Lykia Antik Kenti’nde Arıcılık

Arıcılık, tarihi çok eski tarihlerle dayanan vazgeçilmez bir üretimdir. Günümüzde geçmişte olduğu gibi üretimin binlerce yıl öncesindeki insanlar gibi yapan en bariz ilçemiz Elmalı ilçesidir. Burada Lykialıların arıcılık konusunda insanlığa bıraktığı miras halen yaşamaktadır.

İskenderiye’de arşiv memurluğu görevi yapan, fakat kendisi Anadolu’da Lykia Birliği sınırları ile  komşu, Karia sınırlarında yer alan, bugünkü Muğla ili sınırları içerisinde bir antik kent olan Kaunos  Antik Kenti’nde Zenon’un papirüs kayıtlarında yer alan arşivinde, Lykia’da arıcılığın yapıldığı yazılmaktadır. Bu bilgi bizi bal üretiminde en erken verilerin MÖ 259 yılına ait olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda antik döneme ait yeme içme kültürüyle ilgili pek çok önemli kayıtlara da bir takım arkeolojik kazılar sonucu ulaşabilmek mümkün olmuştur. Yine 59012, 22-29 nolu bu papürüste “Patron” ismiyle anılan bir kaptanın idaresindeki kargo gemisindeki mallar ve fiyatları şöyledir; :

“Patron” İsimli Kaptanın Notları

7 hemikadion Theangela balı 84 drahmi,

1 hemikadion Rhodos balı 12 drahmi,

1 stamnos Attika balı 48 drahmi,

1 hemikadion Lykia balı 12 drahmi,

4 hemikadion Korykos balı 48 drahmi,

Küçük kavanozlarda Syria balı ? drahmi[1]

1 hamikadion-12 drahmidir. Papirusta Lykia balının menşei belirtilmemiş olsa da, Theangela, Rhodos ve Korykos balları ile aynıdır. Dolayısıyla bunlar[2], aynı kargoda yer alan Antik Dönem’in en iyi balları arasında sayılan Attika balı[3] kalitesindeydiler ve aynı değerdeki Lykia balı da, belli ki bu iyiler arasındaydı. Balın Mısır’a ihraç edilmesi de Lykia balının kalitesini gösteren diğer bir kanıttır.  

Arıcılık Faaliyetlerini Geniş Bir Coğrafyada Değerlendirmek Gerekir

Sadece Lykia bölgesinde olarak bal üreticiliğine sınırlı bakmak yanlış olabileceği gibi Karia Bölgesi de arıcılık önemli bir iş koludur ve en az Karia’da üretilen şarap ve kuru meyve -özellikle incir- kadar önemlidir.[4] Hellenistik Dönem’de, başta Theangela olmak üzere, Karia’da üretilen balın gemilerle Mısır’a ihraç edildiği anlaşılmaktadır.[5] Diğer önemli konu ise, Karia’dan salt balın ihraç edilmediğidir ve anlaşıldığı kadarıyla da Ptolemaios’lar Dönemi’nde Mısır’da arıcılık yeniden organize edilmiş ve özellikle Karia’dan gelen arıcıların üretim metotları kullanılmaya başlanmıştır.[6]

Arıcılık ve Bal Üretimi Köklü Bir Geçmişe Sahiptir

Arıcılık ve bal üretiminde köklü bir geçmişe sahip olan Mısır’ın[7] ya lüks tüketimden ya da ilaç yapımında hammadde olarak kullanılmasındandır.[8] çünkü balın ilaç hammaddesi olarak yaygın biçimde kullanıldığı ve farklı hastalıkların tedavisi için reçetelerde yer aldığı bilinmektedir.[9] İÖ 1550 civarına tarihlenen Ebers Papirusu’nda balın 147 farklı reçetede anılması[10] Mısırlılar’ın onu apiterapide yaygın olarak kullandıklarının bir göstergesidir. Daha geç tarihli Zenon arşivinde (İÖ 200) Dromon adında bir kişinin saçkıran “alopecia areata” tedavisi için Attika balı sipariş ettiği görülür ki[11] bu da Mısırlılar’ın balı salt tüketime yönelik ithal etmediklerinin bir başka kanıtını verir.

Mısır’a balın Karia ve Lykia’dan da ihraç edilmiş olması her durumda önemlidir ve nedenlerinin de tartışılması gerekir. Bu bağlamda, Mısır balının Hellenistik Dönem’de ihtiyacı karşılayamadığı veya seçkinler tarafından bölgede üretilmeyen ancak farklı aromaya sahip olan balların tercih nedeni olabileceği de düşünülebilir; zira Karia ve Lykia ballarının –özellikle de Ege Bölgesi- damak tadına hitap eden aroması, bu tercihte etken olabilir.

Günümüzde Dünya Genelinde Çam Balının Üretiminin %90’ı Ülkemizde Yapılmaktadır

Günümüzde bile dünya genelinde çam balının % 90’ı ülkemizde, % 10’u ise Yunanistan’da üretilmektedir.[12] Çam balının kaynağı Pinus brutia Ten (Kızılçam) olup, üzerinde yaşayan Marchalina hellenica adındaki böceğin salgısının bal arıları tarafından toplanmasıyla oluşur ve bu böcek dünyada sadece Türkiye ve Yunanistan’da yaşamaktadır.[13] Dolayısıyla, günümüzden yola çıkarak, Zenon papirusunda anılan ve Karia’dan ihraç edilen balların, çam balı olma olasılığı göz ardı edilmemelidir. Zenon arşivi, Lykia balının menşei veya cinsi hakkında açıklayıcı bir veri sunmasa da, Lykia’da Hellenistik Dönem’de bal üretildiğini ve de ihraç edildiğini[14] kesin olarak belgelemesi açısından önemlidir.

Lykia’da arıcılığın yapıldığına dair ikinci önemli veriye Galesionlu Aziz Lazaros’un (İS 966/967-1053) ölümü ardından kaleme alınan Aziz Lazaros’un Vitası adlı eserde rastlanılır. Burada İS 10. yy.da, Myra yakınlarında bir köyden dik ve tehlikeli bir yamaçta bal ve petek toplamaya gidenlerden söz edilmektedir.[15]

Lykia’da Arıcılık Aziz Lazaros’un “Vitası” Adlı Eserinde Yer Almaktadır (İS 10)

“Başka bir sefer de, dağın yanındaki köyden bazıları, dağın sarp tarafına petek toplamaya gitmek için hayır duasını almaya Lazaros’un yanına gittiler. Ancak Peder, kardeşlere söyledi ve onlar getirince bu insanlara dedi ki, ‘Eğer istediğiniz balsa, işte bakın size bal! İstediğiniz kadar yiyin ve sonra da evinize gidin; ama gitmeyin, oradan balın tatlılığıyla değil de acılı bir hasatla dönebilirsiniz.’

İçlerinden birisi Pedere çıkıştı, ‘Ben bunlardan (petek) çok topladım, başıma kötü bir şey gelmedi, bu sebeple şimdi de gitmekten çekinmiyorum’ Ama Peder ona dedi ki, ‘İnan , kardeşim, bu sefer oraya gitmek sana iyilik getirmeyecek.’ Ancak, birçok şey söylemesine rağmen Lazaros onları ikna edemeyince, onları gidip istediklerini yapmaya bıraktı. Böylece gittiler ve Peder’e bu işte uzman olduğunu söyleyen adama bir ip bağladıktan sonra, onu aşağıya mağaraya sarkıtmaya başladılar. Ancak mağaraya ulaşmadan önce, ip sanki birisi tarafından kesilmiş gibi koptu, zavallı adamın uçurumdan aşağı düşmesine ; savruldu ve anında can verdi. Böylece diğerleri aşağı indi ve onu aldılar, sonra da dökülen çok gözyaşı ve ağıt eşliğinde, köye onu gömmeye gittiler”[16]

Yukarıda özetlendiği gibi antik kaynaklar, Lykia’da arıcılık ve bal üretiminin Hellenistik Dönem’de başladığını belgelese de, hiç şüphesiz bu etkinlik çok daha erken dönemlere dek uzanıyor olmalıydı.

Phaselis & Myra & Kbyra & Buban & Termessos Minor & Telmessos Sikkelerinde Arı Betimlemeleri Vardır

Edebi metinler dışında, bölgede kovan, arılık veya bal toplamayı konu eden herhangi bir betimlemeye rastlanıl maması doğal karşılanmalıdır; zira Yunan ve Roma sanatında bile bu tarz betimlemeler oldukça azdır.[17] Phaselis, Myra, Kibyra, Bubon, Termessos Minor ve Telmessos sikkelerinde arı betimlemeleri vardır.

Phaselis’in İÖ 3. yy.da darp ettiği bir staterin ön yüzünde sembol[18]; Lykia Hellenistik Birlik sikkelerinden IV. Grupta (İÖ 48-İS 43) yer alan ve Massikytos bölgesel basımı ile aynı gruptan olan bir Myra örneğinin arka yüzünde sembol[19]; Bubon sikkesinin arka yüzünde sembol[20]; Kibyra’nın İÖ 2. yy.da darp ettiği bir sikkenin arka yüzünde sembol[21]; İÖ 1. yy.a ait Termessos Minor sikkesinin ön yüzündeki kontrmark içinde[22]; ve Telmessos’un İÖ 1. yy.da darp ettiği bir sikkede ise arka yüzde ana tip olarak arı betimlemesi yer alır.[23] Sikkeler üzerindeki bu betimlemeleri, mitolojik veya arıcılık ile ilişkili bir simge olarak değerlendirmek mümkündür.

Arı, Başta Artemis Olmak Üzere; Zeus, Apollon, Demeter Gibi Tanrı ve Tabrıçalarla İlgilidir

Arı, başta Artemis olmak üzere, Zeus, Apollon ve Demeter gibi tanrı ve tanrıçalarla ilişkilidir.[24] Örneğin, mitolojiye göre baş tanrı Zeus bir mağarada Girit kralı Melisseus’un kızları Amalthea ve Melissa tarafından keçi sütü ve balla beslenmiştir.[25] Bu bağlamda Girit Adası’nda, özellikle Hyrtakina ve Elyrus kentlerinin darp ettikleri sikkelerde görülen keçi ve arı betimlemelerini[26], söz konusu mitoloji ile ilişkilendirmek olasıdır.

Arıcılığın ve bal üretiminin yaygın olduğu Girit[27] gibi, farklı kültür ve coğrafyalardaki arıya ilişkin bu tarz mitik söylencelerin de bal üretimiyle ilişkili olduğu görülür. Buna karşın, balı ile ünlü olduğunu salt antik kaynaklardan bildiğimiz Sicilia’daki Hybla[28] veya Zenon’un arşivindeki papirus kayıtlarında anılan Rhodos[29] kentlerine ait sikkelerde görülen arı figürleri ise, bal üretimiyle ilişkili olmalıdır.

Bu örnekler, yukarıda anılan Teke Yarımadası kentlerine ait sikkelerdeki arı figürlerini, kültsel nitelikleri ile değil, bölgedeki arıcılık faaliyetleri ile ilişkilendirmeyi olası kılar. Çünkü bölgede doğrudan arı ve bal ile ilişkili bir mitik söylence de bilinmemektedir.[30] Özellikle Telmessos sikkesinin ön yüzünde Hermes, arka yüzünde quadratum incusum içinde ana tip olarak arı figürünün betimlenmiş olması dikkat çekicidir. Telmessos, otonom sikkelerinde ana tip olarak kullandığı arı figürünü, Termessos Minor kentine ait sikkelerin üzerine arı tipli kontrmarklar vurarak kullanmıştır.[31] Bu durum arı figürünün kent için ne denli önemli olduğunun bir göstergesidir.

Telmessos Antik Kenti’nin Sikkelerinde Arı Figürü Ana Tip ve Kontrmark Olarak Kullanılmıştır. Arıcılık Bölgenin Önemli Bir Sektörüdür

Telmessos Antik Kenti‘nin sikkelerde arı figürünü ana tip ve kontrmark olarak kullanmasının yanı sıra Karia ile sınır oluşu ve benzer coğrafi koşullara ve de bitki örtüsüne sahip olması, bu kentte de arıcılığın[32] tıpkı Karia’daki gibi önemli bir sektör oluşturduğunu düşündürür. Bölgedeki arıcılık ve bal üretimine ilişkin en önemli bilgilere, belki de Vita dışında Osmanlı Dönemi’ndeki Tahrir Defterleri’nde rastlanılır; Teke Sancağı’nda 1455 tarihli Tahrir’de, bal üretiminden 4917 akçe vergi alınmıştır. Bu miktarın sancak hâsılatındaki oranı %0.51’dir.[33] 1568 Tahriri’nde baldan hem öşür hem resim üzerinden vergi alınmıştır. Buna göre baldan 21766 akçe öşür alınmış ve bu miktarın sancak hâsılatındaki oranı ise %0.56’dır.[34] Dolayısıyla, vergi sistemi ve alınan verginin sancak hâsılatındaki oranı, 15. ve 16. yüzyıllarda Teke Sancağı’nda arıcılığın yaygın olduğunu göstermektedir.

Arıcılık & Bal & Balmumu Üretiminin yanında İpek & pamuk & Kuş Üzümü Üretimi Bölgenin En Önemli İhraç Kalemlerindendir

Bölgedeki arıcılık, bal ve balmumu üretimine ilişkin bilgilerimiz özetle şöyledir: İS 14. ve 15. yy.da Adalya’da balmumu ticareti yapılmış ve ihraç edilmiş[35] bunlar dışında İS 17. yy.ın ikinci yarısında Fransız tüccarlar Adalya Limanı’ndan ipek, pamuk, kuş üzümü yanında bal ürününü de gümrük ödeyip gemilere yüklemişlerdir.[36] İS 19. yy.da Isparta’dan gelen balmumu Adalya’dan ihraç edilmiştir[37] ve bal ve balmumu üretimi Teke Yarımadası’nda 20. yy.ın başlarına kadar sürmüştür.[38]

Örneğin 1932 yılı verilerine göre; Antalya vilayetinde 27.440 arı kovanı, 128 fenni kovan mevcuttu ve senede ortalama 300.000 kg bal, 28000 kg balmumu üretilmekteydi.[39] Günümüz Antalya’sında 2012 yılında 2355 ton bal üretildiği[40] bilinir ve bu veriler bölgenin Antik Dönem tarımsal faaliyetlerinin analizinde bir kriter olabilir.

Lykia Bölgesi’nde Arıcılık Önemli Bir İş Koludur

Likya’da arıcılık – Camkuyusu

Lykia bölgesinde olduğu gibi Karia Bölgesi’nde arıcılık önemli bir iş koludur ve en az Karia’da üretilen şarap ve kuru meyve -özellikle incir- kadar önemlidir.[41] Hellenistik Dönem’de, başta Theangela olmak üzere, Karia’da üretilen balın gemilerle Mısır’a ihraç edildiği anlaşılmaktadır.[42] Diğer önemli konu ise, Karia’dan salt balın ihraç edilmediğidir ve anlaşıldığı kadarıyla da Ptolemaios’lar Dönemi’nde Mısır’da arıcılık yeniden organize edilmiş ve özellikle Karia’dan gelen arıcıların üretim metotları kullanılmaya başlanmıştır.[43][44]

Alıntı & Kaynak & Fotoğraflar

Alıntı:  Havva İşkan-Fahri Işık


[1] Clarysse – Gallazzi – Kurit 2000, 23 vd.; Bortolin 2008, 146 no. 31; Lenger 2011, 30.

[2] Lenger 2011, 30.                                 

[3] Bal her zaman en ayrıcalıklı çiçeklerin calixleri içinde birikmiş olarak bulunduğu ülkelerde en iyidir; örneğin Attika ve Sicilya’da bulunan Hymettus ve Hybla gibi bölgelerde ve onların ardından Calydna adasında, bk. Plinius NH, XI. 13.

[4] bk. Lenger 2011, 29. Zenon arşivinden,

[5] bk. Magie 1950, 51; Lenger 2011, 30.

[6] bk. Lenger 2011, 31.

[7] Crane 1999, 161 vdd.; Ransome 2004, 24 vdd.; Burtolin 2008, 41 vd.; Gezgin 2010, 217 vdd

[8] Lenger 2011, 30.

[9] Crane 1999, 507 vdd.

[10] Crane 1997, 2; Crane 1999, 508

[11] Crane 1999, 508.

[12] Özkök – Sorkun 2000, 89

[13] Özkök – Sorkun 2000, 90

[14] Lykia balının Mısır’a ihraç edildiğine dair bk. Magie 1950, 51; Zimmermann 1992, 212 dn. 56.

[15] Kaplan 1992, 38; Hellenkemper – Hild 2004, 171.

[16] Vita Lazaros, 91 vd.

[17] Lüdorf 1998/99, 46.

[18] SNG vAulLykien, no 4414, 4415.

[19] SNG vAulLykien, no 4365.

[20] 6 SNG CopLycia-Pamphylia, no. 55.

[21] BMC Phrygia, 131 no. 3, 4. Pl. XVI no.1.

[22] Sikke için bk. SNG vAulLykien, no 4459. Telmessos, Termessos Minor ve Likya dışındaki diğer yerlerin sikkeleri üzerine, otonom sikkelerinde de tip olarak kullandığı şehir episemonu olan arı tipli kontrmarklar vurarak kullanmıştır; Tek 2006, 773.

[23] SNG vAulLykien, no 4452. 4453.

[24] Cook 1895, 2 vd.; Elderkin 1939, 203 vd.; Ransome 2004, 91 vd.

[25] Cook 1895, 3.

[26] Sikkeler için bk. Ransome 2004, Pl. VII

[27] Crane 1999, 189 vd.; Ransome 2004, 61 vd.; Bortolin 2008, 76 vd.

[28] Babelon 1924, no. 987.

[29] 5 SNG Caria, no. 732

[30] Menakrates ve Nikandros’tan alıntı yapan Antoninus Liberalis,

tanrıça Leto’nun çocuklarının doğumundan sonra onları yıkamak için Lykia’daki Melite Kaynağı’na geldiğini aktarır, Ant.Lib. Met., 35. Burada toponym olarak kullanılan Melite, olasılıkla kaynağın tatlı suya sahip olmasıyla ilişkilidir; Melite, Herakles’e Hyllos adında oğul veren Nymphe’nin adıdır. Ayrıca yer adı olarak da kullanılır.

Genel olarak bk. KlPauly, III (1969), 1178 vd. “Melite”; Ransome 2004, 96. Kelimenin özündeki “Mel” veya “Meli”, bal anlamına gelmektedir; Yunanca anlamı için H. G. Liddle-R. Scott, A Greek-English Lexicon, Oxford Clarendon Press (1996) bk. “μέλι” (bal); Latince anlamı için C. T. Lewis-C. Short, A Latin Dictionary, Oxford Clarendon Press (1879) bk. “mĕl” (bal); Bal kelimesi Luwice: Mallit, Hititçe: Milit dir, bk. Hoffner 1974, 123 dn. 175; Bortolin 2008, 18.

[31] Tek 2006, 773.

[32] Fethiye/Meğri’de arıcılığın önemli bir sektör olduğu 1583 yılında bal öşrü olarak 4671 akçe vergi alınmasından anlaşılmaktadır, Karaca 2013, 35. Osmanlı Dönemi’ndeki bu veri, Antik Dönem için bir kriter olabilir.

[33] Kovan başına 2 akçe vergi alındığına göre, bu tarihte 9824 adet kovanın bulunduğu söylenebilir, Karaca 2002, 261 Tablo 45. Ancak, bu vergi sistemine göre kovan sayısı 2458 olmalıdır. Kovan başına alınan vergi miktarı tartışmalıdır. Menteşe ve Hamid Sancakları’nda kovan resmi için bir akçe vergi alındığı görülmektedir, Sarı 2008, 376. Farklı eyalet ve sancaklardaki kovan başına alınan vergi miktarları için bk. Solak 2013, 351 vd.

[34] Karaca 2002, 261

[35] Hellenkemper – Hild 2004, 171.

[36] Köse 2013, 308.

[37] Hellenkemper – Hild 2004, 171

[38] Karaca 2002, 113; Hellenkemper – Hild 2004, 171; Baykara 2007, 18; Güçlü 2007, 244. 1912 yılı istatistiklerinde Antalya’dan 135 kg.lık 170 çuval bal mumunun ihraç edildiği görülür, Güçlü 2008, 43.

[39] Güçlü 2007, 244.

[40] 6 www.tuik.gov.tr

[41] bk. Lenger 2011, 29. Zenon arşivinden,

[42] bk. Magie 1950, 51; Lenger 2011, 30.

[43] bk. Lenger 2011, 31.

[44] Kumdan Kent’e Patara Kazılarının 25 Yılı, Uluslararası Sempozyum Bildirileri, 11-13 Kasım 2013, Antalya, ISBN 978-605-5607-74-2 © 2015 Ege Yayınları – Havva İşkan – Fahri Işık İstanbul, <file:///C:/Users/User/Downloads/Lykia_da_Aricilik_Seren_ve_Cevre_Duvarli.pdf>, 31.08.2020, s 100, 101, 102, 103.

https://odatv4.com/bey-daglarindaki-bu-yapilarin-sirri-neydi-20052020.html

%d blogcu bunu beğendi: