Aprll/Aperlae/Aperlai Antik Kenti / Likya Birliği

 

 

 

Aprll Antik Kenti Antalya’da Kekova ile Kaş arasında yer almaktadır. Antik kent, Kekova’nın güneyinde yer alan Asar koyundaki Sıcak Köyü’nün  (Kılınçlı Köyü) 5 km. güneyindeki yarımadanın kuzey doğusundadır. Küçük bir liman kenti olan kent, Lykçe yazıtlarında “Aprll” olarak geçmektedir. Antik çağda Afrika kıyılarına gitmek isteyen denizcilerin rüzgâr beklediği kent olarak da bilinir. Aprll’in Lykçe “akarsu boğazı” anlamına gelmektedir. Romalı tarihçi Plinius’un kitaplarında “Aperiai” olarak geçmekte ve yine verdiği bilgilere dayanarak Lykia Birliği (Konion) içerisinde yer alan kentlerden biri olduğu anlaşılmaktadır. Hellen hâkimiyetinde ise Aprll ismi, “Aperlae”ye dönüşmüştür. Hellenler o yüzden Aprll’e ‘Aprillai’lerin kenti” anlamına gelen “Aprillae” demişlerdir. O döneme ait piskoposluk kayıtlarında şehir bu şekilde anılmıştır. Tarihçi Plinius dışında geç dönem tarihçilerinden Stadiusmus, Ptolemaios ve Hierokler’in eserlerinde de rastlamak mümkündür. Piri Reis’in “Kitab-ı Harbiye” adlı eserinde de antik kentten bahsedilmektedir.

 

 

 

 

 

 

Aprll/Aperlai Antik Kenti’nin kuruluşu ve tarihi kesinlik kazanmamakla birlikte, tarihinin M.Ö. 400 yıllarına kadar dayandığı sanılmaktadır. M.Ö V-VII. yüzyıllara ait olan sikkelerde Aprll Antik Kenti, kendisi gibi Lykia şehirlerinden olan ve bugün Kılınçlı köyünün yerleşim biriminde yer alan Apollonia Antik Kenti ile yine Kale kasabasının sınırları içerisinde yer alan Sinema Antik Kenti ile birlikte, bir tetrapolis (üçlü yönetim) oluşturduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu üç şehrin vatandaşlarından yazıtlarda “Sinema’dan Aperlailılar” diye söz edilerek kendi etnik isimleri kullanılmıştır. Aprll Antik Kenti’nin M.Ö. 168-67 tarihinde Lykia dili ile basılmış olan sikkelerin üstünde, APR ve PRL kısaltmaları yer almaktadır. Bu da bizlere Aprll Antik Kenti Lykia Birliği öncesinde de varlık göstermiş çok eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Şehrin adı yabancı kaynaklarda “Aperlae” olarak geçse de Türkçe basılı kimi kaynaklarda “Aperlai” olarak da geçmektedir.

 

 

 

 

 

1996 yılında Maryland Üniversitesi’nden gelen bir ekip tarafından yapılan incelemelerde şehrin ana geçim kaynaklarından birinin deniz kabuklarından elde edilen (Tyrean Puple) üretimi olduğu öne sürülmüştür. O dönemler bu renk sadece Roma’lı asiller tarafından kullanılmaktaydı. Daha sonra mor Vatikan’da üst rütbeli din adamları tarafından kullanıldı. Deniz kabuklarından mor renk elde edim sırasında çok ağır bir koku meydana geldiğinden, eski seyyahlar bu şehrin kötü bir kokusunun olduğundan bahsetse de Aprll Antik Kenti’ni morun başşehri olarak anıp bizlerin rengiyle birlikte sahip çıkmamız gereken önemli bir tarihi miras.

 

 

 

              Uluburun II

 

 

 

 

 

 

Tarihin en eski batığı olarak bilinen ve tarihi 3300 yıl öncesine dayanan Tunç Dönemine ait ünlü Uluburun Batığı, Aprll Antik Kenti’nin yakınlarında bulundu. Arkeologlar, Uluburun Batığı sayesinde Tunç çağı hakkında pek çok bilinmeze ulaştılar. Geminin ana yükü, çağa adını veren 10 ton bakır ve 1 ton kalaydan (tunç hammaddesi) oluşuyordu. Melengiç reçinesi, cam küpeler, yüzlerce amfora, deve kuşu yumurtaları, Nefertiti’nin mührü ve fildişi eşyalar taşıdığı yüklerden bazılarıydı. Taşıdığı yüklerin ait olduğu medeniyetlerden yola çıkarak, Doğu Akdeniz’de ticaret yaptığı belirlendi. Uluburun Batığı, Netional Geographic tarafından 20. Yüzyılın en önemli on arkeolojik keşfi arasında gösterildi. Bulunan gemi kalıntısından hareketle arkeologlar “Uluburun II”yi inşa ettiler. Bu gemiyle Akdeniz’e açılan araştırmacılar, antik döneme ait araştırmalar gerçekleştirdi. Urla sahilinde sergilenen Uluburun II’nin yapımında Mısır’ın Teb şehri yakınlarında bulunan “Kenamun” isimli bir kişiye ait mezarın duvarlarındaki kabartmalardan yola çıkıldı. Uluburun’un direk başı, Kraliçe Hapşetsut’un tapınağının duvarındaki Punt Limanı’ndan yük alan iki gemi tasvirinden alındı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aprll Antik Kenti’nin kalıntıları denize doğru inen tepenin eteklerinde, körfezin kuzey yönünde yer almaktadır. Roma Dönemine tarihlenen kalıntılar, kentin deniz kenarından başlayarak akropole doğru uzanan rektogonal[1] ve poligonal[2] tekniklerde yapılmış surlarla çevrildiğini görmek mümkündür. Bu surlar yer yer kulelerle takviye dilmiştir. Kuzey surlarının üstünde kare planlı üç adet savunma kulesi bulunmaktadır. Roma dönemine ait batı bölümü günümüze kadar sağlam bir şekilde gelebilmiştir. İkisi düz, bir kemerli üç kapısı vardır. Güney duvarı ise tepe yamacına poligonal duvar yapısıyla dik olarak devam etmektedir. Genel olarak oldukça tahrip olmuş kentin orta kısmında şehre girişi sağlayan, iki yanında birer kulesi bulunan bir kapı günümüze kadar gelebilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kentin nekropolü kale surlarının doğusunda yer almaktadır. Lahitlerin hemen hepsi yuvarlak kavisli kapağa sahiptir ve kentte oldukça çok sayıda lahit bulunmaktadır. Roma dönemine ait mezarlar oldukça iyi korunmuştur. Günümüzde bazı lahitler sular altında kalmıştır, bunun sebebi ise antik kentin İlk Çağ’dan bu yana denizin yükselmesinden dolayı rıhtımın sular altında kalmasından kaynaklanmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

Tüm Lykia liman kentlerinde olduğu gibi, Aprll Antik Kenti’nde de limana yakın Roma dönemi hamam kalıntısı vardır. Ayrıca, M.S. 6.7. yüzyıllara tarihlenen küçük boyutlu iki adet Bizans kilisesi kalıntıları vardır. Bunlardan biri akropolün kuzeybatı köşesinde, diğeri de güney-doğu köşesindedir. Bazikal planla inşa edilmiş olan bu kiliseler Bizans kilisesi mimarisini yansıtmaktadır. Orta geniş koridorun her iki yanında, iki dar koridor, sonunda ise daire planlı apsis yer almaktadır. Salyangoz kabukları kalıntıları arasındaki batık kenti kucaklayan Akdeniz’in mavi sularında kulaç atıp dalarak güzellikleri keşfetmenin değeri ölçülemez değerdedir.

 

Rıhtım, rıhtıma ait binalar ve rıhtıma yakın yapıların hepsi, bölgede yaşanan depremler sonucunda bugün sular altında kaldığından, özellikle deniz arkeolojisine merak salanlar için oldukça keyifli ve eğlenceli bir arkeolojik araştırma yeridir. Cennet olarak tabir edilen Aprll Antik Kenti görülmesi gereken çok özel bir yerdir. Bölgede özel kayak parkurları, şehrin keyifli bir şekilde denizden gezilmesine ve şnorkel ile dalınarak su altında tarihin izini keşfederek özel anlar yaşanmasına imkân sunar.

 

 

Yakın zamana kadar Kılıçlı köyünün çobanlarının kışı geçirdiği bir bölge olan Aprll Antik Kenti, bir müddet kaderine terk edildikten sonra, bölgede “Likya Yolu” adı altında kentleri birbirine bağlayan, turistik bir yürüyüş parkurunun oluşturulması sonucu yeniden keşfedildi. Aprll Antik Kenti’nde dedesinden kalma 200 yıllık evi onararak buraya yerleşen 34 yaşındaki eski barmen Rıza Cüceli, elektrik ve suyu bulunmayan Arpll Antik Kenti’nde Likya Yolu yürüyüşlerine katılanlara hizmet vermeye başladı ve April Antik Kenti ile birlikte Rıza Cüceli’de günümüzde adını duyuran kentle birlikte hizmet verdiği işletmesi ile ismini birçok insana duyurmayı başardı. Rıza Cüce ihtiyaçlarının büyük bir kısmını tatil yapmak için denize açılan teknelerden denize atılan her türlü eşyaların kıyıya vurması sonucu işine yarayanlara sahip çıkarak gideriyor. Rıza Cüce her şeyi değerlendirerek yaşadığını, yakacakları odunun bile denizden geldiğini söylüyor.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

 

 

 

 

 

Kaynak & Alıntı & Resimler:

http://www.geziantalya.com/item/aperlai-antik-kenti

http://arkeolojihaber.net/tag/uluburun-batigi/

http://suyunhikayesi.blogspot.com.tr/2013/03/uluburun-gemisi-urlada.html

 

[1] Rektogonal: dikdörtgen biçiminde, biçimli.

[2] Poligonal, Çok sayıda kenar ve köşe oluşturan çokgen.