Melanippion /Melanippe Antik Kenti

Melanippion / Melanippe Antik Kenti'nin şirin koyu ve limanı.
Melanippion / Melanippe Antik Kenti’nin şirin koyu ve limanı.
Melanippe Koyu
Melanippe Koyu

Melanippion / Melanippe Antik Kenti, Likya Birliği içinde yer alan küçük bri sahil kasabasıdır. Gelidonya Burnu‘na 30, Gagai Antik Kenti’ne 60 stadion uzaklıktadır. Roma döneminde kentlerin, kasabaların arasındaki uzunluk birimi stadion olarak hesaplanırdı. O dönemlerde yapılan stadionların uzunluğunun 180 ila 200 metre arasında değiştiğini hesap edecek olursanız, 30 stadionun 6 kilometreye, 60 stadionun da 12 kilometreye tekabül ettiğini hesaplayabilirsiniz.

Yapılan kazılarda bulunan bir yazıtta kasabanın helenistik dönemde bağımsız bir yapıya sahip olduğu belgelenmiştir. Likya ile Pamfilya sınırında Rodoslular atrafından kurulmuş beş koloni kentten biridir.(1)

Korsan Zeniketes Melinippion’u Ele Geçiriyor

Melanippe Koyu Korsan Zeniketes'in de gözde koylarındandı.
Melanippe Koyu Korsan Zeniketes’in de gözde koylarındandı.

MÖ 1. yüzyılın başlarında Korsan Zeniketes burasını ele geçirmiş ve korsanlık faaliyetlerinin en hareketli günlerini geçirdiği bu eşsiz doğa manzarası ile bütünleşmiş koy, günümüzde “Karagöz Limanı” ya da “Korsanlar Koyu” olarak anılmaktadır. Kent hakkında en erken bilgi, Miletoslu Hekataios’tan gelmektedir. Hekataios, Melanippe’den Pamfilya kenti olarak bahsetmiştir. Gelidonya Yarımadası’ndan pek uzak olmayan, Massikytos Dağı’nın karşısındaki Melanippe’de bir Athena Tapınağı olduğundan söz edilmektedir. Ayrıca, Kyaneai Antik Kenti‘nde bulunmuş, MS 135’ye tarihlenen bir yazıtta Melanippe’nin adı geçmekte, LykiaBirliği’nin 15 kentinin devamı olarak bahsedilmektedir.

Melanippe
Melanippe

724 yılında bölgeyi ziyaret eden Eichstätt Piskoposu Wıllıbard’ten kentle ilgili Ortaçağ’a ait ilk bilgileri veren kişidir. Wıllıbard, Lykia’nın önemli liman kentlerinden biri olan Patara’dan hareketle Milite üzerinden Mons Gallianorum (Gallania Dağı – Kalon Oros/Alanya) geldiğini yazmaktadır.(2) Demek ki Orta Çağ dönemlerinde Alanya Kalesi’nin yer aldığı o meşhur, görkemli burnun adına “Gallania Dağı” dendiğini de böylece öğrenmiş oluyoruz. Eichstätt Piskoposu Wıllıbard’un bu seyahatinde yaptığı gözlemler, Milete’den Kolon Oros’a dayanan seyahati sırasındaki gözlemlerinden hareketle, Milete ile Melanippe kentinin bulunduğu yerdeki Lykia piskoposluk merkezi Meloeton ile özdeş olabileceği düşünceğine dikkat çekilmiştir.

Melanippion / Melinippos Antik Kenti Roma Döneminde Bir Kome Kent Haline Geliyor

Roma İmparatorluğu Döneminde Gagai (Mavi Kent) Antik Kenti’ne bağlı bir kome haline gelen kent en hareketli günlerini Bizanslılar döneminde Hagios Stephanos Kilisesinin kurulmasıyla, burasının dini bir merkez haline gelmesiyle başlamıştır. Kıyı askeri ve ticari liman olarak kullanılmıştır. Yüksek ve güvenli bir koya sahip olması, kentin hemen alçak bir kayalığın üstündeki merkezde kurulmasını sağlamıştır. Böylece melanippelilerin olabilecek herhangi bir saldırıya karşı kentlerini ve kendilerini savunması bakımından güvene almışlardır.

Melanippion / Melanippe Antik Kenti’nin Adı Nerden Geliyor?

Melanippion Antik Kenti’ne 19. yüzyılda ilk gelen kişi İngiliz gezgin ve araştırmacılarından Leake, Fellows ile Spratt – Forbes tarafından araştırılmıştır.(3) Söz konusu araştırmalar dışında kentle ilgili olarak şimdiye kadaryapılmış olan sınırlı çalışmalar sırasıyla şunlardır: Siyah/kara anlamına gelen “Melas”, at anlamına gelen “hyppos” kelimelerinin yan yana gelmesiyle “Kara At” anlamına gelen(4) bu şirin kasaba, belli ki bu ismi, hem denizden hem de karadan oldukça hızlı hareket edebilen kaabiliyetli halklarından almıştır. Mitolojiye göre Poseidon’un sevgilisinin adı “Melonippe/Melanippion”dur.

Tanrıça Melanippe rüzgar tanrıçasıdır. Melanippe, bazı kayıtlarda bir Amazon’dur. Yani Anadolu topraklarında yaşayan savaşçı kadınların bir üyesidir. Zaman içinde mitolojilerinin aktarımı, Melanippe’nin farklı hikayelerde de yer almasıyla ortaya değişik hikayeler çıkmıştır. örneğin Yunan mitolojisine göre Hippoliytos, Theseus ile bir Amazon’un oğludur. Hippoliytos’un av ve savaş merakı, iyi bir avcı ve savaşçı olan Amazon annesinden kaynaklanmaktadır.
Athena’nın efsanevi kralı Theseus’un babası poseidon, annesi ise kimi yerde Ethra olarak geçtiğinden, demek ki Hippoliytos, Theseus’un üvey kardeşi olmaktadır.

Melanippion / Melanippe Antik Kenti Hallenistik Devri’nde Rodoslular’ın Bir Komidir

Gelidonya Feneri
Gelidonya Feneri

“Hellenistik Devre ait birtakım yorumlar, Melanippe Antik Kenti hakkında bilgi vermektedir. Söz konusu dekrette Phaselis ile Rodos arasındaki bir symmakhia’dan söz edilmektedir. Symmakhia, ‘Antik Çağ’da iki ya da daha fazla devletin savaş gibi durumlarda oluşturdukları birlik.’ anlamına gelmektedir. Bu yazıt, MÖ 188’de Apameia Barışı’ndan hemen sonraya tarihlenmektedir. III. Antiokhos’a karşı yürütülen savaş sırasında Melanippe, Rodos Birliği içinde yer almıştır. Apameia Barışı’ndan sonra Lykia üzerindeki hâkimiyetini sağlamlaştırmak isteyen Rodos’un, Dorlar tarafından kurulmuş olan Phaselis ve Melanippe ile yakın ilişki içine girmek istediğini göstermektedir. Bunun yanı sıra, üç limana sahip ve deniz ticaretinde oldukça aktif olan Phaselis’in de, Gelidonya açıklarında yer alan Melanippe’nin stratejik konumundan yararlanmak istediği sonucunu da çıkartmak mümkündür.

Phaselis ile Rodos arasındaki antlaşmada taraf olduğu anlaşılan Melanippe’nin en azından Hellenistik Devir’de otonom olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, söz konusu yayımlanmış yazıtta, MÖ II. yüzyılda otonom bir polis olarak karşımıza çıkan Melanippe, Geç Roma Devri’nde kent surunun girişine kazınmış başka bir yazıtta kome olarak görünmektedir.” Bu durum Melanippe Antik Kenti’nin, Hellenistik ve Roma devirlerinde önemini yitirdiği ve daha sonra Gagai Antik Kenti’nin denetimi altına girmiş olması olarak yorumlanmaktadır. melanipp bu tarihlerde Gagai Antik Kenti’nin limanı olarak değerlendirilmektedir. (5) Orta Çağ’da kentin adı “Aziz tephanos” ya da “Karaozi” anıldığı da görülmektedir.

Melanippion / Melinepos Antik Kenti Korsan Zenikeres’in Elinden Romalı Komutan Servillius Aldı

Romaşı Komutan Selvillius'un da korsan Zeniketes'ten bir farkı yoktu. Korsan Zeniketes ömrü boyunca teknelerden ne soymuşsa, komutan Selvilius da hepsini birden bir anda soymuş bir komutan olarak tarihe geçti.
Romaşı Komutan Selvillius’un da korsan Zeniketes’ten bir farkı yoktu. Korsan Zeniketes ömrü boyunca teknelerden ne soymuşsa, komutan Selvillius da hepsini birden bir anda soymuş bir komutan olarak tarihe geçti.

“MÖ 82 Olympos ve yaklaşık MÖ 100 Phaselis yılından sonra, LUKIVN le jantlı birlik sikkelerinden farklı olarak, üzerinde sadece kent adının kısaltmasının yer aldığı pseudo birlik sikkeleri basmaya başlamıştır. Bu durum adı geçen kentlerin, korsan kralı Zeniketes’in eline geçtiğini göstermektedir. MÖ I. yüzyılda Olympos, Phaselis ve Attaleia Antik Kentleri gibi Melonepposluların da korsan işlerine karışıp Korsan Zeniketes’in yanında yer aldığı düşünülmektedir. Lykia Birliği MÖ 82 yılından sonra, korsan tehdidine karşı Ksanthoslu Aikhmonemrinde bir donanma meydana getirerek, Olympos yakınlarındaki Gelidonya Körfezi açıklarında korsanlara karşı bir deniz savaşı yapmıştır. Bu da Gelidonya civarına kadar her yerin korsanların eline geçtiğinin birbaşka kanıtıdır. MÖ 78 yılında Romalı komutan Servillius, Zeniketes’in eline geçmiş olan Doğu Lykia’yı ve Batı Pamphylia’yı korsanların ve haydutların elinden kurtarmak için bir sefer düzenlemiştir. Bu sefer sırasında Olympos, Korykos, Phaselis ve Attaleia’yı korsanlardan geri alan Servillius, olasılıkla korsan işlerine bulaşmış olan Melanippe’yi de ele geçirmiş olmalıdır. Servillius tarafından cezalandırılan Olympos, Phaselis ve Attaleia gibi, Melanippe’nin de cezalandırılmış olması akla yatkın gelmektedir.”(6)

Melanoppe Antik Kenti bundan sonra Romalıların eline geçmiştir. Roma İmparatorluk Devri’nde Gagai’a bağlı bir kome haline gelen kent, asıl önemine Bizans Devri’nde kavuşmuştur. Bu devirde Hagios Stephanos Kilisesi ile önemli bir dinî merkez hâline geldiği ve bir kıyı yerleşimi olarak da, ticaret ve askeri liman olarak kullanıldığı tarihi kayıtlara geçmiştir. MS VII. yy’da Arap akınlarından etkilenen kent, MS XI. yy’dan itibaren Türk boylarının yöreye yerleşmesiyle birlikte tamamen terk edilmiştir. Piri Reis’in 1521 yılında hazırladığı denizcilik kitabında burası “Karaöz” adıyla zikretmiştir.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Alıntı & Kaynak & Fotoğraflar

Alıntı: Hüseyin Sami Öztürk ” Asya’da Unutulmuş Bir Kent, Arkeoloji ve Sanat Dergisi Yayınları
1) * FORBIGER, = A. FORBIGER, Handbuch der alten Geographie, II: Politische Geographie der Al-ten: Asia, Africa. Mit 3 Karten, Leipzig 18431843, 261
* ADAK 2007, a: 42. M. ADAK, “Pygela: Doğu LikyaDağlarında Yeni Keşfedilen Küçük Bir Kent”, ArkSan, 118 (2004) 43-50
2) TIB 8 (2004) = F. HILD– H. HELLENKEMPER, Tabula Imperii Byzantini, VIII: Lykienund Pamphylien, Wien 2004.
3)* LEAKE, W. M., Journal of a Tour in Asia Minor with Comparative Remarks on the Ancient and Modern Geography of that Country, London 1824 & * C. FELLOWS, An Account of Discoveries in Lycia: Being a Journal Kept duringa Second Excursion in Asia Minor, London 1840. FGrHist (Die fragmente der griechischen Historiker )= Die fragmente der griechischen Historiker, vonF. JACOBY, Bd. I: Nr. 1-63, Berlin/Leiden 1968 & * SPRATT – FORBES 1847 = T. A. B. SPRATT – E.FORBES, Travels in Lycia, Milyas and the Cibyratis, I-II, London 1847
4) ADAK 2003 = M. ADAK, Olympos: Çıralı AdrasanGezi Rehberi, İstanbul 2003.
5) ÖZTÜRK, Hüseyin Sami, Asya’da Unutulmuş Bir Kent, Arkeoloji ve Sanat Dergisi Yayınları, 128, 2008, 33-34.
6) ÖZTÜRK, Hüseyin Sami, a.g.e.

%d blogcu bunu beğendi: