Anadolu’nun Yerli Halklarından, Özgürlük ve Bağımsızlık Aşığı Likyalılar – Antalya

“Lykia sözcüğü kurt[1] anlamına gelen[2] Lykos’tan türetilmiş coğrafi bir tanımdır[3]. Lykia bölgesi günümüzde Antalya ilinin batı kesimini, Muğla ilininse güneydoğu ucunu; bir başka deyişle Teke Yarımadasını kapsıyordu[4].

Strabon bölge hakkında şunları söylemektedir[5]: Rhodos Peraia’sından sonra (Rhodos’un karşısındaki kıyı şeridini takiple), doğu istikametinde seyrüsefer edildiğinde Daidala denen sınır dağlarına gelinir; buradan itibaren Pamphylia’ya kadar Lykia yer alır[6]. Bir Rhodos kenti olan Daidala[7]’dan sonra, Lykia’da aynı ismi taşıyan Daidala dağı gelir[8]. Burası Lykia kıyı şeridinin başlangıç noktası olup, tamamı 1720 stadia[9] uzunluktadır[10]. Dağlık ve koşulları çetin olmakla birlikte bölge nezih bir halk tarafından iskân edilmiştir[11]. Lykia’nın iç kısımlarının en karakteristik coğrafik özelliği, kuşbakışıyla, bölgenin büyük bir kısmını kapsayan bir at nalı ile karşılaştırılabilecek büyük dağ sıralarıdır[12].

Yalburt anıtı, Konya’nın Ilgın ilçesinin 23 km. kuzeybatısındaki Yalburt olarak bilinen çayırlık bir alandadır. 1970 yılında bir buldozer tarafından tepenin yamacı düzenlenirken tesadüfen bulunmuş ve aynı tarihte Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürü Raci Temizer tarafından kazılmıştır. Üzerinde hiyeroglif yazılar bulunan 20 taş bloktan oluşturulmuş, 13 metreye 8 metre boyutlarında dikdörtgen şeklinde bir havuzdur.
İçe bakan yüzeyleri Luvice bir yazıt ile işlenmiş bloklar havuzun 3 kenarını (güney, batı ve kuzey) oluşturur. 4. kenarın (doğu), zamanında benzer bloklara sahip olup olmadığı belli değildir.
Yazıtın ilk bloğunda Kral Tuthaliya adı, kanatlı güneş simgesi ile birlikte açıkça görülmektedir.
Blokların çoğu aynı yerde geç devirlerde inşa edilmiş yapılarda kullanılmış olarak bulunmuştur. Blokların şu anki restore edilmiş sırası tamamen doğru değildir ve bir miktar bloğun da eksik olduğu anlaşılmaktadır.

 

Poetto ve Hawkins’in incelemelerine göre 1., 16. ve 10. bloklar çok büyük ihtimalle yazıtın ilk üç bloğudur ancak kalan bloklar için kesin bir şey söylenemez.
Yazıt, (IV.) Tuthaliya‘nın savaşlarından ve başarılarından bahsetmektedir. Anıt, büyük ihtimalle Hititlerin diğer su anıtlarına (örneğin Eflatunpınar) benzer şekilde bir havuz veya su rezervuarı olarak yapılmış olmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hitit kaynaklarında Telipinu döneminde ilk defa Lukkalılardan bahsedilmiştir.
IV. Tuthaliya

Batı Anadolu bölgesinin, Hitit metinlerinde Arzawa ülkesi veya ülkeleri olarak anılan yer olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu bölgenin güney kısmında yaklaşık Likya’ya tekabül eden Lukka Ülkesi gelmekteydi[13]. Anadolu’nun güneyinde yer aldığı bilinen Lukka Ülkesi, Antik Likya ile eşitlenmektedir[14]. Bu eşitlenmenin kaynaklarını; çivi yazılı belgeler, Luwi hiyeroglifli yazıtlar ve Mısır kaynakları şeklinde gruplandırmak mümkündür[15]. Hitit tarihinde ilk kez Telipinu döneminde (İ.Ö. 1525-1500) “Lukka Şehri” olarak metinde yer alan Lukkalıların[16], II. Mursili döneminde (İ.Ö. 1343-1310) “Lukka Ülkesi” şeklinde kendilerinden bahsedildiği görülür[17]. Bu sayede II. Murşili dönemi başlarında veya öncesinde Lukka Halkının Hitit devletine bağlı olduğu ancak daha sonra isyan ettikleri ortaya çıkmaktadır[18]. II. Mursili dönemine ait bir metin olan, Veba ve düşmana dair Arinna’nın Güneş Tanrıçasına Dua Metni’nde, Lukka Ülkesinin Arinna’nın Güneş Tanrıçası’ndan hür olduğu ve vergi ödemeyi bırakarak Hatti Ülkesi ile şavaştıkları görülür[19]. Bu sayede II. Murşili dönemi başlarında veya öncesinde Lukka Halkının Hitit devletine bağlı olduğu ancak daha sonra isyan ettikleri ortaya çıkmaktadır[20]. II. Muwattalli döneminde[21] ise (İ.Ö. 1310-1282) Hatti Ülkesinin düşmanları arasında gösterilmektedir[22]. Ancak yine aynı döneme denk gelen Kadeş Savaşı’nda (İ.Ö. 1285) Hatti Ülkesinin yanında savaşanlar arasında Lukka Halkının da yer almış olması akılları karıştırmaktadır[23]. Burada iki görüş yer almaktadır, birinci görüşe göre Kadeş Savaşı öncesinde Hatti Ülkesine tekrar bağlandıkları, ikinci görüş ise paralı asker statüsünde veya kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettikleridir[24]. II. Hattuşili döneminde (İ.Ö. 1275-1250) ise Hatti Devletine bağlıdırlar[25]. IV. Tuthaliya döneminde ise (İ.Ö. 1250- 1220) Hatti Ülkesine sorun olmaya devam ettikleri Tuthaliya’nın Prensleri ve Komutanları için talimatı metninde kendini göstermektedir[26]. Bu nedenle güneye bir sefer düzenlenir, seferin tüm detayları “Yalburt Anıtı” olarak bilinen taş bloklara kaydedilmiştir, bu yazıt içerisinde geçen yer adları sayesinde Likya-Lukka eşitliği kesinlik kazanmıştır[27]. Anıtın 9. bloğunda “Lukka Ülkelerini mahvettim, Wiyanawanda Ülkesi’nde ben Büyük Kral…yaptım” cümlesi okunmaktadır. Ayrıca yazıtta Patara/Patari Dağı’ndan da bahsedilir ki, bu yer adı da antik Patara kentinin adı ile eşitlenmektedir[28].

 

MÖ 1274 yılında Hitit Krallığı ile Yeni Mısır Krallığı arasında yapılan ve o döneme dek toplanan en büyük iki ordunun karşı karşıya geldiği savaştır.
Savaşın sonucunda Hititler Amurru ve Amka topraklarını ellerinde tutarak bölgede hakimiyetini pekiştirdi.
II. Ramses ise genişleme politikasını bir kenara koydu ve ülkesinde geniş bir imar programı düzenleyerek dikkatini buraya verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mısır’ın en zarif tarihi eserlerine ev sahipliği yapan Luksor, Mısır’da Abidos’tan sonra 2. en eski şehirdir. Karnak Tapınakları M.Ö 1391-1351 tarihleri arasında III.Amenhotep’un saltanat sürdüğü, egemenlik kurduğu dönemde şehrin tam ortasına 18. Hanedanlık döneminde Firavun III.Tutmosis tarafından inşa edilmeye başlanmıştır. Ardından Tutankhmanon ve Horemheb tapınağa eklemeler yaparak tapınağı tamamlayan II.Ramses olmuştur. Her gelen firavun (yaklaşık 30 firavun) ondan öncekinin daha iyisini yapmak, kendinden izler bırakmak için tapınağa bir şeyler eklemiştir. Dolayısıyla tapınak gezisi boyunca bir çok firavunun izine rastlamak mümkündür. Her firavun döneminde tapınakta farklı farklı işçiler, zanaatkarlar, taş ustaları olmak üzere toplam 80.000 kişi çalışmıştır. Bunların da alın teri es geçilmemelidir. Adeta açık hava müzesi aynı zamanda dünyadaki en büyük antik dini yapı olan Karnak Tapınaklarının yapımı 2000 yıldan fazla sürmüştür.
Mısır kaynaklarında ise Lukka adı, Kadeş Savaşına katılan ülkeler dışında, “Merneptah Steli” olarak bilinen ve Büyük Karnak Tapınağının doğu duvarında bulunan yazıtlarda yer almaktadır: Yazıtta Lukka “Rwkw” şeklinde geçmektedir

Luksor Karnak Tapınakları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mısır kaynaklarında ise Lukka adı, Kadeş Savaşına[29] katılan ülkeler dışında, “Merneptah[30] Steli” olarak bilinen ve Büyük Karnak Tapınağının doğu duvarında bulunan yazıtlarda yer almaktadır: Yazıtta Lukka “Rwkw” şeklinde geçmektedir[31] Ayrıca El-Amarna tabletlerinden de Alasiya Kralının adı geçmeyen bir Mısır firavununa yazdığı tablette[32] Lukkalı korsanlardan[33] bahsetmektedir[34].

Bölgenin adının Lukka’dan uyarlanarak Lykia oluşu ilk İ.Ö. 8. yüzyılda Homeros’un İlyada destanında okunur[35]. Homeros İlyada adlı destanında Truvalıların müttefiklerini sayarken Lykia’lılardan bahsetmektedir. Söz konusu destanda Homeros Sarpedon[36] ile kusursuz Glaukos[37] hızla akan Ksanthos nehrinden, Lykia’nın ötesinden gelmiş olan Lykia’lıların komutanlarıydılar[38] şeklinde bir ifadesi mevcuttur[39]. Destanda uzak Lykia ifadesinin yanında çoğu kez anaforlu Xanthos[40] kıyılarından gelen Lykia’lılar cümlesi de geçmektedir[41]. Destanda uzak Lykia ifadesinin yanında çoğu kez anaforlu Xanthos[42] kıyılarından gelen Lykia’lılar cümlesi de geçmektedir[43].

 

İlk Sarpedon , Zeus ve Europa’nın bir oğlu ve Minos ve Rhadamanthys’e kardeşti . Kral Asterion tarafından büyütüldü ve daha sonra, genç Milet veya Atymnius’a olan rakibi olan Minos tarafından kovuldu, amcası Cilix’e sığınmaya çalıştı. Sarpedon, Milyanları fethetti ve onların üzerinde hüküm verdi; krallığı Lykia , ardılının ardından Lycus , Pandion II’nin oğlu seçildi . Zeus ona üç kuşak yaşamanın ayrıcalığını verdi.
Hypnos ve takvim yaprakları gelen Sarpedon gövdesini taşıyan savaş arasında Troy ; Attic beyaz zemin lekythos MÖ 440.

Kanatlı tanrılar Thanatos (Ölüm) ve Hypnos (Uyku), Sarpedon’un cesedini Troy savaş meydanından taşır. Çift, tepeli helezonlar ile zırhlı savaşçılar olarak tasvir edilmiştir. Kanatlı bir şapka ve bot takan ve elinde bir müjdecinin asasını tutan ( Kerykeion ) Hermes Psychopomp (Dead Guide) tarafından denetlenirler . “[Apollon] ona (ölü Sarpedon’u) onu taşımak için hızlı mesajcıların sorumluluğunu verdi. İkiz kardeş olan Hypnos (Uyku) ve Thanatos (Ölüm). Lykia.” – Homer, Iliad 16.681
Kanatlı tanrılar Thanatos (Ölüm) ve Hypnos (Uyku), Sarpedon’un cesedini Troy savaş meydanından taşır. Çift, tepeli helezonlar ile zırhlı savaşçılar olarak tasvir edilmiştir. Kanatlı bir şapka ve bot takan ve elinde bir müjdecinin asasını tutan ( Kerykeion ) Hermes Psychopomp (Dead Guide) tarafından denetlenirler . “[Apollon] ona (ölü Sarpedon’u) onu taşımak için hızlı mesajcıların sorumluluğunu verdi. İkiz kardeş olan Hypnos (Uyku) ve Thanatos (Ölüm). Lykia.” – Homer, Iliad 16.681 Burada Sarpedon’un ölümü, Likya kıyafetleri içinde Patroclus’un elinde tasvir edilmiştir. Kırmızı figür hydria gelen Herakleia , MÖ c.400.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Truva Savaşı’nda Trojen’in en cesur savaşçılarından biriydi. Burada Teukros tarafından atılan okla yaralanmış, emekliye ayrılmıştı. Sarpedon’un yoldaşı ve kuzeni olan Glaukos, savaşın onuncu yılında Sarpedon’a yardım etmek için Turuva ordusuyla Likya’ya gelmişti. Sarpedon’un bu savaşta ölümünden sonra kendisi Likyalıları yönetmesiyle önemli bir rol üstlendi. Aias tarafından öldürülmüştür.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Lykçe’nin Eski Anadolu dillerinden Luvice ile akrabalığının ortaya konması[44] ve Hitit-Mısır kaynaklarında anılan Lukkalar[45] (Lukkiler) ile Lukka Ülkesi’nde[46] bazı yer isimlerinin Klasik Lykia’da ki kent isimleri ile benzerliği ve coğrafi uyumu[47] , söz konusu halkın Anadolu’nun yerlisi[48] oldukları düşüncesine kesinlik kazandırmıştır. Bölge halkı özgürlüğüne çok düşkündü. Bu durumun bir yansıması olarak da bağımsızlıklarına müdahalelere karşı direnç göstermişlerdir; Lydia[49] Kralı Kroisos[50] (İ.Ö. 560-547/46) egemenliğini tanımamışlardır[51]. Ancak (İ.Ö. 545-540) yılları arasında süren çetin ve kanlı savaşlardan sonra, Harpagos tarafından Akhaimenid[52] egemenliği altına alındı[53]. İ.Ö. V. yüzyılın ortalarında Attika-Delos Deniz Birliği’ne[54] kısa bir süre vergi ödeyen Likyalılar, İ.Ö. IV. yüzyılda Perikles adında ki Limyra’lı yerli bir beyin gayretleriyle daha çok dini karakteri ağır basan bir birlik kurmaya çalıştılar[55].

 

Karia Satrabı Mausolos’un (İ.Ö. 377-353), İ.Ö. IV. yüzyılın ortalarında Likya bölgesinin yöneticisi oldu.
Karia Satrabı Mausolos
III. Antiokhos’un
III. Ptolemaios’un heykeli, Ptolemik Mısır. Ptolemaios Krallığı (Yunanca: Πτολεμαϊκὴ βασιλεία “Ptolemaïkè Basileía”), Büyük İskender’in MÖ 332’de Mısır’ı fethetmesiyle Mısır ve çevresinde kurulan, VII Kleopatra’nın ölümüne ve MÖ 30 yılında Romalılar tarafından fethedilmesine kadar varlığını sürdüren bir devlettir. Kurucusu I. Ptolemi Soter, Mısır’da kendini firavun ilân ederek, Suriye’den Kirene ve güneyde Nübya’ya kadar uzanan büyük Helenistik bir devlet kurdu. İskenderiye şehri başkent oldu, aynı zamanda Yunan kültürünün ve ticaretinin merkez noktası hâline geldi. Yerli Mısır halkının desteğini kazanabilmek için kendilerine eski Firavunların vârisleri ilân ettiler. Sonrasında Ptolemi hükümdarları bir Mısır geleneği olan kız kardeşleri ile evlenme geleneğini sürdürdüler, kendilerinin Mısır’a özgü giysiler içinde heykellerini yaptırdılar ve Mısır’ın dinsel yaşayışını benimsediler. Mısır’daki Helenistik kültürün etkisi Müslüman akınlarına kadar devam etti. Ptolemiler yerli isyanlarla uğraşmak zorunda kaldılar; ileride krallığın sonunu ve Romalılar tarafından fethedilişlerini hazırlayan iç savaşlara sürüklendiler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İ.Ö. 362 yılında İranlılara karşı yapılan satraplar ayaklanmasına da katılan bölge halkı, ayaklanmaların bastırılmasından sonra, İ.Ö. IV. yüzyılın ortalarında Karia Satrabı Mausolos’un (İ.Ö. 377-353) yönetimine bırakıldılar[56] İ.Ö. 334 yılında[57] Büyük İskender[58] onun ölümünden sonrada, sırasıyla generallerinden Antigonos Monophthalmos, Ptolemaioslar[59] (İ.Ö. 310), İ.Ö. 301 yılından sonra da Lysimakhos’un eline geçti[60] İ.Ö. 197 yılında kısmen III. Antiokhos’un eline geçtiyse de denetimi fazla uzun sürmedi; Sonuçta en erken Ptolemaios Soter’le İ.Ö 309 yılında, en geç oğlu Ptolemaios Philadelphos’la İ.Ö. 281 Korupedion Savaşı sonrasında, Lykia ile birlikte Patara’da Mısır’ın olmuştur[61]. II. Ptolemaios kenti, karısı ve kız kardeşinin adıyla onurlandırır; yerleşmemiş olsa da, Patara’nın adı, bağımsızlığa büyük oranda saygıyla yüz yıl kadar süren Mısır yönetimi boyunca “Arsinoe” olur, kentin mimari dokusu ayrıcalıklı imar etkinlikleriyle zenginleşir[62]. İ.Ö. 197’de Patara, bu kez Makedon kökenli bir başka güce, Seleukoslara el değiştirir[63]. İ.Ö. 190 yılında Romalılar ile Magnesia[64] (Manisa) yöresinde yaptığı savaştan yenik çıkan Antiokhos, İ.Ö. 188’de gerçekleştirilen Apameia Barışı[65] ile birliklerini Torosların gerisine çekmek zorunda kaldı[66]. Bu sırada Lykia, Romalılara yaptığı yardımın ödülü olarak Rodos’a bırakıldı[67]; büyük bir huzursuzluğa neden olan Rodos denetimi İ.Ö. 168/67 yılına değin sürdü[68]. Çünkü Roma Senatosu Lykia’ya bağımsızlığını tanımaya mecbur kalmıştı[69]. Bu tarihte ise Roma’nın tanıdığı bir ayrıcalıkla bir kez daha özgürlüğüne[70] kavuşup, Lykia Birliği’ni yeniden kurarak gelişme gösterdi[71]. Lykia Birliği Patara’yı Lykia’nın merkezi yaptı[72]. İ.Ö. 88 yılında Pontos Kralı VI. Mithridates tarafından ele geçirilen Likya, bu kralın Sulla karşısında aldığı yenilgiden[73] sonra yeniden bağımsızlığına kavuştu[74]. İ.S. 43 tarihinde Roma İmparatoru Cladius[75] tarafından Pamphylia ile birleştirilerek[76] bir eyalet[77] haline getirildi[78]. Eyalet sınırları Alanya’dan dalaman sınırlarına kadar genişletildi[79].

Strabon bölgeden bahsederken Birlik Meclisinde oy hakkını paylaşan 23 kent olduğunu söyler[80]. Amelas (?), Antiphellos, Aperlai, Apollonia, Arykanda, Boubon, Gagai[81], Kandyba, (ya da Kalynda veya Kadyanda[82]), Ksanthos, Kyaneai, Limyra, Myra[83], Oinoanda (Küçük Termessos), Olympos, Patara, Phaselis, Phellos, Pınara, Rhodiapolis[84], Sidyma, Telmessos[85], Trysa[86], Tyberissos, bunlardan “Boubon, Oinoanda[87], Olympos ve Phaselis” kökende Lykialı değillerdir[88].

Netice itibariyle dağlık ülkelerine kapalı olarak yaşarlarken ateşli bir özgürlük ve bağımsızlık aşkı taşımışlar ve yabancıların hâkimiyet denemelerine direnmişlerdir[89]. İ.Ö. 4. yüzyıl başlarında, Atinalı İsokrates onlar için “Lykialılar üzerine henüz hiçbir zaman hiçbir kimse bey olamadı” diyebilmişti[90].”[91]

 

Alıntı & Kaynak & Fotoğraflar

http://www.stnicholaspensionpatara.com/TR/patara-tarihi.html

https://www.wikizero.pro/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRmlsZTpJc29jcmF0ZXNfcHVzaGtpbi5qcGc

https://www.wikizero.pro/index.php?q=aHR0cHM6Ly9kZS53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRGF0ZWk6WWF6aWxpa2F5YV9CX1RodWRhbGlqYS5qcGc

http://wikimapia.org/22852248/tr/Yalburt-Hitit-An%C4%B1t%C4%B1

Luksor Karnak Tapınakları

[1] Leto ikiz çocukları Apollon ve Artemis’i doğurmak üzere bir kurt tarafından bu ülkeye yönlendirilmişti. Bkz. Şahin 2011, 31.

[2] Lykia isminin kökeni için ayrıca bkz. Umar 1999b, 1.

[3] Şahin 2011, 31.

[4] Sevin 2001, 133. Antalya’dan Fethiye’ye uzanan bir çizginin güneyinde kalır Teke Yarımadası. Keyhüsrev’in atadığı Selçuklu Teke Bey’den mi, yoksa tekelerden mi adını alır tartışılır. Bkz. Çevik 2012, 10.

[5] Bölge hakkında değişik görüşler yer almaktadır bkz. Stephanos Byzantinos, Ethnicorum quae supersunt, 387,

[6] Şahin 2011, 27.

[7] Daidala (Yenice), Karia kıyısında Rohodos’lulara ait küçük bir yerleşim. Bkz. Strabon, Geographıka, XIV. III.

[8] Şahin 2011, 27.

[9] Spor karşılaşmaları ve yarışmalarının yapıldığı alan ile bu alanı çevreleyen seyirci oturma yerlerinden meydana gelen yapı. Yunanlılar bu kelimeden üç anlam çıkarırlardı. 1-Uzunluk ölçüsü ki, 600 ayağı karşılar, Roma milininde 1/8’ine eşittir; 2-Yarışma yeri; 3-Yarış koşusu. Bkz. Saltuk 1993, 165-166. Lykia doğu-batı yönde 120; kuzey-güney yönünde 60 km’dir ve böylelikle 5083 km² alana yayılmıştır. Bkz. Troxell 1982, 3.

[10] Şahin 2011, 27.

[11] Strabon, Geographıka, XIV. III. 244-245.

[12] Magie 1950, 517.

[13] Ünal 2003, 4. Yalburt hiyerogliflerinde IV. Tuthaliya’nın Lukka seferi bağlamında klasik Lykia yerleşimleriyle örtüşen kent adlarının; Viyanavanda (Oinoanda), Talava (Tlos), Pina (Pinara), Avarna (Arnna/Ksanthos) ve Patar (Patara) adlarının okunması, Lukka Ülkesi’nin Hattuşa yazıtıyla çizilen güneybatı Anadolu’daki yerini doğrular. Lukka adı, Hitit metinlerinde ilk kez İ.Ö. 15. yüzyıl ortalarında, Assuva Kofederasyonu’nun Hitit’e karşı olan 22 Anadolu bağlaşığı arasında, I. Tuthaliya’nın yıllıklarında okunur. Bkz.

[14] Arzawa memleketlerinin yeri hakkında çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Bkz. Akşit 1967, 72; Sevin 1991, 54.

[15] Seçer 2011, 32.

[16] İ.Ö. 2. bin Hitit, Mısır ve Mezopotamya kaynaklarında Lukka ve Lukki, Homeros’un İlyada’sında ise Lykialılar olarak anıldıklarına dair bkz. Işık 1994, 1-11. Mısır ve Hitit belgelerinde sözü geçen Lukkalar’ın, işte o halk (İ.Ö. 2. binyılın Lykialıları) olduğu sanılıyor bkz. Umar 1999b, 1.

[17] Seçer 2011, 32.

[18] Seçer 2011, 32.

[19] Seçer 2011, 32.

[20] Seçer 2011, 32.

[21] II. Muwatalli Devrinde Anadolu için bkz. Ünal 2003, 40 v.d.

[22] Seçer 2011, 32.

[23] Seçer 2011, 32.

[24] Seçer 2011, 32.

[25] Seçer 2011, 32.

[26] Seçer 2011, 33.

[27] Seçer 2011, 33.

[28] Seçer 2011, 33.

[29] Kadeş savaşı genel anlatımı için bkz. Akurgal 1995, 52-56.

[30] Merneptah devrinde, İ.Ö. 1227’de Likya’lıların müttefiki olarak diğer kavimlerin yanında Libya’nın Mısır’ı istilasına katılmış olarak yine Lukka’ları (Rw-ku) görmekteyiz. Bu kayıtlardaki Lukka ve Ru-ku’ların Likyalılar olduklarında şüphe yoktur. Bkz. Akşit 1967, 75-76.

[31] Seçer 2011, 34.

[32] Bkz. Akşit 1967; Mercer 1939, 200-202, nr. 38.

[33] Lukkalılar’ın deniz kavimlerinden sayıldıklarına dair bkz. Mansel 1947, 89.

[34] Seçer 2011, 34.

[35] Işık 2010b, 67. Likya adının anlamı ve kökeni için bkz. Akşit 1967, 75-76.

[36] Sarpedon için ayrıca bkz. Benda-Weber 2005, 254- 263. Sarpedon’un Tlava Kalesi’nde oturduğuna dair görüş için bkz. Işık 2010b, 67. Çünkü Vadi, tüm zamanlar içinde Lykia’nın yüreğidir. Bkz. Bean 1997, 22; Işık 2010b, 67.

[37] Sarpedon ve Glaukos önderliğinde Likya’lılar Troia savaşına katılmışlardır. Bkz. Çapar 1986, 336.

[38] Homeros, İlyada, II, 50. İlyada her iki liderin vatanı olan Lykia’yı, İ.Ö. I. binyılda Lykia diye bilinen Güneybatı Anadolu’da göstermektedir. Bkz. Çapar 1986, 336.

[39] Troyolılar için ölen Likya’nın en ünlü yiğidi Sarpedon’un ölüsünün Zeus’un emri ile Likya’ya taşınması. Bkz. Çevik 2012, 28. Ressam Euphronios ve çömlekçi Euksitheos imzalı kırmızı figürlü bir Attika kalyks krateri. Sarpedon’un ölü bedenini taşıyan Hypnos ve Thanatos. Kanatlı ve sakallı olarak betimlenen ikizler, Hypnos (Uyku) ile Thanatos (Ölüm) Sarpedon’un cansız bedenini yerden kaldırırken, kanatlı çizmeler ile şapkasını giymiş; elinde kerykeion’unu tutan Hermes de onlara yol göstermektedir. İ.Ö. 510 civarı. Bkz. Carpenter 2007,

[40] Xanthos, Pınara ve Patara yanında Likya’nın büyük şehirlerinden biridir. Bkz. Tor 2012, 83. Ayrıca Apollon ve Xanthos ile ilğili efsaneler için bkz. Barışçan 2009, 24-25.

[41] Burada adı geçen nehir adı bize Lykia’lıların/Lukkaların İ.Ö. II. binyılın ikinci çeyreğindeki yerleşim bölgesine ilişkin açık ipucu vermektedir. Bkz, Çapar 1986, 336. Lykia’lıların Marmara Denizi güneyinde otururken İ.Ö. XIII. yüzyıl başlarında güneye göçmüş oldukları iddiası için bkz. Çapar 1986, 336-337.

[42] Xanthos, Pınara ve Patara yanında Likya’nın büyük şehirlerinden biridir. Bkz. Tor 2012, 83. Ayrıca Apollon ve Xanthos ile ilğili efsaneler için bkz. Barışçan 2009, 24-25.

[43] Burada adı geçen nehir adı bize Lykia’lıların/Lukkaların İ.Ö. II. binyılın ikinci çeyreğindeki yerleşim bölgesine ilişkin açık ipucu vermektedir. Bkz, Çapar 1986, 336. Lykia’lıların Marmara Denizi güneyinde otururken İ.Ö. XIII. yüzyıl başlarında güneye göçmüş oldukları iddiası için bkz. Çapar 1986, 336-337.

[44] Bkz. Bryce 1986, 2, dn. 4; Neumann 1990, 38-40.

[45] Lykia adınında bu Lukka sözcüğünden, Hellen ağzına uydurularak türediği, baskın olasılık sayılıyor. Bkz. Umar 1999a, 185.

[46] Likya ile Lukka Ülkesi arasında ki bağ için bkz. Seçer 2011, 32.

[47] Bkz. Bryce 1974, 399-401; Bryce 1986, 7; Benda- Weber 2005, 10- 11.

[48] Likyalıların kökeni hakkında detaylı bilgi için bkz. Davis 2006, 132; Akşit 1967, 76; Umar 1999a, 186; Herodotos, Tarih, I, 94; Bean 1997, 23; Courtils 2003, 22; Işık 2010b, 67-70; Sevin 2001, 133; Schachemeyr 1967, 12 v.d; Alkım 1968, 67 v.d; Alexiou 1991, 19; Tekin 2001, 54; Bryce 1974, 395 v.d; Bryce 1979, 1 v.d; Işık 1994, 1 v.d; Işık 1999b, 70-74; Işık-İşkan-Çevik 2001, 36, dn. 169; Işık 1996, 159-160; Pausanias, Periegesis tes Hellados, 7, III, 1.

[49] Batı Anadolu’da Gediz ve Küçük Menderes yörelerinde oturan bu halkın kökenine dair bkz. Sevin 1991, 80- 81.

[50] Alyattes’in oğlu Kroisos (İ.Ö. 560-547) Lydia Kralıdır. Bkz. Sevin 1991, 82. Lydia Krallığına dair bkz. Umar 1981, 13.

[51] Sevin 2001, 134.

[52] Akhaimenid hanedanlığı için bkz. Casabonne 2007, 23.

[53] Sevin 2001, 134. Likya’nın pers hâkimiyeti altına girmesine dair bkz. Akşit 1967, 112. Harpağos’un Xanthos’u almasına dair bkz. Herodotos, Tarih, I, 95.

[54] Peloponnes Savaşı sırasında (İ.Ö. 431-404) Lykia’nın herhangi bir tarafta yer almadığını Thukydides’in her iki tarafın müttefikleri arasında Lykialılar’dan bahsetmemesinden anlamaktayız. Bkz. Thukydides, Historiae, II, IX, 4.

[55] Sevin 2001, 134.

[56] Sevin 2001, 134.

[57] İskender Lykia ve Pamphilia’ya doğru hareketinin detayları için bkz. Arrianos, Anabasis, I, 44; Kaya 2006, 12; Akşit 1967, 125; Akşit 1971, 19; Plutarkhos, İskender ve Caesar, 24.

[58] 7 İ.Ö. Temmuz 356’da doğmuştur. Makedonya Kralı II. Filip ve Aiakid hanedanlığından Epiroslu Kral Neoptolemus’un kızı Olympias’ın oğludur. Bkz. Lauffer 2009, 25-26. Soyu için bkz. Plutarkhos, Büyük İskender, 9 v.d. İskenderin Likya seferi için bkz. Tekin 2011, 130.

[59] Ptolemaios ve faaliyetleri için bkz. Akşit 1971, 35.

[60] Sevin 2001, 134..

[61] Işık 2011, 19.

[62] Işık 2011, 19.

[63] Işık 2011, 19.

[64] Magnesia Savaşı için bkz. Taşdöner 2008, 104.

[65] İ.Ö. 188 yılında yapılan Apameia Antlaşması için bkz. Arslan 2003, 91.

[66] Sevin 2001, 135

[67] Adak 2002, 130.

[68] Sevin 2001, 135. Likyalılar kimlik ve bağımsızlıklarına yüksek değer vermektedirler. Bkz. Kürkçü 2012, 219- 220.

[69] Işık 2011, 20.

[70] İ.Ö. 167’de özgürlüğü bağışlanır. Bkz. Bean 1997, 30. Sonraki süreç ve Mithridates saldırıları için bkz. Bean 1999, 14; Bean 1997, 30.

[71] Sevin 2001, 135. Birlik hakkında detaylı bilgi için bkz. Akşit 1971, 75.

[72] Işık 2011, 20.

[73] Sulla ve Pontos Kralı VI. Mithridates Eupator arasında savaş ve detayları için bkz. Arslan 2000, 33.

[74] Sevin 2001, 135.

[75] İmparator Cladudius hayatı için bkz. Akşit 1969, 131 ve 134.

[76] Lykia birliği ve işlevi için bkz. Bean 1997, 30; Akşit 1971, 133.

[77] Romanın Anadolu’da kurduğu eyaletler için bkz. Adak 2002, 129.

[78] Sevin 2001, 135. Ancak bu da Lykia özgürlüğünün sonu değildir. Bkz. Bean 1997, 30-31. Roma himayesi altında ki Likya için bkz. Akşit 1971, 71.

[79] Işık-İşkan 2002, 51.

[80] Tüner 2002, 64. Strabon Lykia Birliği için “Oy hakkını paylaşan 23 kent vardır demektedir, Bkz. Strabon, Geographıka, XIV. III. 245-246. Strabon’un oy veren şehirler için belirttiği 23 sayısı son derece düşüktür. Strabon bu bilgiyi İ.Ö. 100 yılları dolayında yaşamış olan Artemidoros’dan almıştır ve muhtemelen bu sayı o tarihteki durumu yansıtmaktadır. Bkz. Bean 1997, 29. Plinius Lykia’da 70 kentten bahsetmektedir. Bkz. Tüner 2002, 64. Ptolemaios’un bahsettiği şehirler için bkz. Şahin 2011, 28. Kentlerin politik birlikteliği için bkz. Dinç 2012, 77.

[81] Gagai (Aktaş) şehri için bkz. Akşit 1967, 98.

[82] Kent hakkında detaylı bilgi için bkz. Tüner 2002, 75-76.

[83] Myra kenti için bkz. Akşit 1967, 37-38.

[84] Rhodiapolis için bkz. Akşit 1967, 99.

[85] Eski adıyla Telmessos olarak bilinen Fethiye (Megri=Makri) eski bir şehir olarak görülmektedir. Detaylı bilği için bkz. Akşit 1967, 47-48; Bean 1997, 39.

[86] Sura’nın kuzeybatısında Demre çayın (Myros) güneyinde aşağı yukarı 800 m. yükseklikte bugün ki Gölbaşı yakınında yer almaktadır. Bkz. Akşit 1967, 38.

[87] Eşen çayının kuzey doğudan aldığı belara deresinin kuzeyinde İncealiler’de bulunmaktadır. Bkz. Akşit 1967, 56.

[88] Sevin 2001, 135. Likya Birliği detaylı bilgi için bkz. Akşit 1971, 76. İlk birlik sikkelerini İ.Ö. 168/67 tarihinden 20 yıl kadar önce basmaya başlayan kentler yukarıda sayılmıştır.

[89] Anadolu’da Lykia kadar yerel kültürüne değer verilme fırsatına sahip başka bir yer daha yoktur. Bkz. Bean 1997, 31.

[90] Işık 2010b, 96.

[91] ARDIÇ; Mehmet, Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji Anabilim Dalı, Klasik Arkeoloji Bilim Dalı, Patara ve Letoon Antik Kentlerinde Apollon Kültü, < file:///C:/Users/User/Downloads/377699.pd>, 29,09,2018, saat: 21:37