Karallia / Pisidia Bölgesi

Karallia’nın antik dönemde bir Pisidia bölgesinde bir şehir mi yoksa Pisidia Bölgesi’nin eski adı mı? 2019’un bu son yazısında içinden çıkamadığım bir araştırmanın içine girdim. Araştırmalarım sonucunda gördüm ki bu konuda herkesin kafası pek bir karışık. O nedenle de ne bulursam bir araya getirdim ve kendi topraklarımıza var olan onlarca anti kentin tarihini bilmediğimiz gibi antik kentler konusunda yeterince kazı ve araştırma çalışmalarının yapılmamasından dolayı da üzüntü duydum. Şimdi gelelim neler bulduğumuza ve bulgulara göre kafamın nasıl karıştığına. Buyurun hep birlikte bu bilgileri bir araya getirdiğimde nasıl bir şey ortaya çıkmış bir bakalım…

Karallia Bölgesi günümüzde, yurdumuzda göller yöresini kapsayan bölgenin antik dönmedeki ilk adı, bölgeye Yunanlıların gelip buraya Pisidia demeleriyle de bu adla anılmaya başlamış bir bölgedir. Isparta ve Burdur illerimizi tümüyle, Antalya’nın ise kuzey kısmını kapsayan Karallia, Pisidia adını taşımaya başladığında Sagalassos ve Antiochiasi bölgenin en önemli kentleri olmuştur.

Pisidia halkının kökleri 2000 yıldan beri var olan Anadolu’nun ilk halkları olan Luwilerden başkası değildir. Araştırmacı Ramsay “Biri gölün güney doğusunda, Trigotis Gölü’ne, akan suyun ağzından, diğer güneybatısında olmak üzere ihtimal iki şehir bulunuyordu. Bu ikincisinin Parlais olma ihtimali daha kuvvetli olduğu için birincisini Karallia olarak kabul etmeniz lazım geliyor.” diyerek Karallia’nın Bizanslılar zamanında Skleor adını aldığını iddia etmiştir. Daha sonra Skleor olarak iddia edilen şehrin Karallia’nın  harap hale gelmesinin ardından “viran şehir” adını aldığı söylenmektedir.

“V. yüzyılda Ksenofon’da Pisidia adına rastlanır. İyi korunmuş kalelerin etrafında boylar halinde yaşayan Pisidialılar hafif silahlarla yaşarlar geçimlerini ise yağma ve soygunla sağlarlardı. I. yüzyılın yarısından itibaren kentleşmeye başladılar ve kendileri adına sikke bastırmaya başladılar. Roma Devrinde başlayan genel barışla birlikte, ovalık yerlerde yerleşimler başlamış, sosyal, kültürel, ticari hayat canlanmıştır. Roma kolonilerinin kurulmasıyla birlikte yeni yollar yapılmış, bu refah M.S. 2. ve 3. yüzyıllarda Termessos, Antiokheia, Sagalassos, Selge gibi kentlerde yapılan çeşitli müsabakalar, halk için düzenlenen çok masraflı eğlenceler, gladyatör dövüşleri, boğa güreşleri kanıtlamaktadır. Roma İmparatorları Traianus ve Hadrianus döneminde girişilen görkemli imar faaliyetleri, tiyatro, tapınak, agora, heykel vb yapıların yapılmasını sağlamış, şehirler bu yapılarla kültürel olarak da zenginleşmiştir. Bu yapılar Antonius Pius ve Marcus Aurelius döneminde de devam etmiştir.”[1]

“Anadolu’da Roma koloni kentlerinin kurulmaya başlaması ile birlikte Anadolu’ya giren imparator kültlerinden Kilikya’da da görülmektedir.”[2] İmparator kültü nedir derseniz, kralların sağlığında ve ölümlerinden sonra tanrılaştırılması ve adına tapınaklar yapılmasıdır. Bu gelenek M.Ö. 2. bine kadar süregelmiş bir gelenektir. Augustus, M.Ö. 29’da, Anadolu şehirlerine çeşitli dini yapılar inşa edebilmeleri için yetki vermiş ve bu yetki sonrasında Lulius Caesar’a ve kendilerine çeşitli tapınaklar yapılarak kültler adanmıştır.[3]

Bir tapınak rahibesi. (Antalya Müzesi)

Karallia’da Marcus Aurelius ve Commodos adına yapılmış tapınakları vardır.  Tapınaklarda kullanılan malzemelerin tamamı yerel kreçtaşıdır. Kreçtaşı malzeme olarak mermere oranla daha kolay şekil verilip bir biçime giren bir taş türüdür. Tapınaklarda mimari bezeme yapılmamıştır. Karallia’daki Claudius Tapınağı’ndaki kitabede tapınağın Kendeas tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Fakat Kendeas sadece Karallia Claudius Tapınağı’nı değil, Dağlık Kilikya’da pek çok yerde bulunan Claudius adına yapılmış tapınakların kitabelerinde yer alan ismi dolayısıyla bu uğurda oldukça çok emek vermiştir.

Batı ve Dağlık Kilikya Bölgesi’nde yapılan araştırmalarda yüzeydeki tapınak kalıntırının geneli değerlendirildiğinde, tapınakların Pamfilya[4] ve Pisidya Bölgesi mimarisini iyi bilen veya bu bölgelerde çalışan bir usta yönetiminde yapılmış olabileceği düşünülmektedir. Çünkü Batı Kilikya, Pisidiya ve Pamfilya Bölgesine yakınlığından dolayı bu bölgelerle sıkı ilişkiler içerisinde de olmuşlardır. Buna kanıt gösterebileceğimiz kanıtlardan biri de Batı Dağlık Kilikya Bölgesi’ndeki Drevli’deki kaya mezarlarında bulunan kitabeye göre Selgeli taş ustasının çalıştığı bilinmektedir.[5]

Anadolu’da imparator kültünün yaygın hale getirilmesinde valilerin büyük rolü olmuştur. Çünkü Anadolu’da gösterilen Romalı valiler hem imparatora şükran borcunu ödemek hem de Roma’nın gücünü temsil amacıyla imparator adına tapınak yaptırmışlardır. Bu durum daha sonra eyaletlerde Roma’ya ve Roma kültürüne dayalı aristokrat bir sınıfın ortaya çıkmasına sebep olmuştur.[6]

İmparator Augustus’un ölümünden sonra ilk defa kültünün hizmeti için kahinlik oluşturulmuş ve Augustus’un ölümünden sonra tanrılaşan bir imparator için tapınak yapılarak aynı gelenek devam ettirilmiştir. Bölyece ilahlaştırma düşüncesi tam anlamıyla değer kaybetmeye başlamış ve zamanla imparator kültü bir zorunluluk haline gelmiştir.İmparatorun heykeline tapmayan ya da imparator kültünü tanımayanlar cezalandırılmıştır.[7] Claudius’ ithaf edilen tapınakların tamamı Claudius’un Dağlık Kilikya’daki bu şehirlere yaptığı yardımlar nedeniyle yapılmıştır. İmparator kültü aynı zamanda köylü halkın merkezi yönetime bağlanmasını sağlamıştır.[8] Zaten günümüz yüzyılındaki inanç sistemindeki anlayışa ve yöneticilerin halka din konusundaki söylem ve telkinlerine baktığınızda da bu geleneğin hatta kültün nereden geldiğini anlamak mümkün olacaktır.

 Silvan Güneş

Biyografi Yazarı 

Kaynak & Alıntı & Fotoğraflar

* SÖĞÜT, Bilal,  Kilikya Bölgesindeki Roma İmparatorluk Çağı Tapınakları İmparator Cladius Dönemi Tapınakları, İstanbul, 2-5 Kasım 1999, s 489. < https://www.persee.fr/doc/anatv_1013-9559_2001_act_13_1_1004>

* https://omniamutantur.online/pamfilyanin-tum-boylari/

[1] http://www.arkeolojidunyasi.com/bolgeler/pisidia.html

[2] SÖĞÜT, Bilal,  Kilikya Bölgesindeki Roma İmparatorluk Çağı Tapınakları İmparator Cladius Dönemi Tapınakları, İstanbul, 2-5 Kasım 1999, s 480.

[3] Mitchell, S, Anatolia, Land, Men and Gods in Asia Minor, The Clarandon, Press, Oxford,1995.

[4] Pamfilya: Eski Yunanca’ da tüm boyların ülkesi anlamına gelmektedir.

[5] Bean, G, E, Mitford, T., B., 1970, Journeys in Rough Cilicia in 1964 – 1968, ETAM 3, Denkschriften ÖAW. Phil. hişt. KI. 102, Hermann Böhlaus Nachf., Wien.

[6] Büyükkolancı, M., 1996, Pisidia Bölgesi Tapınak Mimarisi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul, (Yayımlanmamış doktora tezi).

[7] Camphell, J., Batı Mitolojisi, Tanrının Maskesi, (Çev. Kudret Emiroğlu), İmge Kitabevi, 1995, Ankara.

[8] Mitvhell, S, Cerranius in Pisidia, An Ancient City in Peace in War, Classical Press of Wales, 1995, London.