Xanthos Antik Kenti’nin Nereidler Anıtı ve Nereidler’in (MÖ 390-380) Ana Vatanı Türkiye – Antalya’dır

Xanthos Antik Kenti’ndeki bu anıt, adını sütunlar arasında deniz tanrısı Nereus ve Doris’in kızları olan Nereidlerin heykellerinden almıştır. Bir zamanlar bu anıt nasıl ki değil Türkiye’nin, dünyanın en gözde tatil şehrinden biri olan Antalya sınırları içerisinde yer alan Xanthos Antik Kenti’ndeydi ve tonlarca ağırlıktaki bu anıt deniz yoluyla Akdeniz’i boydan boya geçip, koskocaman Avrupa kıtasının etrafını dolanarak Kuzey Atlas Okyanusu’na ulaşıp, oradan Manş Denizi’ne doğru yolculuğu sırasında kimbilir kaç ayda gidebilmişse, üstünde yer alan Nereidlerden bir tanesinin dahi, bırakılmadan götürülmesi de normaldi!..

Anıtın sütunları arasında rüzgârda giyinmiş kadınları tasvir eden 12 heykel vardı ve kadınların ayaklarının altında balıklar ve deniz canlıları görülmekteydi. Nereid, Yunan mitolojisinde (?) denizci Nereus ve Doris’in 50 iyi niyetli kızına verilen isimlerdi ve su altı perileri olarak da isimlendirilen Nereidlerin denizin altındaki gümüş mağaralarda yaşadıklarına inanılıyordu. Bu iyi niyetli iyi yürekli su perileri denizde zor düşen herkese yardım ediyorlardı. Nereidler ölülerin son yolculuklarına eşlik eden perilerdir. Denizin ve rüzgarın etkisine açık olan bu periler, faniye gövdelerine yapışmış elbiselerinin içinde sükûneti telkin ederler. Denizin değişkenliğini, derinliğini, süretliliğini ve kaprisliliğini gösteren yaşlı Nereus’un 50 kızı da elbette ki babaları gibi kendilerinin tanrıça olarak dikildikleri yerde bu özellikleriyle anılmaları gerekirken, bu tanrıların dikkat çekmesi için “Ölüm karşısında fani yolcuları dans ve şarkıları ile eğlendiren temsilidir.” olarak günümüz anlayışına göre tanımlanmaları anlamadığım gibi dikkat çekmek için bu şekilde yorumlanmasının maddi kaygılarını anlayabiliyorum. 

Xanthos Antik Kenti her ne kadar deniz kenarında olmasa da bugün Eşen Irmağı olarak bilinen Xanthos Nehri aracılığı ile denize ulaşıyorlardı ve asıl mesleği korsanlık olan Xanthoslular aynı zamanda Likya uygarlığının merkezi konumunda önemli bir kenti konumundaydı. Zaten kentteki Nereid Anıtı adı verilen ve bugün British Müzesi’nin en gözde eserlerinden olan muhteşem Nereid Anıtı, Payada Anıtı ve Harpy Dikme Anıtı, kentin önemini ortaya koyan bazı eserlerdendi.

Nereidler Efsanesi

Nereidler efsanesi o kadar Anadoluludur ki, araştırmalarıma göre dünyanın hiçbir yerinde Nereidlerle ilgili yapılmış böylesi bir heykel yoktur. Olsa olsa bunlar duvar kabartmalarıdır ki, bu efsaneye ait tüm Nereid heykelleri sadece Anadolu’da yapılmıştır. Şimdi böyle bir durumda bu efsaneye Yunan demek ne kadar doğrudur? “Grek” deyince , “Grek” olur mu? Bu verilerin ışığında bu savları da ortaya atmak, Nereid heykellerine ve efsanesine Yunan mitolojisi diye ortaya atanlar bu saptamalarda nasıl bulunuyorsa aksini de savunmak ve Anadolu topraklarında olduğu için Anadolulu demek tarihin bilimsel olarak tartışılmasına sizce de katkı sağlamaz mı? Ya da efsanenin doğuşu ve Grek kültürünün ana karası bugünkü Yunanistan’da bu efsanelerin ve bu tür heykellerin üretim yerleri o coğrafyalar olması gerekmez miydi? Kaldı ki bir inancın bir toplumda nüfus bulması için kaç asrın geçmesi gerekir. İnanç dediğimiz şey ve onun gereklilikleri bir coğrafyada öyle bir anda ortaya çıkıp sahiplenilen bir şey değildir ki, bunun için asırların geçmesi lazım.

Belli ki bu inançlar Anadolu topraklarına aittir ve zaman içerisinde Yunan karasından Anadolu’nun Roma ve Bizans İmparatorluğu tarafından ele geçirilmesinin ardından Anadolulu yerli halkın pek çok inancı, Roma’nın kendi getirdiği kültürle belli ki bir şekilde harman olmuştur. Burada yazılması ve tartışılması gereken daha çok konu vardır, fakat bunlar ancak bilimsel verilerin ekseninde masaya yatırılıp konuşulması gereken konulardır. Konuşulmasını dilerim.

Xanthos Antik Kenti’ndeki Erbinna Anıtı (Nereidler), Charles Fellows tarafından Xanthos’tan kaldırılarak İngiltere’ye götürüldü. Anıt bugün British Museum’un 17. salonunda sergilenmektedir. İ.Ö 4. yüzyıla tarihlenen bu yapıda İon düzenindeki tapınak yapılar ile Likya/Anadolu sanatının en güzel örneği görülür. Xanthos’un Likyalı hükümdarı Erbinna’nın anısına yapılan bu anıtta hükümdarın zaferleri, kurban ve yemek sahneleri kısacası hayatı boyunca tüm yaşamı boyunca yaptıkları mermere friz biçiminde işlenmiştir. Sütunların arasında ise içinde Nereidlerin de yer aldığı 12 heykelle korunmuştur.

Xanthos Antik Kenti’ndeki Anıtı Likya Hükümdarı Erbinna’ya Aittir

Xanthos’un Likyalı Hükümdarı Erbinna’ya ait bu anıtın hemen ortasında Hebe heykeli vardır. tanrıça Hebe, Zeus ile Hera’nın kızıdır. Herakles tanrı olduktan sonra onunla evlenmiştir.

Ganimedes ya da Ganymedes (Latince Catamitus) Olağanüstü güzelliği nedeniyle Zeus tarafından bir kartalla bugün Kaz Dağı olarak bilinen İda dağından Olimpos’a burada şarap sunucusu olarak hizmet etmek üzere kaçırılan, Komeros’un aktardığına göre ölümlülerin en güzeli olarak nam salmış mitolojik bir karakter.”(1) in yerini almıştır. Ganimedes’in yerini alana kadar da Olimpos’da tanrı yiyeceği olarak nektarı sunmak zorundaydı. Çoğunlukla elinde bir kase ile nektar sunan bir kadın olarak resmedilmiştir. bazı yerlerde Herakles’in karısı olarak resmedildiği de olmuştur.

Roma Mitolojisinde Hera’ya Juventas ismi verilmiştir. Bu tanrıların hepsi Likya Uygarlığına ait halkların tanrılarıdır. Çok tanrılı dinlerde halklar birbirlerinin tanrılarını ve onlara ne için tapıldığını merak edip beğendiklerini kendilerine alıyorlardı. Anadolu’daki tanrılarının hepsi Romalıların Anadolu’yu işgal etmelerinden sonra tanrılarına ve mitolojilerin kadar kendilerine mal edilmiş, bir çocuğun adı kendilerine göre değiştirilmiş, başka isimlerle anışmış, fakat bu tanrılara yüklenen misyon neyse, tamamen aynı şekilde kabul edilerek inanılmıştır.

Hebe heykeli burada da görüleceği gibi kanatlı olarak tasvir edilmiştir.
Deniz Perisi Nereidlerin Heykelleri İngiltere’de British Müzesi’nde Sergilenmektedir.https://www.britishmuseum.org

Xanthos Antik Kenti’nde Erbinna’ya Yapılan Anıt Mezar Nereid Anıtı Olarak Biliniyor

Xanthos Antik Kenti’ndeki bu eşiz anıta Nereidler’e ait heykeller olduğu için bu anıta Nereid Anıtı denilse de aslında bu isimlendirme yanlıştır. Bu anıt Xanthos’un Likyalı hükümdarı Erbinna’nın anısına yapılmıştır. Hal böyle olunca Nereidler’in isimleri daha çok konuşulmakta bu anıtın yapılmasına vesile olan şöhretli olduğu anıtından belli olan hükümdar Erbinna’dan yeterince konuşulmadığından ismini ya da kim olduğu konusunda merakı bu isimlendirme ister istemez engellemektedir. Sanırım bu ismi Britsh Müzesi müzenin dikkat çekmesi ve çok daha fazla müze ziyaretini artırmak kaygılarıyla bu isimlendirme yapılmıştır. Yoksa, “Xanthos Hükümdar Erbinna’nın Anıtı” demiş olsaydı bu kadar dikkat çekmezdi.

Fakat tarihte o kadar acılar var ki, Heredot M.Ö. 545 yılında Likyalıların Pers komutanı Harpagos’a karşı savaşını şöyle anlatmıştır.” “Pers ordusu, başında komutanları olduğu halde Xanthos Ovası’na indiği zaman, Xanthoslular bitmez tükenmez kuvvetlere karşı az sayı ile dövüştüler, yiğitlikte nam saldılar, ama yenildiler, kentlerine geri atıldılar, kadınları, çocukları, hazineleri ve köleleri kaleye doldurdular. Alttan, yandan ateşe verdiler. Öyle ki yangın kaleyi yerle bir etti. Bundan sonra birbirlerine korkunç yeminlerle bağlanarak düşmana saldırdılar ve Xanthos’ta oturanların tümü de savaşarak öldüler.” Bu toplu intihardan o sırada şehirde bulunmayan 80 aile kurtulur ki şehirlerini, yeni gelen göçmenlerle yeniden kurarlar.

Xanthos’da Yangın

“İ.Ö. 475-450 arasında Xanthos, bu kez yangın felaketi ile karşılaşır.
Kazılarla da belirlenen bu yangın katından sonra şehir büyük bir gelişme göstererek batı dünyası ile özellikle de Atina ile sıcak ilişkiler kurar. 

Büyük İskender’in seferi sırasında Xanthoslular Pers Harpagos’a olduğu gibi direnirler.
İ.Ö. 309′dan itibaren Mısır Hanedanı Ptolemaioslar’ın, ardından birçok Likya şehri gibi Suriye Kralı III. Antiokhos’un egemenliğini kabul etmek zorunda kalırlar.

İ.Ö. 2. yy’da Likya Birliği’nin başşehri olan Xanthos, 42 yılında bu kez Romalı Brutus tarafından yerle bir edilir. Xanthos’lular kılıçtan geçirilir. Brutus’a teslim olmamak için yine topluca intihar ederler. Kucağında çocuğu ile bir kadının ateşe atladığını gören Brutus çok üzülür ve askerlerine, Xanthosluları kurtaranları ödüllendireceğini söylerse de çok geç kalır. Ancak 150 kişi kurtarılabilmiştir.

Xanthos Antik Kenti Defalarca Savaş Gördü

Xanthos kenti, birçok önemli özelliklerinin yanında tarihi en çok acılarla dolu kent olarak bilinir. Tarihçiler, kentin birçok kez yerle bir olduğunu veya yandığını fakat yeni şehrin küller arasından yeniden yeşerdiğini yazarlar. Daha sonra Roma İmparatoru Markus Aurelius kenti yeni baştan imar eder. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan Xanthos, yöreye Arap akınlarının başlamasıyla I.S. VII. yüzyılda terk edilir.”(2) Ne hazin bir hikayeleri var değil mi? Xanthosluların tarihini okumak bana her zaman hüzün ve acı vermiştir. Gerçekten de çok onurlu insanlarmış.

(https://www.britishmuseum.org/collection/galleries/nereid-monument#&gid=1&pid=2)

“This slab comes from a frieze on the base of the nereid Monument. The subject perhaps records a real-life episode in whichi the seated ruler received an embassy from a captured city.  The siege of a city is shown elsewhere in the same frieze.”

Bu levha, Nereidler Anıtı’nın tabanındaki bir frizden alınmıştır. Belki de oturan hükümdarın ele geçirilen bir şehirden bir elçilik aldığı gerçek hayattan bir bölümü kaydediyor. Bir şehrin kuşatması aynı frizde başka bir yerde gösterilmektedir.

https://www.britishmuseum.org/collection/galleries/nereid-monument#&gid=1&pid=4

Part of the third frieze, which was caeved on he architrave (horizantal panel)  above the external  columns of the Nereid Monument. İts şhows the secenes of life in the courd of the dynast.

Bu frizde bir avdan sonra avın yemek haline getirilip sunumuna kadarki aşamaları bizlere gösteriyor. Demek ki büyük bir kutlama var ve bunun onuruna verilmiş bir ziyafet var. Bu ziyafetleri hazırlayanlar da belli ki bunun bir parçası oldukları için oldukça meseleye sahiplenmiş ve işlerinde oldukça ehil kimseler olmalılar.

Xanthos Antik Kenti’nin Nereidler Anıtı’nın dış sütunlarının üzerindeki arşitravda (yatay pano) kazılan üçüncü frizin bir kısmı. Hanedanın avlusunda hayatın sırlarını gösterir.

Xanthos Antik Kenti’ne Nice Yaşamların Kesitleri Erbinna Anıtı’nın Frizlerinde Yaşıyor

Nereidler Anıtı’nın taç kısmını ev, kurban ve yemek sahneleri ile süslenmiş kabartmalarla süslenmiştir. Bir av sonrası uzanmış istirahat eden bir krala hizmetkârları hizmet yapmaktadır. Kralın hemen yanında sakallı biri krala doğru eğilerek kulağına bir şeyler söylemektedir. Kralın uzandığı koltuğun hemen dibinde köpeği vardır. Kral bir taraftan kulağına söylenenleri dinlerken diğer taraftan da bir tarafta Pers tarzı bir şişe (rhyton) tutmakta, diğer eliyle içki kâsesini  (phiale) hizmetkârın elinden almaktadır.  

Upper podium frieze of the Nereid Monument of Xanthos showing soldiers, including heavily armed hoplites and archers, carved about 390-380 BC, British Museum, London

Xanthos Antik Kenti’nin Nereidler Anıtı’nın üst podyum frizi, ağır silahlı hoplitler ve okçular da dahil olmak üzere, MÖ 390-380 civarında oyulmuş askerleri gösteriyor, British Museum, Londra

Warriors fighting. Fragment of the larger podium frieze from the Nereid Monument at Xanthos in Lycia, ca. 390–380 BC.

Savaşçılar savaşıyor. Likya’daki Xanthos’taki Nereidler Anıtı’ndan daha büyük podyum frizinin parçası, yaklaşık olarak MÖ 390–380 tarihlendirilmektedir.

A stone slab from the frieze on the Large Podium of the monumental tomb, known as the Nereid Monument after some remarkable statues of the sea-nymphs which adorned it. The dead, the dying, and those who are about to die, among a tangle of limbs, including those of a horse. From the monumental tomb for Erbinna, Lykian ruler of Xanthos (Günük, S.W. Turkey), The British Museum, London.

Anıtsal mezarın Büyük Podyumundaki frizden bir taş levha, onu süsleyen deniz perilerinin bazı dikkat çekici heykellerinden sonra Nereid Anıtı olarak bilinir. Ölüler, ölenler ve ölmek üzere olanlar, bir atınki de dahil olmak üzere bir dizi uzuv arasında. Xanthos’un Likyalı hükümdarı Erbinna’nın anıtsal mezarından (Günük, SW Türkiye), British Museum, Londra.

XANTHOS ANTİK KENTİ’NDEN BİZE KALAN TEK FRİZ PARÇASI ANTALYA MÜZESİ’NDE SERGİLENMEKTEDİR.

Bu da Xhanthos Antik Kenti’nde bize kalan eser, bugün Antalya Müzesi’nde sergilenmektedir. Şaka gibi değil mi? Erken Klasik Dönem’e ait kalker (kireç) taşından yapılmış bu eserde süvariler friz biçiminde resmedilmiştir. Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu’na ait (2019)
Xhanthos Antik Kenti Krokisi – ANTALYA – TÜRKİYE

Alıntı & Kaynak & Fotoğraflar

(1) Behçet Necatiğil, 100 soruda Mitologya, 1995, S. 35.

(2) Ali Yollu, http://ayollu.blogspot.com/2011/09/xanthos.html

* https://www.britishmuseum.org

* http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=28313&start=15

* Xanthos (Ksanthos) – Arnna Antik Kenti / Likya Birliği https://blog.delphinhotel.com/xanthos-ksanthos-arnna-antik-kenti-likya-birligi/?fbclid=IwAR3EHpTDRGzFa4A3iUeSMV6QzB1KjLyf-JTjM8hxnRRVt_95-6fl_LkDp4c

* https://tr.wikipedia.org/wiki/Elgin_Mermerleri

* https://kavrakoglu.com/likya-isik-ulkesi-40-xanthos-ksanthos-3/