Syedreon / Syedra Antik Kenti – Antalya-Alanya / Klikya Bölgesi

Syadre Antik Kenti, Antalya’nın Alanya İlçesinde, Alanya-Gazipaşa karayolunun güneydoğusunda, yaklaşık 20’nci kilometresinde Seki Köyü sınırları içerisindedir. Karayolundan öyle Seki Köyü’nün 3. km’sinde yer alan antik kent oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Asar tepesi zirvelerinde kadar uzanan kent, aynı zamanda çevresindeki küçük tepelerde de kendi parçalarına rastlayacağınız kalıntılarla çevrelenmiştir. Kıyı şeridine doğru inildiğinde kentin bir liman şehri olduğu liman kalıntılarından anlaşılmaktadır ve şu haliyle denize oldukça uzak olan kentin coğrafik yapısına ve yüksekliğine baktığınızda, buradaki coğrafik yapıyı anlamanız aklınızı biraz karıştırabilir. Çünkü deniz karadan hem 3.5, 4 kilometre kadar uzakta, hem de oldukça yüksek bir yerdedir. Seki köyünden başka, ispatlı, İshaklı ve Kargıcak köylerinin sırlarını da içine alan Antik Kentte dönem dönem kazı çalışmaları yapılmış ve her seferinde kent hakkında önemli bilgilere rastlanmıştır. Kentin Merkez alanı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından 19.03.1991 tarih ve 1057 sayılı kararı ile 1. Derecede Arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir. 19 yüzyıl sonlarından itibaren 1891-1892 yıllarında R. Heberdey ve A. Wilhelm’in kente yapmış olduğu geziler ve gözlemleriyle ilgili yazıları Syedra ve çevresine yapılmış ilk araştırmalar olarak kabul edilmektedir. Daha başka bilim adamları da uzun bir süre aralığı sonucunda kente gelerek bir takım araştırmalar yapsa da ilk kez 1994 yılında Alanya Müzesi’nin başlattığı temizlik ve çevre temizliği çalışması ile kentin eli yüzü açılmış, bu çalışmalar 1999 yılına kadar sürmüştür. Tapınak, sütunlu cadde, akrapol kilisesi, Kaynak Mağarası, liman alanında başlıca kazılar gerçekleştirilmiştir. Bu ilk keşiflerdeki MÖ 1. yüzyıl ortalarına ait bir yazıtta,  “Kentin bir başvurusu üzerine Klaros Kehanet Merkezi’nin Syedralılara Önerisi” yazılıdır. Klaros Kehanet Merkezi, Kahin Tanrı Apollon’un Anadolu’daki iki kehanet merkezlerinden birdir. Bunlardan biri İzmir’in Menderes İlçesi’nde, Ahmetbeyli (Ales) Vadi’sinin taban düzlüğünde, kuzeyindeki Kolophon’a (Değirmendere) 13 km, güneyindeki Notion’a 2 km mesafededir.

Apollon Tanrısı her ne kadar Perge’de çıkartılmış olsa da bölgeye ait tanrı anlayışının taşta bulduğu şekli anlamak bakımından önemlidir. Bu eser Antalya Müzesi’nde bulunmaktadır.

Güneydoğu’daki Tapınak.

Sütunlu caddenin hemen altında 29 metre yarıçaplı, tiyatro ya da meclis binasına benzer bir yapı bulunsa da işlevi konusunda kesin bir kanıya varılamamıştır. Dağlık Klikyanın diğer yerleşmelerinde Batı’da Side ile Doğu’da Anamur arasındaki kentlerde tiyatroya rastlanılmaması, aslında kültürel gelişim hakkında bizlere önemli bir sosyal veriyi de beraberinde sunmaktadır. Syedra Antik Kenti’ndeki yazıtlarda bir kent meclisinin varlığından bahsedilmesi, bu bir şeye benzetilemeyen kalıntının bizlere muhtemelen meclis binasına ait olabileceğini tahmin ettirmektedir.

Syedra Antik Kenti Toros Dağlarının güney uzantısını kapsayan Doğu Dağlık Klikya ile yine Pamphilya Ovası’nın büyük kentleriyle ve en nihayetinde Korakesion (Alanya) ile oldukça sıkı iletişimler içinde olduğu muhtemeldir. Alanya Dağlık Klikye ile Pamfilya’nın sınırında olunca, Syedra Antik Kenti’de Klikya sınırları içerisinde Pamfilya sınırına oldukça yakın bir kent olarak değerlendirilebilir. Orman ve su kaynakları nedeniyle oldukça zengindir ve konumu itibariyle de olabilecek saldırılara karşı oldukça güvenli bir araziyi işgal etmiştir. Yapılan kazılarda Siyedra limanında Bronz Çağı’na ait bir takım bulgulara rastlanmıştır. Bu bölgenin çok daha erken dönemlerde Kıbrıs, Akdeniz ve kuzey Afrika merkezleriyle ticaret yaptığı konusunda ihtimalleri ortaya koymuştur.

Siyedra Antik Kenti’nin bugün böylesine muhteşem bir manzarası var. İnsan bu kentin bir liman şehri olduğuna coprafik yapısından dolayı gerçekten inanası gelmiyor. Çünkü o kadar aşağıda kalıyor ki dağın eteklerinde kalan ova ve deniz…
Liman Alanı

Zaten Akdeniz’in tarihi deyince aklınıza ilk önce korsanlar gelsin. MÖ 2. yüzyılın son çeyreğinden itibaren bölgenin kıyı şeridinde oldukça aktif bir korsan hareketliliği vardır. Syedra Antik Kenti ise korunaklı koylara gemi yapımı için keresteye sahip ormanlara ve gerektiğinde kaçabilecekleri, şehrin sırtını dayadığı sarp dağlık alanlara sahiptir. Bu nedenle şehir hem karadan geniş bir hinterlanda hem de karadan işlek ticaret yollarına sahiptir. Ayrıca dağlardan yapılan ticaret, aynı zamanda tarımla uğraşan küçük oluşumları oluşturmuş ve buradaki bağlantıları da kendi içinde oldukça güçlendirmiştir.

Roma’nın sınırlarını genişletme politikaları Konsül Gnaeus Pompeius Magnus komutasındaki Roma ordusunu doğu seferine çıkartmasıyla birlikte, Syedra’nın yaklaşık 20 km kuzeybatısında yer alan Korakesion da (Alanya) bundan nasibini alacaktır. MÖ 67 yılında Korakesion açıklarında yapılan savaşta, Siyedralıların önemli rolü olur ve onlar Romalıları desteklerler. Halbuki burunlarının hemen dibindeki Korakesion’u, komşusunu desteklemek varken, her ikisi de Kilikya bölgesindeyken, neden gidip de şimdiki Yunanistan kıtasından gelen Romalıları desteklerler onu da anlamak eldeki verilerin yetersizliğinden dolayı oldukça zordur. Neticede savaş Roma ordusunun zaferiyle sonuçlanır. Böylece Klikya Roma’nın kontrolüne geçerken, Kilikya bölgesinin sınırları ve idaresi bakımından düzenlemeleri de ardından başlar.

Nüfus olarak bakıldığında Syedra Antik Kenti’nin sakinleri hem Pamfilyalılardan hem de Klikyalılardan oluşmaktadır. Fakat benim tahminim, Alanya’yı kuranlar korsanlardır ve tüm Akdeniz kıyıları zaman içerisinde zenginleşen ve aynı zamanda üne de kavuşan bu korsanların kendilerine kurduğu kentler ve sonrasında buralara kendilerini destekleyecek insanları yerleştirerek ya da bir zaman sonra kendileri de deniz korsanlığını, kıyı kara korsanlığına çevirerek burada ömürlerinin son günlerinde bir yaşam sürüyor ve aynı zamanda yarı yerleşik hayatlarını da yaşıyorlardı.

Romalı Komutan Gnaeus Pompeius Magnus MÖ 48’de Mısır’a giderken ölümünen önceki son yolculuğunda Syedra Antik Limanı’ndan uğurlanmıştı.
Vaftiz Mağarası

Romalı Komutan Pompeius Magnus’un MÖ 48’de Mısır’a giderken ölümünden önceki bu son yolculuğunda Syedra Antik Limanı’nı kullandığı antik kaynaklarda geçtiği gibi, kent önemli bir tarihi olaya da sahne olmuştur.

Tiberius Claudius Nero, Augustus’un 14 yılında ölümünün ardından Roma İmparatorluğu tahtına çıkan ikinci Roma İmparatoru. Tiberius Claudius Nero ve Livia Drusilla’nın oğlu olan Tiberius doğuştan Claudius ailesinin mensubu, Tiberius Caesar Augustus Döneminde (MS 14-37) Tiberius’un “Syedreon” adıyla birlikte kentin sikkesi (MS 14-17) yıllarına kadar bastırmıştır. Sikke basımı, MS 253-268 İmparator Gallienus dönemine kadar devam edilmiştir. Bizans İmparatoru Arcadius Dönemi’ne ait (MS 395-408) bir sikke, Halkın “Sarnıç Mağarası” olarak bildiği “Kaynak Mağarası”nda giriş merdivenlerinin önünde bulunmuştur.[1]

Sikkeler üstüne işlenen figürler, yazılar kentteki sosyal yaşam ve inanç hakkında önemli bilgiler vermektedir. Diğer tanrıların yanı sıra, özellikle tanrı Ares kültürünün önemi anlaşılmaktadır. Kentlerin birbirlerine yardımlaşma ve alışveriş bakımından inandıkları tanrıları da göz önünde bulundurmak önemlidir. Mesela Korakesionluların inandıkları tanrılar ile Syedralıların tapındıkları tanrı aynı mıydı? İnanıştaki ortak noktalar da daima ilişkileri belirlemede önemli noktalar olmuştur.

Batı Kapısı.

Yapılan arkeolojik kazılarda şehir plancılığında oldukça teknik yapılara rastlanmış olması, MS.2-4. yüzyıllara tarihlenen bu kalıntıların olduğu dönemlerde parlak ve refah bir yaşam sürüldüğü kanısını güçlendirmektedir. Surlarla çevrili kenti iki büyük cadde enine kesmekle birlikte, bunlara dik inen merdivenli sokaklar seçkin bir kent planını oluşturmaktadır. Kentin batıda yer alan girişinde anıtsal bir kapı vardır ve bu günümüze kadar gelebilmiştir. Güneyinde yer alan kapının hemen dışında tonozlu nekropoller yer almaktadır, fakat bir diğer nekropol de kentin batı kapısındaki girişinin hemen kuzeydoğu bitişinde, uzunlamasına dikdörtgen biçimli bir yapı yer almaktadır. Pek çoğu yoğun orman altında yer alan nekropoller ne yazık ki yoğun şekilde tahrip edilmiştir.

Syadra Antik Kentin’nin en sağlam ve en anıtsal kapısı olan batı kapısı, yüksek bir kule şeklinde günümüze kadar ulaşmış tek kapıdır. Belli ki bu kapı şehrin ana kapısı olan bu tek girişli kapının güneyinde büyük sarnıçlar vardır. Yan yana üç dikdörtgen toplama havuzlar oldukça kaliteli yapılardır ve içleri yüzeyleri çok iyi sıva malzemeyle sıvanmıştır. Günümüzde hala kullanılan ve su tutan bu sarnıçlar, yerli halkın tarım alanlarındaki ektikleri bitkileri sulamada kullanılmaktadır.

Roma İmparatoru Septimius Severius.
Büyük Sarnıç.

Syedra Sütunlu Cadde’de birçok onurlandırma yazısı ve epigrafik bulgular MS 2. yüzyıl sonları ve 3. yüzyıl başlarında oldukça zengin bir yaşamın sürüldüğünü göstermektedir. Bunlardan bir tanesi Roma İmparatoru Septimius Severus tarafından Syedralılara hitaben yazılmış yazıt, MS 194’e tarihlenmektedir. Ayrıca, kent ve halk meclisi tarafından yaptıkları spor oyunları düzenledikleri, imparatorluk kültü başrahipliği yaptıkları, pazar yeri yöneticiliği gibi hizmetlerinden olayı Aurelius Kalliklianus Rufinianus Potitus, Aurelius Kallikleos Gaianos, Aurelia Artapsianna gibi kendin öncede gelenlerinin isimleri adına yazılan yazıtlar, kentin önemli caddesi olan bu Sütunlu Cadde’de yer almaktadır.

Sütunlu Cadde’nin altında su dolaşım sistemine ait kanallar ve sarnıçlar bulunmaktadır. Su ihtiyacını güney batıda doğal kaynaktan beslenen Sarnıç mağarası, su depolama havuzları ile birlikte yağmur suları ile dolan çok sayıda sarnıçlar karşılamaktadır. Sarnıç Mağarası’nın duvarları Erken Hristiyanlık Dönemi’nde yapılmış, fresklerle süslenmiş ve dinsel amaçlarla kullanılmıştır. Burası aynı zamanda vaftiz mağarası olarak da bilinmektedir. Buraya “kaynak mağarası” denilmesinin nedeni ise günümüzde de az da olsa aktığı görülen suyun, buradan öyle diğer güneyinde bulunan diğer büyük sarnıçları da doldurmasıdır.

Bizans döneminde Pamfilya metropollüğüne bağlı bir piskoposluk merkezi olarak geçen Siyedra Antik Kenti’n pagan inancını bıraktıktan sonraki Hristiyanlaşma sürecindeki sancılı geçişin ardından, Ortaçağ Dönemi’nde dinsel yapılar bakımından önemli bir yer tuttuğu anlaşılmaktadır. Sütunlu caddenin kuzeyinde MS 5. yüzyıla tarihlenen bazilika planlı, üç nefli kilise bulunmaktadır. Kilisenin güneybatı köşesinde apsisli şapel vardır. Yine bu kiliseye yakın başka bir noktada moloz örgülerle yapılmış küçük bir kiliseye daha rastlanmıştır. Zemini tuğla örgülü bu kilisenin duvarlarında freskler yer almaktadır. 1997 yılında yapılan kazı çalışmalarında buraya ait MS 3-13. yüzyıllara tarihlenen seramikler bulunmuştur.

Syedra Kenti’ne komşu olan Şotepe, Selenius ve Antiochia ad Cragum gibi kentlerle benzer karakteristik özellikler göstermektedir. Kentin sosyal merkezindeki en görkemli yapısı büyük hamam kompleksidir. Sütunlu Cadde’nin hemen güney kesiminde yer alan Büyük hamam yamaca inşaa edildiğinden dolayı, kuzey caddeyle olan bağlantısı merdivenlerle sağlanmıştır.

Kentin doğusunda çok görkemli bir yapı kalıntısı olan hamam ile karşılaşılır. Zemininde yer yer mozaik kalıntıları görülmektedir. Hamamın hemen batısında kentin sütunlu caddesi doğu-batı yönünde uzanmakta, caddenin kuzeyindeki duvarda ise nişler bulunmaktadır. Kentin önemi oyun ve yarışlarla ilgili bilgiler içeren birçok yazıtın kalıntılar arasında yer almasıdır. Kentin önemli noktalarında duran yazıtlı heykel kaideleri güreş, atletizm, gibi yarışlarda ödül alanlar ile bu yarışmaları düzenleyenler ve maddi destek sağlayanlar hakkında bilgi vermektedir. Bunların dışında Syedra’da tiyatro, tapınak, bazilika, kilise, evler ve dükkânlar gibi binalara ait kalıntılarda bulunmaktadır Kazılar sonucunda kent tarihinin İÖ 7’nci yüzyıldan İS.13’ncü yüzyıla kadar uzandığı belirlenmiştir.[2]

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Alıntı & Kaynak & Fotoğraflar

* https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/antalya/gezilecekyer/syedra

* https://pxhere.com/tr/photo/1000796

* http://arkeopolis.com/antalya-muzesinden-8-tanri-heykeli/

[1] Alanya Müzesi 1999 yılına ait yapılan kazı çalışmaları.

[2] Barış salman Anı Kitabı: https://www.academia.edu/36141424/Syedra_ve_Teritoryumu_Syedra_and_Its_Territorium