Yerli Malı Haftası’ndan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’na 12-18 Aralık

Yerli Malı Haftası’ndan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’na 12-18 Aralık

Hepimizin küçüklüğünden hatırladığı, özellikle ilkokul yıllarında hayli keyifle kutlanan bir hafta vardı: Yerli Malı Haftası. Herkesin o haftanın başladığı ilk iş gününde evden yanında getirdiği yiyecekleri sınıfta birlikte yediği ve öğretmenlerin bu esnada yerli malının ne olduğunu anlatarak haftanın değerini anlattığı günlerdi onlar. Ve şiirler okunurdu: “Yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı.” Gerçekten o yıllarda bir şenlik havasında geçen yerli malı haftasının anlamı yeterince öğrenildi mi? Yerli malı denilince ne anlıyoruz? Artık resmi adı “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” olan Aralık ayının öne çıkan bu belirli haftası yani 12-18 Aralık haftasında bu sorunun yanıtını ararken böyle bir haftanın nasıl ilan edildiğinin öyküsüne birlikte bakalım.

Yerli Malı Haftası Nasıl Kabul Edildi?

Yerli malı haftasının tarihçesine bakalım öncelikle. Tarihi oldukça geriye Cumhuriyet’in kuruluşu sonrasına saralım. “Askeri zaferler, ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça bir anlam ifade etmez” diyen Mustafa Kemal Atatürk, ardı ardına 3 büyük savaş geçirmiş ve yeni bir devletin yurttaşı olmaya çalışan, geneli yoksul bir halkın yeni dönem ekonomik planlarını yapmakla meşguldü. Ekonomik anlamda güçlü olmak ve kendi kendine yetebilmek için gereken de üretim yapmaktı. Oysa yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti, çöküş dönemindeki Osmanlı’yı miras almış ve oldukça dışa bağımlı, tarım ve sanayi tekniği ilerlememiş, burjuva sınıfı oluşmamış bir halka sahipti. Yeni dönemin hangi ekonomik stratejilerle oluşturulacağına dönük en somut çalışma, 1923 yılında toplanan İzmir İktisat Kongresi’dir. Bu kongrede Atatürk ve yönetimi, 6 ilkeden biri olan devletçilik ilkesinin ekonomik yönü olan karma ekonomi modelini ortaya koymuş yani devlet ve özel sektörün birlikteliğinde bir kalkınma seferberliği başlatmıştır. Burada hedef, her alan yerli üretim yani yerli malı teşvikidir.

Yerli Malı Haftası’ndan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’na 12-18 Aralık

İzmir İktisat Kongresi sonrasında hükümet, makro ölçekli fabrika ve ulaşım yatırımları için bütçe yaparken diğer yandan da özel sektörün güçlenmesi ve yerli üretimin alt ve orta seviyelerde payının artması için teşvikler hazırlıyordu. Ancak bahsedilen yıllarda 1. Dünya Savaşı’ndan yeni çıkmış dünya ülkelerinin genelinde de ekonomik sıkıntılar ve kıtlıklar yaşanmaktaydı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kadrosu, bizzat içinde yer aldığı 1. Dünya Savaşı’nı ve yine direkt aktörü olduğu siyasi gelişmeleri çok iyi okuyarak yeni bir dünya savaşının yaşanacağını öngörmüş, halkı da yerli malı ve tutumlu olmak üzerine hazırlamayı hedeflemiştir. Buna mukabil 12 Aralık 1929 tarihinde dönemin Başbakanı İsmet İnönü, TBMM’de ulusal ekonomini önemini vurgulayan detaylı bir konuşma yapmış, yerli malı üretimi, kullanımının yanı sıra tutumlu olunmasını da tavsiye etmiştir.

Yerli Malı Haftası’ndan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’na 12-18 Aralık
İsmet Paşa (İnönü)

12 Aralık 1929 tarihindeki bu konuşmanın devamında hemen 6 gün sonra yani 18 Aralık’ta TBMM Başkanı Kazım Özalp’in başkanlığında Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kurulmuştur. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk de bu cemiyeti himayesine almıştır. Yeni kurulan bu cemiyetin amacı ise insanların yaşamında tutumlu olmaya ve tasarruflu olmaya yöneltmekti. Bunun yanı sıra cemiyet, yerli malları tanıtımı ve kullanımını teşvik ile yine bu malların kalitesinin ve miktarının yükseltilmesini hedeflemiştir. Tam da Atatürk ve kurucu kadronun öngördüğü üzere 1945 yılında patlak veren 2. Dünya Savaşı ile ekonomik kriz ve kıtlık baş göstermiştir. Bu süreçte Türk parasının yurt dışına çıkmasına engel olacak yasalar çıkarılmış ve 1946 yılında da İnönü’nün 1929 yılında yaptığı konuşmanın tarihine atfen 12-18 Aralık arası “Yerli Malı ve Artırma Haftası” olarak kutlanmaya başlamıştır. 1980 darbesi sonrasında ise 1983 yılında bugünkü resmi adı olan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak değiştirilmiştir. Yani, bu haftanın ilan ediliş öyküsü, ekonomik gerçeklerle iki dünya savaşı arasında ayakta kalmaya çalışan genç bir cumhuriyetin mücadelesine dayanıyor.

Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası Ne Anlatır, Nasıl Kutlanır?

Öncelikle bu özel haftada adı geçen kavramların ne olduğunu hatırlayalım. Öncelikle tutumdan başlayalım. Ekonomi biliminde en temel kabul edilen bir ilke vardır: “Kaynaklar kıt, ihtiyaçlar sonsuz” Bu ilke ekonomi biliminin çalışmasını sağlar. İnsanın doğasından ileri gelen temel ihtiyaçlarının toplumsal döngüde giderilmesini sağlayan üretim – tüketim dengesinin gelişen teknoloji ve artan nüfusla beraber değişen formları, yeni ekonomik çözümler gerektirir. 21. Yüzyıla gelindiğinde ise geleneksel ekonomik çözümlerin de tek başlarına yeterli olmadığı ve çok farklı parametrelerin işin içine girdiğini görüyoruz. Dolayısıyla çağımız, tüketim çağı olarak nitelendiriliyor. Bu tüketim talebinin karşılanması için üretime, üretim içim de finansal ve fiziksel kaynaklara ihtiyaç var. Tutumlu olma konusu da tam da bu noktada önem kazanıyor. Fiziksel ve finansal kaynakların zora girmesinin yaratacağı krizin önüne geçmek ve yine olası krizlerden en az etkilenmek için bireyden devlete bir tutum ve yatırım anlayışının gerekliliği söz konusu. Bu da bugün bir ihtiyaç olarak sunulanın gerçekten ihtiyaç olup olmadığını sorgulamak, elde olanı yeterince kullanmak ve artırılanı bir yatırım olarak değerlendirmekle mümkün.

Yerli Malı Haftası’ndan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’na 12-18 Aralık
Eski Türk Malı logosu

Diğer kavram Türk malları ise ulusal ekonomiyi işaret ediyor. Burada sözü geçen malları yalnızca sınai üretim değil, tarım ve hizmet ile günümüzde çok kritik bir hale gelen yazılım ve fikir üretimi de dahil bir bütün olarak görmek gerekir. Her toplumun kendi kendisine yetebilmesi, yetmesinin mümkün olmadığı durumlarda dışarıdan yaptığı ithalatın yaptığı ihracatla dengeli olması, bu noktada önemlidir. Bu da eldeki imkanların doğru değerlendirilerek üretime dönüştürülmesi, bu dönüşümü ve yeni icatları yapacak eğitim modellerinin oluşturulup uygulanması sayesinde olabilir. Yani yerli malı kullanımı meselesi, bir ulusal mesele olmakla birlikte sadece kullanımını teşvik değil var olmasını destekleyici politikalar da gerektirir. Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’nın kutlanması, okullarda yazımızın girişinde belirttiğimiz gibi şiirler ve etkinliklerle gerçekleştirilmeye devam ediyor ancak bu kutlamalarda bu bilincin yediden yetmişe her seviyeye uygun bir şekilde verilmesi de çok önemli.

Yerli Malı Haftası’ndan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’na 12-18 Aralık
Yerli Malı haftası kutlamaları

Günümüzde Yerli Malının Anlamı ve Global Değeri

Endüstrileşme ve küreselleşmenin etkisine ilave olarak bilişimin de en üst seviyeye gelmesi ile birlikte artık yerli malının anlamında da değişiklikler oldu. Bugün bir üretimin yerli malı sayılması için üretiminin yurt içinde yapılması yettiği gibi bir bölümünün de burada tamamlanmış olması kabul görüyor. Tamamen yabancı bir sermayenin ülke içinde yerli bir sermaye ile ortaklaşa kurduğu bir fabrikada yapılan üretim gibi yerli bir sermayenin ithal ettiği ham madde ile yerli bir ürün sağlaması da aynı çerçevede değerlendiriliyor. Son dönemde elektrik enerjisi üretimindeki kaynağın yerli payının % 62’ye otomotivdeki yerli payının %50 olması gibi iyi gelişmeler söz konusu. Bu tür gelişmelerin, gelecek 10 yılda daha da artması dileğiyle; 12-18 Aralık Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kutlu olsun, diyoruz.