Araththi/Araxa/Araksa Antik Kenti / Likya Birliği / Fethiye

Araththi/Araxa/Araksa Antik Kenti, Fethiye’ye 40 km. uzaklıkta, bugün Eşen olarak bildiğimiz ırmağın çıktığı ve Evren/Ören Köyü olarak bilinen köyün sınırları içerisinde yer almaktadır. Eşen Çayı, antik dönemde Xanhtos Irmağı olarak anılmaktadır ve daha eski adı ise “Sirbis” olarak adlandırılmaktadır. Xanthos (Ksanthos) Antik Kenti, Antalya’nın Kınık köyünün yakınında Eşen Çayı’nın ayırdığı Muğla il sınırı dolaylarında kurulmuş bir kenttir. Her ne kadar iki kentin arasında oldukça uzun bir mesafe olsa da, Eşen ırmağı Xanthos Antik Kenti için de tarihler boyunca önemli bir yaşam kaynağı olmuş, her iki kenti de beslemiştir. Bu konuda daha önce Xanthos Antik Kenti ile ilgili yazımı okumuşsanız, (bkz. http://blog.delphinhotel.com/xanthos-ksanthos-arnna-antik-kenti-likya-birligi/),  İ.Ö. 545 yılındaki Pers istilasına kadar bağımsız bir şehir devleti olan Xanthos Antik Kenti’nin ve bana göre tarihin en önemli, ibretlik hikâyesini taşıyan onurlu, özgürlüğüne düşkün Xanthosluları nasıl unutabiliriz? Belki de Likyalılar gibi savaşçı olmayan ve bu nedenle belki de savaşmayı çok iyi bilmediklerinden, bağımsızlıkları uğruna ölümü seçerek tarih sayfasına hazin, destansı kahramanlıklarıyla, derin hikâyeler bıraktıklarını bence de unutmamalı, bunu her fırsatta anlatmalıyız! Şöyle ki; Pers ordusunun yüzbinlerce askerden oluşan ordusu, beş altı bin kişilik küçük ordularının karşısına dikilmişti. Buna rağmen direnen Xanthoslular, bitmez tükenmez mücadelelerine rağmen Perslere yenik düştüler. Şehir düşmüştü ama Xanthosluların teslim hiç de teslim olmaya niyetleri yoktu. Perslerin kölesi olmaktansa, ölümü seçen Xanthoslu savaşçılar, önce kadınlarını, çocuklarını ve hazinelerini kaleye kapatarak yaktılar. Sonra da geriye kalanlarla birlikte o dönemde kralın bir zamanlar denizi olan Xanthos Irmağı’na (Eşen ırmağı) en yüksek noktadan aşağıya atarak intihar ettiler. İşte, Xanthos tabletinden tercüme edilen bir şiir ile bu olay şu şekilde anlatılmaktaydı…

“Evlerimizi mezar yaptık / Ve mezarlarımızı kendimize ev…

Evlerimiz ateşe verildi / Ve mezarlarımız yağmalandı…

Yüksek tepelere sığındık, / Yerin dibine saklandık,

Su içinde gizlendik, / Geldiler ve bizi buldular…

Bizi yaktılar ve yok ettiler, / Bizi yağmaladılar…

Ve biz, / Analarımızın uğruna, / Kadınlarımızın uğruna…

Ve biz, / Onurumuz uğruna / Ve özgürlüğümüzün…

Biz, bu toprakların insanları, / Topluca intiharı aradık

Arkamızda bir ateş bıraktık, / Hiç sönmeyecek…”[1]

 

Bu olay her aklıma geldiğinde ve bu şiiri her okuduğumda çok duygulanırım. O nedenle Eşen ırmağı deyince benim aklımda tarihin türlü sayfaları açılır, bizden yüzlerce yıl önce aynı topraklar üstünde yaşamış onurlu insanları bugün anmak da, sanki o olay yeni tecelli olmuşçasına üzüntü verici. Ve şiirin son beyitlerinde yazan “Arkamızda bir ateş bıraktık, / Hiç sönmeyecek…”, beyitleri, bu şiiri bir kaya parçasına oyarak bugüne miras bırakan o duygulu insanın, belli ki aklından da kendilerini unutmayarak ve anarak yaşamasını sağlayan biz yeni ölümlülere bırakabileceği en anlamlı mirastı. İyi ki de o beyitleri kazıdı, yoksa ne Eşen Irmağı’nın önemini ne de o tarihlerde bu topraklarda onuruyla yaşayan ve onurun her tarihte en büyük erdem olduğunu anlamamızı sağlayan bu belgeden bir habersiz yaşayacaktık. O nedenle her Eşen Irmağı’ndan bahsettiğimde okurlarıma bu önemli tarihi olayı hatırlatmayı ve sürekli yanacak olan o ateşin bir kıvılcımı olmayı kendime borç bildiğimi söylemek isterim…

Dosya:Plinyelder.jpg
PliniusYazar-Filozof

Araxsa/Araksa Antik Kenti’nin tam olarak ne zaman kurulduğu bilinmemektedir, fakat diğer antik kentlerde olduğu gibi, çok eski bir Anadolu kenti olduğu bilinmektedir. M.Ö. 2000 yıllarında Kibyra Antik Kenti ile savaşmış olması, Araksa kentinin kuruluş tarihi konusunda ne kadar geriye gitmemiz gerektiği konusunda bizlere bir fikir verecektir.  Araxa/Araksa ismi Luwi ve Karia dillerinde “sunağı olan mabet” anlamına gelmektedir. Lykçe yazıtlarda bu kentin ismi “Araththi” olarak geçmektedir. M.S. 23-79 tarihleri arasında yaşamış olan ve “Doğa Tarihi” (Naturalis Historia) adını vererek dönemine ait bilgileri kaleme aldığı, insanlık tarihinin ilk ansiklopedisi sayılan dev yapıtın sahibi yazar, filozof Gaius Plinius Secundus Maior eski Likya Birliği’nden bahsederken bu birliğe dâhil olan 36 kasaba ve kentlerin içinde Araksa Antik Kenti’nin de olduğunu yazmıştır. “Ayrıca, Likya Birliği’nin başlangıç dönemlerine tarihlenen Araksa’dan Orthagoras yazıtında da, Likya Birliği elçilerinin, Boubon kentiyle ilgili bir anlaşmazlık sonrası, bölgenin kontrolünü elinde tutan tiran Moagetes’le görüşmek üzere görevlendirildikleri bilinmektedir.”[2]

 

 

araxa antik kenti ile ilgili görsel sonucu

araxa antik kenti ile ilgili görsel sonucuİlgili resimİlgili resimİlgili resim

 

 

 

 

 

Antik kentten günümüze kadar ulaşan belirgin kalıntılar arasında Evren (Ören) Köyü’nün yanında yer alan tepenin yamaçlarında üst üste konulmuş kayalardan yapılmış bir kalenin izleri görülebilmektedir. Bununla birlikte birkaç kaya mezarı ile birlikte Lykia tipi lahitler göze çarpmaktadır. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan antik kentte yine bu döneme ait suyolu ve bir hamam bulunmaktadır.

Tarihi eserler tüm dünya insanının koruması gereken kültürel bir mirastır. Ayrıca şunun da altını çizerek söylemek gerekir ki, antik dönemin insanlar hiçbir şekilde kayalara kazıdıkları ya da lahit olarak yaptıkları taşın içinde değerli hiçbir şey saklamamışlardır, saklayamazlar da. Çünkü buradaki malzeme tamamen taş, kayadır. Fakat hiçbir değerli eşyayı bünyesinde barındırmayacak olan bu değerlerimizin son zamanlarda tahrip edilmesi hepimizi üzmektedir. Bu konudaki bilincin ve duyarlılığın artması hem insanlık tarihi hem de yaşadığımız ülkenin tarihi zenginliği açısından çok önemlidir.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Alıntı & Kaynak & Fotoğraflar

* https://www.tripadvisor.com/LocationPhotoDirectLink-g298031-d10714375-i209782030-Araxa_Antik_Kenti-Fethiye_Mugla_Province_Turkish_Aegean_Coast.html

* https://tr.foursquare.com/v/araxa-antik-kenti–murat-ersan-buradayd%C4%B1/55b47a59498e697abee63b8b

http://www.wikizero.biz/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRG9zeWE6UGxpbnllbGRlci5qcGc

[1] Azra Ertan’ın Xanthos tabletlerinden çevirisini yaptığı şiir.

[2] Özüdoğru Şükrü, Kinyra’dan Hellenistik Dönem’e Ait yeni Veriler üzerine değerlendirmeler, <https://abs.mehmetakif.edu.tr/upload/0414_874_dosya.pdf>,  09/06/2019