süresi ile ilgili yaptığı yeni araştırmaların sonuçlarını açıkladı. Buna göre dünya genelinde ortalama yaşam süresi, 5,5 yıl kadar uzamış durumda. Bunun sebebi, insanların sağlıkları konusunda daha duyarlı olmaları, hayattan beklentilerinin ve bilgi birikimlerinin yükselmesi ile elbette Tıp alanında gelinen nokta ile tedaviye ulaşım kolaylık ve hızının artması. Öncesinde bir tür hastalığa yakalanan bir insanın daha o hastalığı ile ilgili teşhis bile konamayıp hayatını kaybetmesi söz konusuyken bugün her ne kadar sayışı artsa da birçok kanser türü hastalığın bile tanısı konulup tedavisi sağlanabiliyor.

Dünyada ortalama yaşam süresi araştırmalarında kadınların, erkeklerden daha uzun yaşadığı sonucu elde edilirken dünya geneli ortalama yaşam süresi 2019 yılında 72 olarak açıklandı. Daha önce bu sayı 66,5 olarak verilmişti. Bu noktada yukarıda saydığımız gelişmelerin etkisinin yanı sıra maddi yönden refah da oldukça belirleyici. Dünya Sağlık Örgütü’nün bu çalışmasında refah seviyesi yüksek olan ülkelerin kişi başına düşen geliri daha düşük olan ülkelere oranla yaşam süresinin ortalama 18 yıl daha fazla olduğu ortaya çıktı. Her ne kadar bu durumu acilen düzeltilmesi ve gelir adaleti ile insani yaşam koşullarının eşitliği yönünde çalışmalar yapılması gerekiyorsa da Afrika ülkelerinin birçoğunda AIDS ile mücadelede önemli yol alındığı, 5 yaş altı çocuk ölümlerinde gerileme sağlandığı gibi olumlu sonuçlar da bu raporda yer alıyor. Raporun 2019 beklentisinde ise toplam 140 Milyon çocuğun doğumu var. Kadınların dünya genelinde yaşam süresi 74,2 yıl olurken erkeklerde ise 69,8 olarak ön görülüyor. Kadınların erkeklerden daha uzun yaşama nedenleri ise trafik kazaları ve intihar vakalarında erkeklerin neredeyse kadınlardan iki kat daha fazla olması ile sağlıklı yaşama verilen önem ile tedavilere ulaşım konusunda kadınların daha fazla özen göstermesi olarak öne çıktı.

Ülkeler bazında ortalama yaşam süresine bakıldığında ise Türkiye, en son yapılan araştırmaya göre 79,16 yıl ortalama ile 40. sırada yer aldı. Ortalama yaşam süresinin en uzun olduğu ülke ise 83,94 yıl ile Japonya olurken Orta Afrika Cumhuriyeti, 50,16 yıl yaşam süresi ortalaması ile dünyada en son sırayı aldı.

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü – Yaşlılıkta Yaşam

Yaşlılara Sağlanan Haklar ve Türkiye’deki Kurumlar

Yaşlılıkta sağlanan haklar ve hizmetlere bakıldığında öncelikle akla gelen ilk hak, elbette emekliliktir. Türkiye’de emeklilik yaşı kaç sorusunun cevabı, yapılan yeni düzenlemelerle farklılıklar göstermekle birlikte şu anda erkeklerde en fazla 65, kadınlarda ise 61 yaş olarak düzenlenmiştir. Yapılan yasal düzenlemelere ve sigorta primi ödeme süreleri ile işe giriş tarihine bağlı olarak en eskiler için 55 yaştan başlayıp 58’den 65’e uzanan bir yaş skalası söz konusu. Yani Türkiye’de emeklilik özet olarak 60-65 yaşlarına tekabül ediyor.

Ülkemizde hemen her ilde var olan belediyelerin sunduğu 65 yaş ücretsiz ulaşım kartının yanı sıra şehirlerarası yolculuklardan devlet hizmetlerine kadar pek çok alanda 65 yaş ve üstü için ayrıcalıklar bulunuyor. Ayrıca hem bakanlık hem de belediyeler bünyesinde faaliyet gösteren Huzurevleri ile evde bakım hizmetleri, aylık yardımlar, sağlık hizmetlerine hızlı erişim gibi ayrıcalıklar da yer alıyor. SHÇEK, Darülaceze gibi devlet kurumlarının yanında özel teşebbüs yaşlı bakımevleri de oldukça yaygın. Tüm bu çalışmalar, yaşlıların toplum hayatından soyutlanmaması, bakım ve tedavilerinin doğru ve eksiksiz yapılarak yaşlılıktan kaynaklı sorunların bertaraf edilmesine yönelik devam etmektedir. Yaşlılar için sosyal hizmet ve çalışmaların bu temelde çeşitli farklılıklar gösterse de tüm Dünyada gelişerek devam ediyor oluşu, yaşlılık kavramının sosyolojik ve politik bir konu olarak ele alınması gerektiğinin de ispatı.

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü – Yaşlılıkta Yaşam
Muğla’dan Bir Huzurevi – Foto: Muğla İl Sağlık Müdürlüğü

Dünya Yaşlılar Günü Kutlu Olsun

Yaşlılar denilince akla en başta kendi ailemizden, komşularımızdan, yakın dostlarımızdan insanlar gelir. Yaşlanmış olan kişinin bütün o ömrü boyunca yaşadığı deneyimler, dokunduğu hayatlar, kazandırdıkları, kattıkları, değerlidir. Kavramlar, koşullar, kurumlar, istatistikler bir yana bir insan hayatının son demleri olarak da değerlendirilen yaşlılığında yanında sevdiği insanları daha fazla ister, hal hatır sorulmasını bekler. Geçmişinde kendince hata olarak gördüğü şeylerle ilgili daha fazla muhasebe yapar, belki de o hataların muhatapları ile diyalog kurarak varsa kırılan şeyler, onları tamir etmeyi diler. Diğer yandan yaşlılıkta insan daha hassas olur. Hayatı boyunca öğrendikleri ve deneyimleri üzerinden oluşturduğu değerleri ve alışkanlıkları artık kolay kolay değiştiremez. Hem saygı duyulmayı hem de anlayış görmeyi umar. Hemen herkesin rahatlıkla kabul edebileceği ve zaten bildiği, yaşlılıkla ilgili bu gerçeklerden hareketle en yakınımızdakinden başlayarak ulaşabildiğimiz tüm yaşlı insanlara salt maddi kolaylıklar sağlamanın yanında manevi anlamda da bu gözle bakabilmek değerlidir. İnsanın her yaşı güzeldir ve hızla geçen zamanın sonucu olan yaş almanın sonucu olan yaşlılık herkesin uğrayacağı bir duraktır. Herkesin güzel yaşlar aldığı ve hem sağlıklı hem de huzurlu yaşlılık zamanları yaşaması dileğiyle 1 Ekim Yaşlılar Günü kutlu olsun diyoruz.