Patara Antik Kenti’nin Bilinmeyenleri

Patara Antik Kenti

Patara Antik Kenti deyince aklımıza ne geliyor? Bugünkü yazımda hepinizin belki hafızalarını bir kez daha yoklayacağım ve belki de bu yazı sayesinde unuttuklarınızı hatırlayıp, bildiklerinizi teyit edip, bilmediklerinizi de tüm bunların yanına ekleyerek bu satırlarla benimle keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız. Yalnız yazımın başında da söyleyeyim ki, ek olarak çok güzel bilgiler elde edeceğiniz bir yazı olacak bu. Bu yazımı madde madde yazarsam bilgilerin daha akılda kalıcı olacağını düşündüm ve şimdi yazıma bu şekilde ilerlemek istiyorum.

  1. Bildiğiniz gibi Patara Antik Kenti, bugün Muğla’ya bağlı olan Fethiye ilçesinin Kalkan arasında Xanthos vadisinin güneybatı ucunda, Ovagelemiş Köyünde yer almaktadır. Kalkan’a 16 km, Kaş’a 42,5 km olan kent, Kaş Fethiye karayolunun 10. km de Ova Beldesi girişindeki göbekten sahile Patara (Gelemiş Köyü) yönüne dönülerek ulaşılır
  2. Doğucasarı Akropol suru ile Alakür Tepesi’ndeki Batı Suru arasında ve güneyde Limanağzı’nda yükselen Kurşunlutepe ile kuzeyde kente giriş konumundaki Kısık Geçidi arasında 10 km2‘lik bir alanı kaplamaktadır. Xanthos vadisinde denize açılabilecek tek yer olması nedeniyle bu coğrafik özellik Patara Antik Kenti’ni tarih boyunca önemli kent yağmış ve bu her çağda süregelmiştir.
  3. Hitit Kralı IV. Tudhaliya (MÖ 1250 – 1220) Lukka seferi sırasında “Patar Dağı’nın karşısında adaklar ve armağanlar yaptım, steller diktim, kutsal mekânlar inşa ettim.” demişti. Buradan anlaşıldığı üzere Hitit Çağı’nda Patara, “Patar” adıyla anılıyordu.
  4. Patara’nın yazıt ve sikkelerde Likya dilindeki adı PTTARA olarak geçmektedir. Helenistik ve daha sonraki dönemlerde Patara, Arap kaynaklarında “Batara” olarak anılır.
  5. İşte burada size vereceğim bilgi yenidir; PTTARA olarak sikkelerde yer alan kentin bir diğer adı “Pattroze”dır ve bu isim de çıkarılan sikkelerde yer almıştır. MÖ 550 yılında yaşamış olan Miletoslu tarihçi Hekataios kentin bir Likya kenti olduğunu söylemiştir. Bu durumda kent M.Ö. VI. ya da V. yüzyıllardaki varlığı böylece bir anlamda da kanıtlanmış olmaktadır.
  6. Tarihçi Miletoslu Hekatios Patara’nın Apollon ile Xanthoslu (Ksanthos) Nymhe Lysia’nın oğulları tarafından kurulduğunu söylemektedir. Amasyalı tarihçi Strabon ise kent büyük bir yerleşim yeridir ve büyük bir limanı olan kentin Apollon’a ait bir de tapınağı vardır. Kent Patara tarafından kurulmuştur.

İşte bundan sonra Patara hakkında bilmediğimiz başka özel ve bilinmeyen bilgilerle sizleri yeniden buluşturmak istiyorum. Strabon bugün Patara olarak bildiğimiz antik kentin Patara tarafından kurulduğunu söylüyor. Peki kim bu Patara? İşte o Patara, Ptolemaios Philadelphos’un kendisine –belki de kutsal olan- sahiplendiği bir diğer adı. Ptolemaios Philadelphos neden kendini “Patara” ya da “Pattroze” olarak anılmasını istiyor? Ya da bunu sağlıyor? Sanırım bu konuda Ptolemaios Philadelphos’un kim olduğunu öğrenip, nasıl bir gelenekten geldiğini, antik dönemin insanlarının kafalarının nasıl çalıştığını, kendilerini tarihe mal etmek için dahi yaşadıkları zamanda kendilerini onaylatmak, bunu yaparken de geleceğe kayıtlar bırakarak kendilerini tüm zamanların ölümsüz isimleri kılmak için nasıl yöntemlere başvurduklarını bilmek gerekir.

Öyleyse kimdir Ptolemaios Philadelphos: II. Ptolemaios Filedelfos MÖ 309–246 yılları arasında yaşadı. MÖ 283-246 yılına arasında Mısır‘a hükümdar oldu. Ptolemaios Krallığı’nın kurucusu I. Ptolemaios Soter ve I. Berenice‘nin oğlu olarak dünyaya gelen Ptolemaios, eğitimini Koslu Filitas‘tan aldı. Erkek kardeşleri Ptolemaios Keraunos MÖ 281’de Meleager ise MÖ 279’da Makedonya kralı oldu. Her ikisi de Galyalıların işgalinde öldü. Ptolemaios, ilk olarak Lysimakhos‘un kızı ve meşru çocuklarının annesi olan I. Arsinoe ile evlendi. Ardından öz kız kardeşi ve Lysimakhos’un dul eşi II. Arsinoe ile evlendi. Ptolemaios Philadelphos neden kız kardeş, II. Arsinoe ile evlendi? Kız kardeşle evlenme geleneğini nereden edinmişti? İşte onun cevabı da aşağıdaki başlıkta.

Ptolemaios Krallığı Nerededir?

Ptoleme KrallığıMısır‘daki Helenistik Dönem krallığıdır. Krallık MÖ 323’de Büyük İskender‘in ölümünden sonra I. Ptolemaios Soter tarafından kuruldu ve Ptolemaios hanedanı tarafından yönetilmiştir. Krallık VII. Kleopatra‘nın ölümünden sonra MÖ 30’da Roma İmparatorluğu tarafından yıkıldı.

Ptolemaios Krallığı – Mısır

Büyük İskender Pers kontrolünde olan Mısır’ı MÖ 332 yılında Ahameniş İmparatorluğu’na karşı olan uğraşları sırasında ele geçirdi. İskender’in ölümünün ardından imparatorluğu diadochi’nin, yani en yakın arkadaşları ve yardımcılarının, imparatorluk üzerindeki hak iddiaları baş gösterdi. Bu karışıklığın arasında İskender’in en güvenilir generallerinden birisi olan Ptolemaios, Mısır’ı kontrol altına almayı başardı ve kendisini firavun ilan etti. İskender tarafından kurulmuş bir Yunan olan İskenderiye başkent haline geldi. Kent İlerleyen birkaç yüzyıl içerisinde Yunan kültürü, eğitim öğretim ve ticaretiyle önemli bir merkez olmaya devam etti.

Ptolemeler, Mısır’da monarşi Helenisitk karakter ve geleneklerini sürdürürken yönetimlerini meşrulaştırmak için de kendince çok akıllıca işler yaptı. Örneğin Mısır halkı tarafından kabul görmek için önce “firavun” sıfatını aldı. Halkın gözünde bunu pekiştirmek için kendilerini halka açık anıtların üzerinde Mısır tarzı kıyafetlerle resmettirdi. Krallık kompleks bir yapıya sahip olan bir bürokrasiyle yönetilmenin yanında ülkenin geniş ekonomik kaynaklarını Yunan yönetici kesimin çıkarına kullandırdı. Yönetici grup askeri, politik ve ekonomik anlamda baskın olsa da Mısır’ın sosyal düzen ve kültürüne pek uyum sağlayamadı. Buna rağmen yerli Mısırlılar lokal bölge ve dini kurumlar üzerinde kontrol sahibi olabildi ve Helen kültürüne uyma koşuluyla kademeli olarak bürokraside yer alabildi. 2. Ptolemaios ve Philadelphius ile birlikte Ptolemeler Osiris[1] mitine uygun evlilikler yapmak ve Mısır dini hayatına dâhil olmak gibi Mısır geleneklerine uymaya başladılar. Yeni tapınaklar inşa ettiler ve eskilerini onardılar. Mısır dinini ve Osiris Miti’ni daha iyi anlamak için Cihangir Gener’in “Ezoterik Bâtıni Doktorinler Tarihi” adlı eserini okumanızı tavsiye ederim.

3. Yüzyılın ortalarından beri Ptolemeler tarafından yönetilen Mısır, İskender’in halef devletleri arasından en zengin ve en güçlüsü ve Helenistik medeniyetin önde gelen örneğiydi. 2. Yüzyılın ortalarından başlayarak hanedan içindeki çekişmeler ve çeşitli dış savaşlar krallığı zayıflattı. Böylece gittikçe Roma Cumhuriyetine daha bağımlı hale geldi. Ptolemik gücü geri getirmeyi hedefleyen Kleopatra yönetimi altında Mısır, Roma iç savaşlarından birine karıştı. Bunun sonucu olarak Roma tarafından işgal edilen son bağımsız Helenistik devlet oldu. Romalı Mısır, Roma’nın en zengin bölgelerinden biri haline geldi ve Helenistik kültürün merkezine dönüştü. MS 641 yılındaki Müslüman fethine kadar bu bölgede konuşulan resmi dil Yunanca olarak kaldı. Orta Çağ’ın sonlarına kadar İskenderiye Akdeniz’deki önde gelen şehirlerden biri olmaya devam etti ve fakat sonra her şey Mısır için değişti.

Patara’da Yakın Yüzyılda İki Yüzük Bulundu

Patara Antik Kenti’nde yapılan kazılarda günümüzde 2019 ve 2000 yıllarında yapılan kazı çalışmaları sırasında iki adet yüzük bulundu. 2019 yılında bulunan yüzükte Mısır Kralı II. Ptolemaios’un aslında kız kardeşi olan eşi olan II. Arsione’ye ait, şimdiye kadar bu kadar net başka portresinin olmadığı bir yüzük bulundu. II. Ptolemaios’un Mısır Geleneklerine göre bir yaşam seçmesi, bunu kanıtlamak için her türlü yola başvurmasının yanı sıra, Mısırlılarda özellikle hükümdarlığa aile dışında yabancıların ortak olmaması için süregelen aile içi evliklerinin aynı düşünce ve amaçla sürdürülmesi konusunda da oldukça dikkatli davranan II. Ptolemaios’un kız kardeşiyle evlenme gerekçesiydi ve halk da bu evlilikten memnun kalmıştı.[2] Fakat dikkatimi çeken bir başka konu ise, bu konuda yeterince bilgi verilmemekle birlikte, aynı zamanda yüzükle birlikte bir mührün de bulunduğu Patara’da yapılan kazı çalışmalarında II. Arsione’ye ait yüzüğün hiç tarihi ayrıntılara ve kişiler arasındaki ilişkilere bakılmaksızın Mısır Kralı II. Ptolemaios’un eşi II. Arsione’ye ait bir yüzüğün bulunması üzerine verilmiş olmasıdır.

Hal böyle olunca, bundan 2300 yıl önce bu yaşamış insanların ve Patara ile Mısır arasındaki mesafeyi düşünecek olursanız, bu iki farklı kıtalarda yer alan şehirlerde yaşayan insanların arasındaki iletişimi, ticareti, ekonomiyi, siyaseti, ülkelerin birbiriyle olan her türlü alışverişini insan düşünemeden edemiyor. Yanı sıra Mısır’a hükümdarlık yapmış olan II. Ptolemaios Philadelphos’un Patara’yı onardığını ve ve buraya “Likya Apsione’si” olarak adlandırdığını öğrenince de, II. Ptolemaios Philadelphos’un kız kardeşi ve aynı zamanda eşi olan II. Arsione’nin yüzüğünün Patara’da ne işi olduğunu daha iyi öğreniyoruz. Çünkü II. Ptolemaios Philadelphos’un, Mısır’da hükümdarlığını yaptığı Ptolemaios Krallığı, İskender’in halef devletleri arasında en güçlüleridir. Haliyle İskender dönemde Mısır ile İskender hükmü altındaki Anadolu toprakları ve tabii ki de Likya şehirleriyle olan münasebetler denizden ve karadan süren ticaret, haliyle tüm kentleri de etkilemiştir. Babası I. Ptolemaos’un yolundan giden II. Ptolemaios, Ege Adalarıyla birlikte, Likya, Pamfilya, Kilikya, Karya gibi kıyı bölgelerini kontrolü altına almıştır.

İşte Patara’da 2019 yılında bulunan ve II. Artione’ye ait bu cam yüzük, Patara’ya bir asır boyunca adını vermiş Antik Mısır Kraliçesine aitti. II. Artione’nin yine portresinin yer aldığı bir mühür de hem Patara’ya hem de dünya tarihine önemeli katkılar sundu. Yüzük mühürdeki portre, II. Arsione’nin saç biçiminden giyimine kadar, yüz hatlarıyla nasıl bir insan olduğu konusunda da bizlere oldukça önemli ayrıntılar vermektedir.

Patara’da 2000 yılında yapılan kazılarda çıkartılan bir diğer önemli buluntu ise cam bir yüzüktü. Oyma tekniğiyle yapılan yüzüğün taşında betimlenen figürün Herakles olduğu tahmin edilmektedir. Eserde herhangi bir pürüzün bulunmaması, yüzük taşının yüzük kaşına yerleştirilmeden günümüze ulaştığı konusunda tarihçileri birleştirmiştir.

7. Patara Antik Kenti, dünyanın ‘Noel Baba’ olarak tanıdığı Aziz Nikolaos’un doğduğu kentidir.

8. Patara Antik Kenti dünyanın en eski deniz fenerinin bulunduğu ve taşları muhafaza edilip ayağa kaldırılmış bir antik kenttir. Roma İmparatoru Nero tarafından MS 64/65 yıllarında yaptırıldığı tahmin edilen fener, yeniden ayağa kaldırılmış ve antik dünyanın özgün dokusuyla günümüze kadar gelebilmiş tek deniz feneri olarak tarihe geçmiştir.

9. Patara Antik Kenti dünyanın ilk demokratik meclis binasının MÖ 2. yüzyılda Likya Birliği’nin kurulmasıyla bir abide gibi yükseldiği ve demokrasinin filizlerinin ilk atıldığı tarihi kentimizdir. Yaklaşık olarak 1400 kişilik bir kapasiteye sahip olan Meclis Binası, insanlık tarihin en önemli mirasını, demokratik yönetim biçimi ve Likya Birliği’ne bağlı 23 kentin önemine göre sahip olduğu oy hakkı ile bugünkü yasaların ruhunu ortaya koymasıyla da önemli bir tarihin mirasçısıdır. Restorasyonu 2008-2012 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yaptırılmıştır.

10. Patara, Likya- Pamfilya eyaletlerinin ve Likya Birliği’nin başkentliğini yapmış, Likya birliğinin üç oy hakkına sahip altı kentinden biridir.

Likya birliği toplantıları kentte bulunan birliğin meclis binasında yapılmaktadır.

11. Hititçe’de Patar, Likya dilinde Pttara olarak anılan kentin MÖ 8. yüzyılda var olduğu yapılan kazılar sonucu ele geçen somut verilerle kesinleşmiştir. İskender’in kuşattığı kentler arasında yer alan kent önemini her dönem korumuştur.

12. 1992 yılında bir kundaklama sonucu ortaya çıkartılan “Stadiasmus Patarensis” adı verilen ve “Yol Anıtı” anlamına gelen yazıtlardan oluşan devasa anıtın İ.S. 46 yılında İmparator Claudius’a ithafen diktirildiği anlaşılmıştır. Üç tarafı yazılı olan anıtın ön yüzünde İmparator Claudius’a ithaf yer alırken, diğer yüzlerinde tüm Lykia sınırları içerisinde yer alan yolların ölçüleriyle bir yol listesi sunulmuştur. Anıtın üzerinde tanımlama yapabilmek için herhangi bir veri bulunmamıştır. Anıt üzerinde çalışma yapan arkeologlarımız, anıtın içeriğinden, işlevinden ve mimarisinden edinilen veriler doğrultusunda bunlara itinerarium, miliarium, stadiasmus ve tabellarium isimleriyle tanımlamış ve çeşitli yayınlarda bu isimleri kullanmışlardır. Yazıtta özellikle Likya Birliği’ne ait pek çok kentin birbiriyle olan stadion ölçeğindeki mesafeleri ya da bazı yolların yapım durumu hakkında bilgiler vermektedir.

13.Patara’da 2018 yılında yapılan kazı çalışmalarında 9. Ya da 10. Yüzyıla ait olduğu düşünülen bir Viking kılıcı bulunmuştur.

14. 2000 yılı “Patara Yılı” olarak ilan edilmiştir.

15. Patara Antik Kenti’ne 2019 yılında 176 bin 743 kişi ziyaret etmiştir. 2000 yılının ‘Patara Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte ziyaretçi sayısı 80 bin kişi daha artış göstermiş ve 2020’de Patara 257 bin ziyaretçi ile 4 milyon 800 bin lira gelir sağlamıştır.

16. Zafer takı, limanı, agorası, tiyatrosu, limanı ve daha nice değerleriyle Patara görenleri kendine hayran bırakırken görmeyenlerinde görmeyi düşlediği en tatlı hayali olmuştur.

17. Patara Antik Kenti öğretmen ve öğrencilere ücretsizdir. Kente giriş ücreti 40 TL’dir.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Alıntı & Kaynak ve Fotoğraflar

* https://tr.wikipedia.org/wiki/Ptolemaios_Krall%C4%B1%C4%9F%C4%B1

* GENER, Cihangir, Ezoterik Bâtıni Doktirinler Tarihi, Bilgelik Okulu Yayınları, 16. Baskı, Ankara

* https://arkeofili.com/patarada-herakles-betimli-yuzuk-tasi-bulundu/


[1] Osiris Miti: Osiris dini, yitik efsanevi kıta Atlantis’ten Mısır’a getirilmiş olduğu ileri sürülen bir öğreti ya da tek tanrılı bir dindir. Terim ilk kez ünlü Mu araştırmacısı James Churchward tarafından kullanılmıştır.

[2] https://tr.wikipedia.org/wiki/Ptolemaios_Krall%C4%B1%C4%9F%C4%B1

Fotoğraf 1: https://arkeofili.com/antalyada-misir-kralicesinin-betimlendigi-yuzuk-bulundu/

%d blogcu bunu beğendi: