Alışveriş Merkezlerinin Atası Çerçilik

Çerçilik

Çerçilik ya da çercilik olarak bilinen söz halen günlük hayatımızda kullanılır. Kimi yerlerde halen Çerçi pazarı gibi isimler de mevcut. Peki nedir bu çerçilik? Anadolu’nun Elleri yazımızda kaybolan meslekler olarak da yer verdiğimiz bir zanaat kolu esasen. Çerçilik için başlıkta belirttiğimiz gibi bugünün modern alışveriş merkezlerinin atası denilebilir. Osmanlı zamanından başlayıp erken Cumhuriyet döneminde de bazı evrimlere geçirerek yaşayan ve bugün artık farklı isimler uzantılarının varlığını sürdürdüğü çerçilik nedir birlikte bakalım. Çerçilik ya da çerciliğin tarihsel gelişimi için keyifli bir arka plan fotoğrafı çekelim.

Çerçilik Nedir? Çerçilik mi Çerçicilik mi?

Söz konusun meslek dalı, Çerçi kelimesinden türüyor.  Türkçe sözlük karşılığı olarak: “ Köy, Pazar gibi yerlerde ufak tefek eşyalar ve tuhafiye eşyaları satan kişi” tanımı yapılan çerçi, mesleği icra edenin unvanı. Uzantı olarak –cu, -cı gibi ekler alan meslekler de olduğu için Çerçicilik kelimesi de kullanılmaktadır. Oysa Çerçi mesleği, kasap, manav, bakkal gibi takısı olmayan bir meslektir. Kökeninde yer alan çer sözcüğü ise Farsça ve Moğolca dillerinden karma olarak gelir. Farsça’da Carcı kelimesi, haberci anlamına gelirken Moğolcada “Çertçi” kullanımı da parça ya da kırıntı şeklinde bir anlam taşır. Car kelimesi, Moğolcada da bildiri anlamına geliyor. Bu iki köken birlikte dikkate alındığına gezen ve öte beri satan kullanımlarının ortaklaştığını görürüz. Dolayısıyla Türkçede daha yaygın bir kullanım olan seyyar satıcılık, çerçilik ile başlamıştır. Yine öte beri ya da kalabalık yapan eşya anlamına gelen çer çöp deyimi de buradan gelmektedir. Günümüzün seyyar satıcıları, belli bir alanda satış yaparken ( Meyve-sebze, simit, halı vs.) çerçiler, iğneden ipliğe tabiriyle olabildiğinde geniş bir yelpazede satış yaparak evlerin ihtiyaçlarını kapılarına getiren bir hizmetti. Yani çerçileri,  karmaşık bir ekonomiyi başarıyla yöneten esnaflar olarak da görebiliriz.

Çerçilik
Eski Dönem Çerçileri

Çerçiliğin İncelikleri

Çerçilik, içinde hem zanaat hem de esnaflığı barındıran bir meslek dalı olduğundan kendine has özellikler ile bazı inceliklere de sahipti. Özelliklerinden ilk akla geleni heybedir. Çerçi esnafı mobildir yani gezer ve omzunda bir heybe taşır. Müşterilerine önereceği, satışa hazırladığı ürünleri geniş heybesine dolduran çerçi, bu heybesini gözlerini  tıpkı süpermarket ürün reyonları gibi tasnif ederdi. Kapı kapı dolaşarak hizmeti müşterinin ayağına getiren çerçiler, ödemelerde ise pazarlığa açıktı. Bu noktada takas yapılması da elbette söz konusuydu. Evin hanımının yönettiği çerçi alışverişlerinde, çerçinin kabul edebileceği evdeki kullanılabilir ya da satılabilir eşyalar takas olarak değerlendirilirdi. Birazdan değineceğimiz Çerçilik türleri ve günümüzdeki uzantılarına ipucu olarak bu takas sistemini söyleyebiliriz. Halk arasında Nayloncu olarak anılan plastik eşya satıcıları ile eskicilerin halen Anadolu’da ve büyük şehirlerin bazı mahallelerinde bu takas sistemi ile çalıştığını biliyoruz. Yani seyyar satıcılık ile bugünün eskicilik gibi mesleklerin fikri çıkış noktası çerçiliktir.

Çerçiliğin incelikleri olarak da finansal yönetim olarak değerlendirebileceğimiz kar – zarar hesabının iyi yapılması ile ihtiyaçların doğru tespiti ve rota söylenebilir. Çerçinin zanaat yönü, kendi üretimlerini de satmasıdır. Ancak bu üretimlerin ne  olduğu kişiden kişiye değişir. Çerçi, kendisine hedef olarak seçtiği mahali iyi tanır ve kimlerin ne gibi ihtiyaçları olduğunu, neleri tükettiklerini bilir. Satın almalarını ve üretimlerini buna göre yapar. Eğer bu hususlarda doğru bir hesap yapamazsa zarar eder. Geniş bir yelpazede ürün sattığını düşünürsek çerçiler, bugün yüksek maaşlarla finans ve pazarlama yöneticiliği yapan profesyonellerin de öncülüdür. Hem müşteri hedef kitlesini belirleme hem reklam hem de nakit akışı sağlama işini yapan çerçi, müşterisinin de güvenini kazanan kişidir.

 Çerçicilik

Çerçiliğin Türleri

Osmanlı’nın yükseliş dönemi sonrası sosyo-kültürel yönden kurumsallaşmasıyla ortaya çıkan gündelik ve yerleşik yaşamla başlayan çerçilik mesleği, tarihsel araştırmalar da göz önüne alındığında 6 ana türe sahiptir.  Yukarıda anlattığımız geleneksel heybeli Çerçilere ilave olarak Bohçacılar, Tespihçiler, Eskiciler, Kitapçılar ve Esansçılar. Geleneksel çerçiler, günlük hayatta kullanılan küçük ev eşyalarını satarken diğer çerçiler alanında uzmanlaşmış seyyar satıcılardır. Bohçacılar, yine Osmanlı ile erken dönem Cumhuriyet’te sık rastlanan ve genelde kadınların yaptığı nevresim ile el işi örtüler satardı. Tespihçiler ile esansçılar da adlarından anlaşıldığı gibi daha çok süs eşyası ile kozmetik alanında hünerlerini sergilerdi.  Bu ikisi arasındaki fark ise mekansaldır. Esansçılar, camekanlı tezgahlarıyla otogar, gar gibi terminal noktalarıyla cami çevrelerine yerleşirken tespihçiler, geleneksel çerçiler gibi heybeleri tespih dolu biçimde yine camilerin çevresi başta olmak üzere satış yapabilecekleri yerlerde gezerlerdi.

Kitapçılar ise günümüzün sahaflarının eski versiyonu olarak tanımlanabilir. Büyükşehirlerden kitap toplayan çerçiler, bunu çevre illere götürerek satarlardı. Ayrıca satış yapılan yerlerdeki ihtiyaçlara göre de kitap toplar ve bir tedarikçi olarak Anadolu şehirlerinde gezerdi. Eskiciler türünü, çerçiliğin en uzun süre yaşayan kolu olarak değerlendirebiliriz. Günümüzün eskiciliğinin başlangıç noktası olan bu çerçilik türü, bugünkü eskicilik tarzında yapılmaktaydı. At arabası benzeri bir hayvanların çektiği arabalarla satış yapan çerçiler daha sonra motorlu araçlara da adapte olmuştur.

 

çerçilik
Çerçi kelimesi halen kullanılıyor.

Günümüzde Çerçilik

Çerçilik günümüzde esasen madden ve manen iki türlü yaşıyor. Madden yaşayan tarafı çerçiliğin bir türü olan eskiciler, nayloncular ile bir başka türevi olarak tüm seyyar satıcılar denebiliri. Şehirlerde kurulan pazarlarda ve çarşılarda çevre köylerden ürün getirenler de bu anlamda bir nevi çerçi sayılırlar. Çerçilik ya da çerçiciliğin manen yaşadığı yer ise reel sektör diye tabir edilen günlük hayatın ticareti olarak düşünülebilir. Bunun en küçük örneği, kent merkezlerinde “Bi Milyoncu” olarak adlandırılan dükkanlardır. “Bunu da burada bulamam herhalde” deyip de bulduğunuz A’dan Z’ye pek çok ihtiyacın satıldığı bu dükkanlar, günümüz çerçiliğinin mobil olmayan izdüşümü. Hatta birçok şehirde bu tür dükkanlar, isimlerinde Çerçi kelimesini kullanıyorlar. Büyük çapta bir örnek ise alış veriş merkezleridir. Gelen müşteriye ihtiyacı olan her şeyi olabildiğince çok çeşitle sunmayı ve uzun zaman geçirmesini sağlamayı hedefleyen alışveriş merkezleri için de çerçilerin en üst noktası diyebiliriz.

Çerçiler ve çerçicilik, bu toprakların samimi ve sıcak kültürü içinde yetişen esnaflığın çıkış noktası gibidir. Hala pek çok insan, alış veriş yaparken kapısına gelen seyyar satıcıya bir başka güven duyar. İşte müşterisini tanıyan, ne istediğini bilen ve ona uygun fiyatla güvenini kazanacak ürün satan çerçiciler, kaybolan meslekler arasında sayılsa da gerek evrimleşmiş yeni ticari alanlar gerekse de kattıkları ruhla yaşamaya devam ediyorlar.