İnsanlık Tarihinin Önemli Miraslarından Olan Patara Yol Anıtı “Stadiasmus Patarensis” Antalya Müzesi’nde Sergilenecek

Patara deyince aklımıza neler gelmiyor ki? Likya Birliği’nin başkenti, demokrasinin temellerinin atıldığı ve tarihin ilk meclis binasına sahip olan Patara Antik Kenti, Fethiye Kalkan arasında Xanthos vadisinin güneybatı ucunda, bugünkü Ovagelemiş Köyünde yer almakta. Bu eşsiz antik kent hakkında gün geçmiyor ki tarihi aydınlatan yeni bir buluntu, tarihi aydınlatan bir bilgi gündemimize düşmesin. Daha önce de Patara Antik Kenti’ni sizlere tanıtmak için iki tane yazı yazmıştım. Bunlardan birinin konu başlığı; “Patara Antil Kenti / Likya Birliği – Antalya” (bkz. http://blog.delphinhotel.com/patara-antik-kenti-likya-birligi-antalya/” “Patara’da Bulunan İ.S. 46 Yılına Tarihlenen Likya Yol Güzergâhı Anıtı Stadiasmus Patarensis (Yıl Anıtı) Tarih İçin Büyük Bir Yolculuk” (bkz. http://blog.delphinhotel.com/patarada-bulunan-i-s-46-yilina-tarihlenen-likya-yol-guzergahi-aniti-stadiasmus-patarensis-tarih-icin-buyuk-bir-yolculuk/), yazılarıydı. Şimdi yakın tarihe ve “Stadiasmus Patarensis”den nasıl haberdar olduğumuzu hatırlayacak olursak; 1992 yılında Patara Antik Kenti’nde yaşanan bir kundaklama sonucunda yazılı birçok bloga ve bunların bütünündeki görülen bir takım yazılara rastlanmıştı.  Doç. Dr. Fatih Onur, yapılan ilk çalışmalar sonucunda blogun üstünde İ.S. 46 yılında İmparator Claudius’a ithafen diktirilen devasa anıt, olduğunu söylediğinde bilim dünyası bu konuya oldukça ilgi gösterdi ve sonuçlarını merakla bekledi. Arkeoloji, Antik Çağ ve epigrafi bilimi bakımından “başyapıt” olarak nitelendirilen eser aynı zamanda pek çok disiplin bakımından da bilim dünyasına belge oluşturacak nitelikte. Likya tarihini, coğrafyasını, Roma İmparatorluğu’nun eyaletleşme politikasını içermekte. Anıtın hakkında geniş bilgi edinmek isteyenlere yukarıda vermiş olduğum linkte yer alan, daha önce kaleme almış olduğum yazı oldukça yardımcı olacaktır…
patara yol haritası ile ilgili görsel sonucu
Anıt üzerinde çalışma yapan arkeologlarımız, anıtın içeriğinden, işlevinden ve mimarisinden edinilen veriler doğrultusunda, dört bir duvarına “itinerarium”, “miliarium”, “stadiasmus” ve “tabellarium” isimleriyle tanımlayarak çeşitli yayınlarda bu isimleri kullandılar.

Aradan geçen bunca zaman sonra 6 metre uzunluğundaki Patara Yol Anıtı’nın Antalya Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı’ndaki konservasyon süreci tamamlandı tamamlanmasına, ama anıtın yeniden Patara Antik Kenti’ndeki doğal alanında sergilenmesi noktasında arkeologlarımız çekimser kaldılar. “Tarih küllerinden yeniden doğuyor.” diyen Prof. Dr. Havva İşkan Işık, eserin yeniden tahrip edilmesinden, üzerine yazı yazılmasından korkulduğu için Antalya Müzesi’nde sergileneceğini, şu günkü ortamda birçok kültürel değerlerin yıkılıp parçalandığını ve bu eserin dünyada tek, başka örneğinin olmadığı söyledi.

patara viking kılıcı ile ilgili görsel sonucu
Patara Antik kenti’nde bulunan ve heyecan yaratan 1000 yıllık Viking kılıcı.

Patara Antik Kenti ile ilgili gelişmeler yapılan kazılar ışığında devam etmekle birlikte, buluntuların her biri insanlık tarihi ayrı aydınlatıyor. Örneğin yine kazı başkanı Prof. Dr. Havva İşkan’ın 20 Kasım 2018’de internete düşen bir haberinde, Liya Birliği’nin göz bebeği olan kentin Liman Hamamı bölgesinde yapılan kazı çalışmalarında 9. ya da 10. yüzyıllara ait olduğu sanılan, Doğu Roma İmparatorluğu’na hizmet vermiş, 43.2 cm ebatlarında Vikingli bir askere ait kılıç bulunmuştu. Elbette ki bu veriler, Patara Antik Kenti’ni zaten hali hazırda içinde yer alan eserleriyle oldukça değerli kılarken, birde üstüne tarihe yön verecek, bizleri yeni bilgilerle buluşturarak tarihi aydınlatacak haberlerle buluşturunca, zaten tarihi değerinden ödün vermeyen antik kentimiz ve diğer kentlerimiz; bölge tarih, Türk turizmi ve beraberinde sağladığı/sağlayacağı turist sayısı bakımından ekonomimize hatırı sayılır bir yön veriyor. O nedenle toplum olarak bu tarih bilincini en temelden başlamak üzere yaygınlaştırıp evrensel bakış açısını insanlarımıza mutlaka kanıksatmak, evrensel tarihe vurgu yapıp topraklarımızdaki tarihe sahip çıkmak hepimiz için büyük bir ödevdir.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Antalya Müzesi