Kormos (Kormi) & Akalissus & Aloanda Antik Kentleri / Likya Birliği

Likya Uygarlığı sınırları içerisinde kalan ve Likya Birliğinin bir üyesi olan Kormos, Akalissus ve Aloanda antik kentleri ile ilgili günlerdir araştırmalar yapmama rağmen ne yazık ki bu kentler hakkında yeteri kadar bir bilgiye ulaşamadım. Bunun en büyük sebeplerinden biri ise bu kentlerin günümüz yüzyılına kadar gelebilecek –neredeyse- tek bir taşının daha olmamasından kaynaklanmaktaydı. Bu yazımda, tarih ve insanlık tarihinin aydınlatılması adına ne kadar büyük bir kayba sahip olduğumuza dikkat çekmek istiyorum. Fakat ilk önce, bu Likya şehirleri hakkında az da olsa sizlere bilgi vermeyi kendime bir borç biliyorum.

Kormos Antik Kenti Antalya ilinin Kumluca ilçesine bağlı Karacaören Köyünün Karabük mahallesinde, Akalissus Antik Kenti ise Karacaören İncirağacı mahallesindedir. Her ne kadar her iki kente ait kalıntılar halen varlığını göstermekte ise de şimdiye kadar herhangi bir araştırma yapılmadığından bu kentler hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz. Bu iki kente komşu olan ve Karacaören Köyünün Kocaağaç yakınlarında yer alan İdebessos Antik Kenti için yapılan bir takım yüzeysel tespit çalışmaları sözkonusu olmuştur. Şöyle ki; İdebessos’un tarihte isminin ilk olarak Roma Dönemi’ne ait kaynaklarda Akalissus, İdebessos ve Kormos Antik kentleri ile oluşturduğu üç şehir birliğini (Sympoliteia) kurmuş olduğu bilgisi, en azından komşu antik şehrin belgelerinden yola çıkarak, bu iki şehir hakkında aklımızda bir umut da olsa hayal yaratabilir. Yine Akalissos’lu piskopos Eudoxius İ.S. 458 yılında İmparator I. Leon’a yazdığı mektupta adı Akalissenus olarak geçmesi ve “Akalissos” adının Luwi kökenli bir sözcük olması, bu hayalimizdeki yol güzergahımızı nasıl belirleyeceğimiz konusunda bize en doğru ip uçlarını sunmaktadır. Ve birbirine oldukça yakın bir mesafede olan İdebessos Antik Kenti’nin diğer iki şehirden çok daha iyi durumda olan antik kalıntıları, bu şehirlerin toplamında yolculuğumuzu enteresan bir serüvene doğru yolculuğu dahi başlatabilir…

                        Likya Uygarlı Haritası

İdebessos Antik Kenti için İmparator III. Gordianus döneminde (M.S.238-244) sikke bastırılmış olması, bu sikkelerin üzerinde şehrin isminin yazması, Bizans devrinde ise Myra metropolitliğine bağlı bir piskoposluk merkezi olması nedeniyle, İdebessos’a çok yakın olan ve birliğin üyesi olan Akalissus ve Kormos Antik Kentlerini nasıl bir birlikteliğin ve konumsal rolün sahip olduğunu düşünmeyi sizlere bırakıyorum. Belki de bu iki şehir de tıpkı İdebessos Antik Kenti’nin Myra metropolitliğine bağlı bir piskoposluk merkezi olması gibi, bunlar da kıyılardaki başka Likya şehirlerinin, Toroslarda, dağlık alanlarda kendilerini temsil eden başka şehirleriydi. Çünkü İdebessos Antik Kenti’nde olduğu gibi Akalissos Antik Kenti’nde de günümüze kalan sadece sur parçaları, Bizans dönemine ait iki kilise kalıntısı, İmparator Commodos’un (M.S. 180-192) heykelinin kaidesi ve otuza yakın lahit günümüze kadar gelebildiği gibi, klasik Likya lahitlerinden biraz daha farklı olarak Üçgen alınlıklı ve sade cephe girişlerine sahip lahitler belki de bu gizemi biraz daha aralamamıza yetecekti…

Belki de bu üç şehir güvenlik sebebiyle, belki de halkın içinde kendilerini çok daha saygın bir yere koymak maksadıyla kendilerine, sayıları az olan ve ikinci bir temsili şehirler kurmayı amaçlamış yöneticilerce kritik bir kararla dağlık bir coğrafyada konumlanmışlardı. Yine o dönemdeki din adamlarının mensupları oldukları inanışı yaymak için sürekli seyahat ettiklerini de düşünürsek, bu seyahatler esnasında tıpkı deniz yolunda kendilerine her adım başı bir liman şehri kurdukdukları gibi, karada da aynı zamanda dini bir misyon sahip olan küçük yerleşim şehirler oluşturarak konaklamalarını sağlıyor da olabilirlerdi. Tabii ki bu söylediklerimin tamamı, tamamen kişisel çıkartmalardan başka bir şey değildir. Diğer açıdan bakıldığında, korsanların sürekli uğrak yeri olan ve istilaya uğrayan kıyı şehirlerindeki yönetimin, maddi ve manevi varlıklarını korumak için önemli gördükleri her şeyi, böyle durumlarda saklamak ve saklanmak maksadıyla, kendilerine dağlık alanda bir sığınak kurma gereksinimi de oldukça güçlü ihtimallerdir.

Aloanda Antik Kenti’ne gelince, yukarıda bahsetmiş olduğum Kormos ve Akalissus antik kentlerine yakınlığı söz konusu değildir. Aloanda Antik Kenti, Muğla il sınırları içinde Feyhiye’ye yaklaşık 24. km, Fethiye’ye bağlı Kemer’e km uzaklıkta, Eşen Bucağı’na bağlı Kabaağaç Köyünün kuzeyinde, Asarcık diye bilinen bir tepede yer almaktadır. Buraya önemli bir not düşmek istiyorum. Antalya’nın İlçesi Kemer ile Fethiye sınırları içerisinde kalan Kemer farklı bölgelerdedir ve ne yazık ki bazı internet paylaşımlarında Aloanda Antik Kenti’nin yeri Antalya il sınırları içerisindeki Kemer İlçesine ait olduğu yazılarak yanlış bilgi verilmiştir. Likya Antik kentlerinden bir olan Aloanda Antik Kenti’nin Bugün sadece antik kente ait kalıntıların yer alması, nedense ondan çok daha şanslı olan Likya şehirlerinden daha çok akıbetini merak ettiriyor.

Likya Uygarlığına bildiğiniz gibi Anadolu’nun en eski haklarından olan Luwiler tarafından kurulmuştur. Daha sonra bu kültürün üstünde ağırlıklı olarak Helenistik ve Roma dönemine ait kalıntılar yer almıştır.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

                      Likya Birliği Şehirleri

Alıntı ve Kaynaklar

 

http://blog.delphinhotel.com/idebessos-antik-kenti-likya-birligi/

 

http://www.geziantalya.com/item/akalissus-antik-kenti