Pisarissos Antik Kenti / Pamfilya / Antalya-Alanya

Pisarissos Antik Kenti, Antalya’nın Alanya İlçesi’nde Türkiye’nin en gözde kıyı kentlerinin sıralandığı Akdeniz’de, yerli ve yabancı turistlerin akın ettiği İncekum ve Avsallar beldelerinin kuzeyinde, kıyıdan yaklaşık 2,5 km uzaklıkta, Esentepe Köyü -eski adıyla Karaboynuzlar Köyü-, sınırları içerisindedir. “Hisartepe” denilen mevkide yer alan antik kent, yerli halk tarafından “Cavurbeleni” olarak tarif edildiğinden, yakın çağda yapılan çalışmalara ismi “Çavurbeleni Antik Kenti” olarak da geçmiş olabilir. Kalıntıların Helenistik ve Roma Dönemini gösterdiği Pisarissos Antik Kenti’nde bulunan bir yazıtta kent “Pissarissos” olarak adlandırılmıştır; ve ne yazık ki antik yazarların hiçbirinin yapıtlarında bu kenttin adının geçmemesi, kentin gerçek kurucuları, yaşanılabilir durumda olduğu dönemlerde nasıl bir kent olduğu, sosyal yaşantısı, izlediği politika gibi konularda bilgi elde etmemizi güçleştirmiştir. Günümüzde de antik kentle ilgili yüzey çalışmalarının hâlâ yapılmamış olması, kent adına ve insanlık tarihi adına büyük bir kayıptır. Anadolu özellikle ve en başta arkeolog ve tarihçilerin çalışma alanlarının oldukça zengin olduğu bir bölgedir ve bu konuda hala yapılacak çok iş vardır. Bazı kaynaklarda kentin Pamfilya ya da Kilikya bölgesinde olduğu çelişkili bir şekilde yazılmış olsa da, haritaya bakacak olursanız, daha ilerinde yer alan Hemaxia Antik Kenti’nin tam Pamfilya ile Kilikya’nın sınırında yer alan bir antik kent olması, Pisarissos Antik Kenti’nin Pamfilya topraklarında yer aldığını coğrafik açıdan bizlere kanıtlayan bir veri olarak değerlendirilmelidir. (bkz. http://blog.delphinhotel.com/hamaxiahamaksya-antik-kenti-sinek-kalesi-pamfilya-klikya-sinirlari-icerisinde-bir-kucuk-yerleske-alanya/)

Alanya sınırları içerisinde yer alan Hamaxsia Antik Kenti, Pamfilya ile Kilikya’nın tam sınırında yer almaktadır.
Konaklı beldesinde yer alan Hamaxsia Antik Kenti ile İncekum arasındaki karayolu mesafesi takriben 20 km’dir. Bu mesafe göz önünde bulundurularak Pamfilya Bölgesi ile Klikya Bölgesi içinde yer akan antik kentlerin hangileri olabileceği konusunda bizlere bilgi verecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölgeyi ziyaret edenlerin yapmış olduğu küçük tespitlerden ve bu yolla edindiğimiz bilgilerden yola çıkarak Pisarissos Antik Kenti’nin bir zamanlar surlarla çevrili olduğunu ve burasının korumalı bir alan olduğunu söylemek mümkündür. Sur büyük blok taşlardan yapılmıştır ve giriş kapısı kentin batı yönündedir. Surlar daha çok özellikle kuzeyde yer alan yerleşim yerlerini çevrelediği gibi, belli yerlerinde yer alan gözetleme kuleleri günümüze kadar gelebilmiştir. Burada ise konut tapılarının kalıntılarına rastlanmıştır. Aynı zamanda zirvede yer alan ve anıtsal nitelik taşıyan bir yapı kalıntısının kimilerine göre petrol presi olduğu yönünde saptamalar vardır. O dönemlerde yaşayan yöre halkının aynı zamanda zeytin yağı ya da şarap yapmak için de pres kullandıklarını ve bölgede bununla ilgili pek çok yapı ve araç-gereç kalıntılarına rastlandığını biliyoruz, fakat bölgede bir petrol presinin olması, hem de antik dönem ait izler taşıması, antik kentin değerini bizler için bir kez daha artırmaktadır. Zaten tüm Akdeniz bölgesine baktığınızda özellikle iç kesimlerde besin olarak üretimin ve madeni para basma gibi darphanelerin olduğunu görmek, metallerin işlenebileceği, atölye düzeniyle ön plana çıkan şehirlerden, tamamen sanatsal, kültürel ve ticari amaçla faaliyetlerini yürüten liman kentlerinin kurulmuş olduğuna şahit olmak, bizleri şaşırtmamalıdır. Ve fakat bu saptamaları nihai bir hale getirebilmek için bölgede bilimsel kazıların bir an evvel başlatılması şarttır…

Eşik, kapı girişleri ve geçit arşituru ile şehir surunun kalıntıları.
Pisarissos yerleşim alanının kuzeyinde bulunan bir gözetleme kulesinin temelleri.
Şehir surlarının kalıntıları.
Bir duvar yapısı.
Teras duvarı; aynı zamanda bir gözetleme kulesinin temelleri olan şehir duvarı.

 

 

 

 

 

 

 

Pisarissos Antik Kenti’nin agorası olarak tahmin edilen yerde antik tapınak olabileceği düşüncesini destekleyen bir takım antik yapılar bulunmaktadır. Küçük bir yerleşim yeri olarak niteleyeceğimiz kentte, yine kendi ölçeğine uygun bir tiyatro ya da odeona[1] ait düşünülen mimari kalıntılara rastlanmıştır. Bu da gösteriyor ki, kentte oldukça güçlü bir sosyal yaşantı vardı. Kenti tepesinde yer alan düzlükte bulunan pek çok antik dönem yapısı, bu yapılar içerisinde bulunan evler, zeytin işlikleri, mezar yapıları, bölge insanının tarıma dayalı yaşadığını bizlere kanıtlamaktadır. Bugünkü haliyle oldukça harap bir durumda olmasının yanında unutulmuş olması ve hatta günümüz tanıtım bültenlerinin içinde dahi yer almaması, kentin bundan sonraki yazgısı adına hiç de iç açıcı değildir. Özellikle genç arkeoloji bölümü mezunu kardeşlerimizin bölgeye tatil amaçlı geldiklerinde dahi bir günlerini ayırıp, kentle ilgili gözlemlerini kaleme almaları, hem bölge adına, hem tarih adına hem de kentin korunması ve ilgi görmesi adına önemli bir çalışma olacaktır.

Petrol presi. kentin kimliğini ortaya koyacak en önemli yapılardan birisi. Böylesine korunmasız, dile getirilmeyi bekliyor.
Kentin ayakta kalabilmiş en büyük yapılarından. Diğerlerine göre oldukça şanslı görünüyor, ve fakat bundan sonraki geleceği oldukça meçhul.
Kentin en sosyal alanlarından olduğunu gösterir çok değerli kalıntılar burada… Küçük bir tiyatrodan veya Odeon’dan süslü koltukların olduğu anlaşılan işlemeli taşlarla oldukça dikkat çekici.
Antik kentin önemli kalıntılarından biri bize şöyle diyor; ben küçük bir tiyatro veya odeonun süslü koltuk parçalarından biriyim. Yaşadığım döneme ait insanlar çok zevkli olmakla birlikte, üretmesini ve sanatla yaşamasını çok iyi bilirlerdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aslında İsveç’de bulunan Lund Üniversitesi bizim dahi kendi topraklarımızda yapamadığımızı yapmış, hazırladığı “Roma Dönemi Dijital Atlası”nda Pisarissos Antik Kenti’ne yer vermiş, antik kentin Roma döneminde yaşayan antik Pamfilya ya da Kilikya kentlerinden biri olduğunu tespit etmekle birlikte, literatürü tarayarak eski yazarların şehirden bahsetmediğini tespit etmiş ve fakat epigrafik olarak yerini kanıtlamıştır.[2] Kendi topraklarımızda yer alan tarihi eserlerin yerlerini tespit etmede ve de bununla ilgili harita hazırlamakta oldukça geri kaldığımız gibi, bu bilgileri İsviçre’deki bir üniversitesinden elde ediyor olmamız da tarihe ne kadar sahip çıktığımızı ortaya koymaktadır. Tabii ki sadece İsviç’deki Lund Üniversitesi değil, Avrupa ve Amerika başta olmak üzere, pek çok üniversite kendilerine ait dünyadaki tüm antik kentleri kapsayan dijital atlastlarını insanlığın hizmetine sunmaktadırlar. Konuya dikkat çekmek, ilgili kurum ve kişileri harekete geçirmek açısından bu tür tarihi yazıların okunmasını ve eğitim ayağındaki eksiklerimize dikkat çekerken, “nasıl bir sistem kurmalı ve her birimiz içinde nasıl yer almalıyız” noktasında da fikir vermiş olabilmeyi çok isterim.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

İncekum

 

 

 

 

Alıntı & Kaynak & Fotoğraflar

* Tüm fotoğraflar bu siteden alınmıştır: <(13.09.2015) https://www.histolia.de/sonstige-orte/pisarissos-pamphylien.html >- 08.08.2019, s: 18:12

* https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvUGlzYXJpc3Nvcw

* Roma İmparatorluğu’nun Dijital Atlası: http://imperium.ahlfeldt.se/places/27794.html

[1] Odeon: Antik Yunan’da, konserler verilen, şiirler okunan, oyunlar oynanan, genellikle dikdörtgen biçiminde, üzeri kapalı yapı.

[2] http://dare.ht.lu.se/places/27794.html