Iotape Antik Kenti – Kilikya / Antalya-Gazipaşa

Iotape Antik Kenti Alanya ilçesinden Gazipaşa’ya uzanan eski (sahil) karayolu üzerinden 34 km sonra, Gazipaşa’dan Alanya istikametine doğru ise 10 km sonra ulaşacağınız, deniz kenarına kurulmuş tarihle doğanın buluştuğu, insanın heyecanlarını körükleyen bir liman kentidir. Antik kent aynı zamanda Alanya ile 26 km mesafede olan Alanya sınırları içerisinde olan Uğrak Köyü’ne 8.5 km mesafededir. Uğrak Köyü’nün sınırları içerisinde yer alan ve Iotape adını “Aytap” olarak okuyan yöre halkının antik kente ve bölgeye verdiği isim “Aytap”tır. Aytap aynı zamanda Iotape Antik Kenti’nden bir önceki sahilde Aytap olarak hizmet veren ve doğa ile bütünleştiği muhteşem bir manzaraya sahip olan, Iotape’den Alanya’ya doğru giderken yer alan bir koydur. Yerli halk burada denize girmeyi tercih eder ve burası “Aytap Plajı” olarak bilinir.

Sahil yolu antik kentin tam ortasından geçtiği için haliyle bu yol nedeniyle antik kent bir tahribat görmüştür. Yolun üst kısmında daha çok nekrapol alanındaki mezar yapılarından, evlerden ve bir bölüm izlenebilen surlardan oluşan bir takım yapı kalıntıları olsa da kente ait en büyük yapılar deniz kenarında kalan kesimde kalmıştır ve bu haliyle dağınık bir yerleşim göstermektedir. Nekropol, anıt mezar yapılarının yanı sıra, tonoz örtülü küçük mezar yapıları ve basit mezarların yer aldığı örneklere de rastlanmaktadır. Bunlar antik kentin mezar mimarisi ve ölü gömme adetlerinin en iyi şekilde yansıtan özgün eserlerdir.

4. Antiochus ile ilgili görsel sonucu
İotepe Antik Kenti’nin adını Kommangene Kralı IV. Antiochus’un karısı İotepe’den almıştır.
Kimbilir kaç kere yağmalanmış, günümüz mezarlarına çok benzeyen, toprağa gömülü bir mezar. Hallbuki o tarihlerde daha çok lahitler söz konusu ve ölü gömme adeti daha çok Anadolu kültüne ait bir gelenek. Kentte ölüleri lahitte, yakarak daha küçük lahitlerde ve gömmek üzere üç çeşit gömme adetinin olması üstünde durulması gereken bir konu. Bu nedenlet kent enteresan şekilde bir çeşitlilik ve zenginlik göstermekte. Buradan yola çıkara dahi kentin ilk sakinleri hakkında ipucu yakalayabilmemiz mümkün.

Batı Kilikya bölgesinde kalan Iotape adını Kommagene Kralı 4. Antiochus’un (İ.S. 38-72) karısı İotepe’den almıştır. “Kommanege Krallığı nerededir ve nasıl kurulmuştur?” diye soracak olursanız, bu krallık Antik Çağda Orta Anadolu’nun güneyinde yer alan Helenistik krallıklarından biridir. Batıda Kilikya ve Doğu’da Kapadokya ile çevrili olan Kommegene Krallığı’nın doğu sınırını Fırat nehri çizmektedir. Krallık, bugünkü Adıyaman, Gaziantep ve Kahramanmaraş illerini kapsamaktadır. Kommegene Krallığı, M.S. 17’de Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine girene kadar varlığını sürdürmüş, IV. Antiokhos’un ölümünden sonra, bölge Tiberius zamanında Romalıların eline geçmiş M.S. 72 yılında Vespasianus döneminde Kommegene, Roma’nın Suriye eyaletine katılmıştır.[1] Aşırı savurganlığı, tuhaflığı, ahlaksızlığı ve acımasızlığıyla tanınan, M.S. 37-41 yılları arasında görev yapmış, “Caligula” takma lakaplı Roma’nın 3. İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus, IV. Antiochus’u kral olarak ilan etmiştir. Romalılara sadık bir müttefik olarak hüküm süren IV. Antiochus I. Yahudi isyanı sırasında sağladığı yardıma karşın, asıl adı Titus Flavinus Vespasianus olan ve M.S. 69-79 yılları arasında Imperator Caesar Vespasianus Augustus namı ile kısa dönem Roma İmparatorluğu yapan Flavian Hanedanlığının da kurucusu olan imparator tarafından “Partlar adına çalıştığı” gerekçesi ile tahttan uzaklaştırılmıştır.

 

Roma İmparatorları Trainus (M.S. ?-117) ve Valerianus (M.S. 253-206) dönemlerine kadar İotepe Antik Kenti adına sikke bastırılmıştır.
İotepe Antik Kenti Traianus Tapınağı bugünkü modern yolun üst başındadır.

Iotape Antik Kenti, Trajan adıyla bilinen Roma’nın beş iyi imparatorundan biri olan ve onun döneminde imparatorluk en geniş sınırlara ulaşan İmparator Marcus Ulpius Nerva Traianus (?-117) ve Valerian adıyla tanınan M.S. 253-260 yılları arasında Roma İmparatoru olarak görev yapan Publius Licinius Valerianus’a kadar kent adına sikke bastırılmıştır. Antik kentteki kalıntılar Roma ve Bizans dönemi özelliklerini taşımaktadır. Iotape Antik Kenti Traianus Tapınağı için (bkz. Iotape Antik Kenti Traianus Tapınağı – Kilikya / Antalya-Gazipaşa)

Kentte göze çarpan kalıntılar arasında akrapol, hamam, Orta Çağ kalesi, kuzey ve doğudaki tepelerde birçok anıtsal mezarların yer aldığı bir nekrapol alanı, liman ve güneyde yer alan “Treianus Tapınağı”nı sayabiliriz. Nekrapolde anıt mezarlarının yanı sıra tonoz örtülü küçük mezar yapıları da yer almaktadır.

Iotape Antik Kenti Bir Liman Kentidir.
Doğa ile tarihin buluştuğu şehir.
Iotape Antik Kenti ayağa kaldırılmak için ilgi bekliyor.
Şu güzelliğe, şu mimariye, şu değere bakar mısınız? Bu eserlerimizi doğanın insafına bırakmayalım.

 

 

 

 

Iotepa Antk Kenri Hamamı

 

 

 

 

 

 

 

Kentin ayakta kalabilen en belirgin yapısı hamamdır. Hamama ait kanalizasyon sistemi günümüze kadar korunarak gelmiştir. Umarım günümüz şehircilik planı başta Efes gibi büyük şehirler olmak üzere binlerce yıl önce yaşamış insanların dahi yaşadıkları şehirlere ne devasa kanalizasyon sistemi kurduklarını öğrenirler de, günümüzdeki kanalizasyon sistemini ne şekilde yapmaları gerektiğini öğrenirler..! Denize doğru uzanan yüksekçe bir burun vardır ve burası kentin akropolüdür. Akrapolün karaya bağlandığı vadide doğu-batı yönünde uzanan liman caddesi insana antik dönemin seyahatlerinin hayali kurmanıza yetecek ölçüde ayaktadır. Liman caddesinin iki yanında üç basamaktan oluşan krepis[2] bulunduğu ve bunların arasında yer yer heykellerin olduğu kaidelerden anlaşılmaktadır. Heykellerin yazıtları kentin başarılı sporcularından ve hayırsever insanlarından söz etmesi Iotape’nin en parlak dönemlerini oldukça seçkin ve yetkin insanların yer aldığı bir yerleşim alanı olduğu fikrini vermektedir. Burada yer alan surlar ise kentin kalesi görünümü vermektedir. Antik kente ait yapıların hepsi oldukça tahrip olmuştur ve gerçekten tarihi seven, onu korumaya ant içmiş, bu konuda inançlı, eğitimli ve bilinçli kişilerin insafını beklemektedir. Akropolün karaya bağlandığı vadideki Liman Caddesi ise sanki o kişinin bir gün bu limandan şehre giriş sağlayacağını haber etmek için denizi gözleyen bir feneri andırmaktadır. Kentin tek nefli ve dikdörtgen planlı bazilika (kilise) kalıntısında Hagios Georhinios Stratelates’in[3] (Aya Yorgi) betimlendiği fresko[4] izleri görülmektedir. Aziz Georgios’un bir krallığa zarar veren ejderhayı öldürme efsanesi günümüze kadar ulaşan önemli bir mitik hikâye olmasıyla birlikte, Iotape Antik Kenti’ndeki kilisenin Aziz’in olduğu tek fresko izlerini taşıyor olması, inanç bakımından incelenmesi gereken bir konudur.  Antik kentine ait hamam da kilise alanı içindedir. Şehrin antik dönemlerde korsan istilalarıyla münasebeti olmaması mümkün değildir. Çünkü antik kent tam da Akdeniz kıyı yolu üzerindedir ve antik dönemlerde Akdeniz ticaretinin yapıldığı o hareketli dönmelerde şehrin aynı zamanda bu ticaretten nasibini almaması mümkün değildir. Konumu itibariyle oldukça stratejik bir coğrafyaya da sahip olan kentin liman kalıntıları ve denizle bu kadar iç içe olması, insanın hayal dünyasını beslediği gibi, yapıların iç kısmında duvara yapılan sıva ve kireç kalıntıları dahi İotepe Antik Kenti sakinlerinin görgü, görenek ve yaşam kalitelerinin yüksekte olduğunun bir kanıtı olarak görülmektedir.

Iotape Antik Kenti’nin şehri merkezinde liman caddesinin hemen yakınlarında yer alan doğal mağarası.
Hamamın hemen karşısındaki adada Iotape Antik Kenti’nin şehir merkezi yer almaktadır.
Kentin etrafını çevreleyen surlar kale görünümü vermektedir.
Liman caddesinin iki yanında üç basamaktan oluşan krepis vardır ve bunların arasında yer yer heykellerin olduğu kaidelerden anlaşılmaktadır.
Krepislerin üstünde bulunan ve kitabeye göre şehirdeki sporcalara ait olan heykeller artık kimler tarafından götürüldüyse, artık yerinden yeller esmektedir, ve fakat bir zamanlar Iotape Antik Kenti’ni güzelleştiren ve başarılarıyla onur veren sporcuların heykellerinin izleri, sanki sahiplerini bekler gibi zamana meydan okumaktadır.
Heykellerin yazıtlarında kentin başarılı sporcularından ve hayırsever insanlarından söz etmektedir.

 

 

 

 

 

 

Taşın üstüne yazılmış ve bizlere bırakılan mektuplar, sanki “lütfen bize zarar vermeyin, koruyun, bizi anlayın” der gibi halen okunabilmektedir.
Surların biraz gerisinde kalan ve en yüksek noktasında yer alan bu yuvarlak yapı, sanki kale biçimde şehri çevreleyen surların gözetleme kulesi gibi durmaktadır.
Kaçırılmış heykeller, devrilmiş kaideler, ayağa kaldırılmayı bekleyen, sanki bunun için yalvaran eserler, kısacası çok üzülüyorum çok…

 

 

 

 

 

 

Kentin tarihine oldukça vakıf olan Uğrak Köyü Muhtarı Suat Toksöz, şehrin agorasında sur görevini gören taşları ve kentteki meşhur sporcuları anlatıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ioptape Antik Kenti’ne yolunuz düşerse eğer, eski liman kalıntılarının olduğu yerde denize girmeniz için size ağırlayacağı muhteşem koyuna ve aynı zamanda da antik kentle bütünleşmiş sahip olduğu doğasına eminim doyamayacaksınız. Böylesine gösterişli ve görkemli bir atmosferin günümüzde restorasyonu yapılmış ve hatta bazı alanları turistik tesis ve alışveriş merkezleri olarak düzenlenmiş, kazılardan elde edilenlerin sergilendiği küçük müzesiyle ziyaretçilere eşsiz bir hizmet veren bir bakış açısıyla gelecek nesillere aktarımının sağlanması açısından da gerekli çalışmaların yapıldığı bir antik kent olmalıydı. Dileğimiz o günlerin bir an evvel gelmesi, fakat bundan önce o bilinci yediden yetmiş yediye doğru aşılayabilmemiz.

Iotape Antik Kenti’nin kale biçimindeki şehir merkezini oluşturan adanın sağ tarafında kalan koy ve muhteşem görüntüsü. Alanya ve Gazipaşalıların, Uğrak Köyü sakinlerinin denize girmek için tercih ettikleri eşsiz doğallıktaki sahil.
Iotape Antik Kenti’nin hamam kısmında kalan duvardaki sıvayı ve üstünü kapatan alçıyı görüyor musunuz? Hem de o tarihlerde, sıvalı evlerde ve duvarları kendi kültürlerine göre bezenmiş resimlerle yaşayan insanlar. Şimdiki insanların da evlerinin duvarlarını resimlerle süsleme adetleri devam ediyor, o zamandan bu zamana bir değişmiş mi sizce?
Kapanışı bununla yapmak istemezdim, fakat ne yazık ki bizler tarihimize bunu hep yapıyoruz. “Lütfen tarihi eserlerimizi tahrip etmeyelim.” dememe gerek var mı? Her geçen gün biraz daha yıkılan şehir ilgi beklerken, bir de üstüne duvarlarındaki bu yazılar bizi çok kötü gösteriyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Iotape Antik Kenti’ni 3 Haziran 2014 tarihinde bana gezdiren ve bugün bu yazının ortaya çıkmasını sağlayan Uğrak Köyü Muhtarı Sayın Suat Toksöz’e teşekkür ederim. Ayrıca kendisi bir arkeolog kadar bilgili ve antik kentin, tarihin önemini defaatle bölge ve insanlık tarihi için öneminin altını çizecek kadar bilinçli bir vatandaş. Uğrak Köyü’nde hayatını seracılık yaparak geçiren Uğrak Köyü Muhtarı Suat Toksöz gibi bilinçli vatandaşlarımızın sayısının artması dileğiyle. Ayrıca, Kilikya bölgesinin önemli sahil kentlerinden biri olan Iotape Antik Kenti’nde yer alan “Traianus Tapınağı”nı yazının uzuması nedeniyle bir sonraki yazımda yayımlayacağım. Keyifle okumanız dileğiyle, saygılar sunarım.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Gazipaşa İlçesi Uğrak Köyü Muhtarı Suat Töksöz’e yapmış olduğu rehberlik ve misafirperverlik için teşekkür ederim. Aynı zamanda profesyonel bir seracı olan Suat Töksöz oldukça bilinçli, bilgili ve tarihine, topraklarına inanılmaz bağlı örnek bir muhtar ve vatandaşımızdır. Kendisine teşekkür ederim. (Ft: 03.06.2014)
Araştırma ve derleme yapmanın keyfi tüm yorgunlukların ve olumsuzlukların üstüne içilen bir ayran gibidir. Iotape Antik Kenti’ni görmenin ve şehirde dolaşmanın mutluluğunu hiçbir şeye değişmem, fakat artık bu güzellikler define avcıları ve doğa şartlarına karşı direnmekten yorulmuş kalıntıları yok etmeye başladı. Eğer bir önlem alınmazsa bu gördüğünüz her şey fotoğraflarda kalacak. Ne yazık ki Iotape Antik Kenti artık yıkılıyor…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alıntı & Kaynak & Fotoğraflar

* Fotoğraflar: Silvan Güneş, tarih: 03.06.2014

* http://adudspace.adu.edu.tr:8080/jspui/bitstream/11607/205/1/sedat_akkkurnaz_tez.pdf.pdf

* https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/antalya/gezilecekyer/iotape

* Bazı çizimler ve krokiler: http://www.gulerotel.com/iotape-antik-sehri/

[1] Hazel, J. (2002), Who’s Who in the Roman World. Psychology Press s. 13. ISBN-9780415291620. Erişim tarihi 2019.

[2] Krepis: Eski Yunanistan ve Roma’da tapınağın oturduğu platformun çevresindeki basamaklı kesime verilen ad.

[3]Hagios Georgios ya da Arios Georgios ismi ülkemizde “Aya Yorgi” olarak okunduğu için koruyucu Aziz olarak bilinen Aziz Georgios ülkemizde bu şekilde ifade edilmektedir. Aziz Georgios M.S. 280 yılında Filistin’in Lor şehrinde doğmuş, 23 Nisan 303 yılında ölmüştür. Roma ordusunda görevli olan babası Kapadokyalı Gerontius ve bugünün İsrail sınırlarında olan Lod şehrinden annesi Filistinli Polikronya Yunan kökenli Hristiyanlardır.

[4] Fresko: Fresk, ıslak kireç sıva üstüne, ezildikten sonra su ya da su ve kireç bileşimi bir bağlayıcı ile karıştırılan pigmentlerle yapılan resim. Yüzey kurudukça kireç, pigmentin sıvaya nüfuz etmesini sağlar.