Akalissos Antik Kenti / Likya Birliği

Akalissos Antik Kenti, Karacaören’de Asardere civarında Gavuistan olarak bilinen mevkidedir. Asarönünden sessiz ve dingin akan derenin kıyısındadır. Gözlerinizi alamadığımız bir manzara eşliğinde iki yanımızda yükselen sarp kayaların üstünde, yeşil bir tepededir. Akkolissos Antik Kenti’nin kurulduğu yere bakıp uçsuz bucaksız hayaller kurmamanız imkansızdır.

Akalissos Antik Kenti, Kumluca’ya 30 km. uzaklıkta, Karacaören köyünün Asarderesi/Gavuristanlık mahallesindedir. Idebessos’a 2 km. mesafededir. Akalissos adı Luwi kökenli bir sözcük olmakla birlikte kentin kuruluşu ile ilgili yeterli bilgi yoktur, fakat Helenistik dönemden önce de şehrin var olduğu sanılmaktadır. Kentin adı ilk kez bir lahitte Spratt ve Forbes tarafından “Akalissos” olarak okunur. Akalissos’lu piskopos Eudoxius İ.S. 458 yılında İmparator I. Leon’a yazdığı mektupta adı Akalissenus olarak geçer.

 

Akalissos Antik Kenti’nin tarihte ilk defa adı Roma Dönemi’nde geçmiştir. İ.S. 6. yüzyılda yaşamış olan Byzantion’lu Stephanos[1] ve Hierokles Akalissos’un bir Lykia kenti olduğunu aktarırlar. Lykia Birliği’ne üye olan Akalissos Antik Kenti, Roma İmparatorluk Dönemi’nde komşuları Idebessos  Yenikışla-Bademağacı) ve Kormos (Karabük) ile üç kent olarak sympoliteia (siyasi birlik) oluşturmuştur.

Akalissos Antik Kenti’nde neredeyse ayakta kalabilen en iyi durumda olan bir kilisenin alın süslemeleri günümüze kadar gelebilmiştir.
Taş ustalığının en güzel örneklerinden birine şahit olduğunuz bu  taş kabartma, binayı boylu boyunca bir kemer gibi çevrelemektedir.
    Bir duvar kabartması.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Akalissos Antik Kenti’nden günümüze yeterli bir kalıntı gelememiştir. Sadece sur parçaları, Bizans dönemine ait iki kilise kalıntısı, İmparator Commodos’un (M.S. 180-192) heykelinin kaidesi ve otuza yakın lahit bugüne kadar gelebilmiştir. Bu lahitlerden klasik Likya lahitlerinden biraz daha görünümündedir. Üçgen alınlıklı ve sade cephe girişlerine sahip lahitler, klasik Likya lâhitlerinden farklı bir görünümündedir.

 

Üçgen alınlıklı ve sade cephe girişlerine sahip lahitler, klasik Likya lâhitlerinden farklı bir görünümündedir.
Kentte otuza yakın lahit günümüze kadar gelebilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Akalissos Antik Kenti, İ.S. 141 yılında vuku bulan ve nerdeyse tüm Lykia’yı yerle bir eden büyük depremde büyük zarar görmüştür. Rhodiapolis kentinin vatandaşlarından ve Lykia’nın en zengin kişilerinden biri olan Opramoas, bu depremin ardından yaralarını sarması için kente 3.000 Dinar (denaria) yardımda bulunmuştur. Akalissos’ta bulunan, Commodus zamanına ait bir yazıttan kentin neokhoros  (tapınak bekçisi) unvanını aldığı öğrenilmektedir. Kent İmparator III. Gordianus ve eşi Tranquillina (İ.S. 242-244) zamanında diğer Lykia kentleri gibi sikke basmıştır. Piskoposluk listelerinde 9. yüzyıla kadar Myra Metropolitliği’ne bağlı piskoposluk merkezi olarak gösterilmektedir.

Akalissos Antik Kenti Kaya Mezarları
Akalissos Antik Kenti Kaya Mezarları Likya Uygarlığı sınırları içerisinde görebileceğiniz bir gelenektir.
Akalissos Antik Kenti Kaya Mezarları
Akalissos Antik Kenti’nde bulunan bir duvar yazısı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kentteki kaya mezarları oldukça çok sayıdadır. Fakat bu tür antik kentlerin köylere yakın yerler olması, çok fazla sayıda yapılan kazıların yanı sıra, köylülerin kendi yapı ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla şehirdeki taşları taşıyıp yapıların yok olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle kentlerde yapılması gereken araştırmalar yapılamadığından tarihi bilgiler gün yüzüne çıkartılamamaktadır.

 

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

 

Alıntılar & Kaynaklar & Fotoğraflar

http://www.phaselis.org/data/akalissoslularin-imparator-hadrianusa-ithafi

https://ekstrembilgi.com/arkeoloji/akalissos-antik-kenti-antalya-kumluca/

[1] Byzantion’lu Stephanos: Ethnica adlı önemli bir coğrafya sözlüğünün yazarıdır. Bu sözlükten günümüze çok az şey kalmıştır ama Hermolaus adlı bir yazarın onun hakkında hazırladığı bir özet mevcuttur.

Akalisos Antik Kenti’nin uydudaki konumu.