Side Antik Kenti’nde Düzenlenen Agonlar / Festivaller

Anadolu’nun Güneyinde, verimli Pamphylia Ovasının en doğusunda yer alan Side Antik Kenti hakkında daha önce genel bir bilgi vermiştim. (bak. http://blog.delphinhotel.com/side-antik-kenti-tarih-bizi-cagiriyor/) Side, yani bu topraklara henüz Yunanlılar dahi gelmeden önce, şehri kuran gerçek Anadolulu sahiplerinin “nar” anlamına gelen, bu ismi koymasıyla başlar bu öykü. Her ne kadar yabancı arkeologlar Side’nin en eski tarihine ait kalıntılardan çıkan yazıları, Hint-Avrupa diye bir yazıya benzetmiş olsalar da, bu konunun daha derin araştırılması gerekliliğini zaten ortaya koymaktadır.

Semavi inlerden önce insanların tanrılara inandığını ve özellikle Anadolu halklarının kadın tanrılara inandıklarını ve bunların içinden en güçlülerin Kybele olduğunu, Kybele isminin ise her farklı şehirde karşımıza başka bir tanrıça ismiyle çıktığını biliyoruz. O nedenle sanırım, dönemleri işlemeden önce, inanç yapısını ve insanların neye inandıklarını tam olarak ortaya çıkartabilirsek, nasıl yaşadıkları konusunda ortaya koyacağımız tahminlerle de şehirlerin gerçeğe yakın hikayelerini ortaya koyabiliriz.

Side Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Apollon’un ismi, antik tiyatronun kaset kabartmalarında, Athena’nın yanında ikinci tanrı olarak yer almaktadır. Sideliler tanrı Apollon’u “Apollon Sidetes” in isimlendirerek, onu şehir kurucusu ve ata babası olarak belirtmişlerdir. Bu durum, Apollo’nun kökleri çok eskiye dayanan eski baş tanrıya kadar giden yerel bir tanrı ile birleşmiş olması olasılığını güçlendirmektedir. Tarım tanrısı ve Bereket tanrısı olan Demeter ve Zeus’a da tapan Sideliler, “Agon Mystikos” Bayramı’nda Dionysos’a da tapınırlardı. Dionysos tapınmalarına Side anıtlarında sıkça rastlanmaktadır. Dionysos kültünün en önemli yapısı olan Side Antik Tiyatrosunda, tanrının hayatı scaende frons frizinde yer aldığı gibi, kaset kabartmalarına da işlenmiştir.

Pamphylia’nın önemli bir liman kenti olan Side’de düzenlenen agonistik festivali, İmparatorluk Dönemi’yle birlikte organize edilmeye başlanmıştır. Peki agon nedir diye soracak olursanız, Agon, (1. Yarışma): antik tiyatroda, tragedya ozanları, oyuncular ve dithyrambas koroları ya da sanatçılar, ezgiciler, yazarlar ve oyuncular arasında yapılan ve değerlendirme ile sonuçlanan yarışmalardır. Diğer 2. Anlamı ise çatışma demektir. Yani: Antik Yunan komedyasında düşünceleri birbirine karşıt olan iki oyun kişisinin tartışmaya girdiği bölümdür. Yunan tragedyasında, savsöz ve karşı savsözün öneri ve karşı önerinin, yanıt ve karşı yanıtın, atışma biçimi içinde yer olduğu söz kapışması sahnesidir. Side’de tamamen birinci anlamda, yani sanatçıların yarıştığı bir Agon söz konusuydu ve agonların büyük bir bölümü, müziksel ve sportif alanlarda yapılmaktaydı.

Bu agonların finansörleri, kentin ileri gelen zengin hayırseverleriydi. Kazılar sırasında çok sayıda agonistik yazıta rastlandı. Ve bunlar incelendiğinde görüldü ki Side festivalleri tarihine, statüsüne ve programına göre oldukça çok sayıda düzenlenen festivaller, kendi dönemi içinde Side’yi adeta parlayan bir yıldız yapmıştı.

Side’deki bazı önemli agonlar, ekonomik ve siyasi nedenlere bağlı olarak isim değiştirmişti. Ayrıca kentte daha düşük para ödüllü yarışmaların yapıldığı da söz konusuydu. Helenlerin hemen hemen tüm yerleşim yerlerinde yüksek prestijli agon düzenlemek onların bir geleneğiydi. Ele geçirilen çok sayıda yazıt, artık arkeologların bu konuya eğilmelerine ve antik kentlerdeki yaşam hakkında verilerden yola çıkarak varsayımlarda bulunmalarına olanak sağladı. Kendi en önemli prestij kaynağı konumundaki agonistik festivallerin isimleri sırayla; Pythia, Agon Phoibeios, Agon Apollonios, Olympia, Agon Mystikos ve daha düşük standartlardaki para ödüllü yarışmalar sayılabilir.

Side’de bunun dışında ekümenik (uluslararası) festivaller de yapılmaktaydı. Bunların içindne en önemlilerinin Pythia olduğu, hem yazıtlarda hem de kent sikkelerinde rastlanan önemli belgelerdir. Uluslararası, prestijli bir festivale ev sahipliği yapabilen Side’nin, kendi dönemi içinde eriştiği siyasi ve ekonomik zenginliğin, gücün boyutlarını gözler önüne sermektedir.

Antik Çağ’ın en önemli kentleri arasında yer alan Delphi Antik Kenti’nde, Apollon adına düzenlenen agonlar, çok geçmeden Hellen-Roma dünyası sınırları içerisinde, pek çok yerde geleneksel bir havaya bürünerek kutlanmıştır. İmparator Elagalabus M.S. (218-222) tarafından Antoneineia Pythia adıyla Roma’da düzenlenmiş, benzer şekilde birçok Anadolu şehirlerinde de versiyonları yapılmıştır. Fakat bu festivallerin Delphi dışında kentler tarafından düzenlenmesi, oldukça uzun bir izin ve yazışmaya tabiydi. Bu kopya edilen bütün agonlar için geçerliydi. Benzer prosedürün oyunlarını düzenleyen Side için de bu durum söz konusuydu.

Taklit edilen agonlar statü ve derece açısından orijinalinden daha düşük değerdeydi. Kente sağladığı avantajlar politik prestij, reklam, gibi unsurlar göz önüne alındığında, azımsanmayacak bir kazançtı bu. Bu tür agonlarda yarışmacıların başarılarına göre verilen ödüller ve imtiyazlar, imparatorluğun her köşesinde birçok ünlü atlet ve sanatçıyı organizasyonun yapıldığı kente çekiyordu. İlgili kent bir anlamda fuar merkezine dönüşürken, buradan sanatçılar da ünlerine ün katıp paylarına düşeni alıyorlardı. Bu nedenle Side ile Delphi’nin ilişkileri de bu alışveriş sayesinde güçlü bir konumdaydı.

Bugün Side halen turistik bir memlekettir, fakat tarihte yaşadığı o görkemli festivallerin yapıldığını sanmıyorum. Hatta bu bilgilerin haklı olarak yerini bulduğuna da. Sanırım biraz tarih kitaplarını karıştırıp, gelecek için neler yapmamız gerektiği konusunda geçmişten örnek almalıyız. Bir taraftan tarihi yaşatırken, diğer tarafta, bu topraklara sahip olmanın hakkını verebilmeliyiz.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Alıntı & Kaynak & Fotoğraflar

http://www.academia.edu/5086453/Sidede_Agonistik_Festivaller