Naula Antik Kenti / Antalya-Alanya

Cebel-i Reis Dağı

Naula Antik Kenti Antalya’nın Alanya İlçesi’ne bağlı Mahmutlar beldesindedir. Alanya’ya 10 km uzaklıkta olan Mahmutlar. 1990 yıllarına kadar oldukça bakir bir yerken, 1980’li yıllarda yurt genelinde özellikle kıyı kentlerinde hızla gelişmeye başlayan turizme hizmet verecek türden bir takım tesislerin gelişmesi ile birlikte hali hazırda Alanya’da gittikçe yoğunlaşan turizm yatırımlarının beldeyi de kucaklamasıyla birlikte gelişimini bu yönde ilerleterek bölge şekillenmeye ve biçimlenmeye başladı. Geçmiş yıllarda özellikle deniz kenarlarının daha çok sazlık ve bataklık olduğu Mahmutlarda tarım daha iç kesimlerde yapılırken, buradan köylere uzanan yollar yerli halkın yaylalara uzanan güzergâhları içerisinde, Yörük kültürünün yazlak ve kışlak hayat anlayışına uygun bir yaşam biçimi olarak devam etmekteydi. Bu durum kısmen de sürmekte… Yer yer Roma ve Selçuklu dönemi tarihi izlerini taşıyan Mahmutlar Beldesi’nde göze en çok çarpan ve günümüzde modern kent dokusunun arasında sıkışıp kalmasının yanı sıra o terk edilmiş kent duygusunu, bir de bakımsızlık ve ilgisizlikle maruz kalan Roma Dönemi’ne ait Leartes ve Naula Antik Kenti ile Alanya’nın ilk Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat’a ait görkemli bir av evi günümüzde oldukça dokunaklı bir görüntü vermektedir. (bkz. https://blog.delphinhotel.com/laertes-antik-kenti-kilikya-antalya-alanya/)

Laertes Antik Kenti Toros Dağları üzerinde, Dim Vadisi ağzında yükselen Cebel-i Reis dağının eteğine kurulmuşken, Naula Antik Kenti dağın artık iyice eteklerinde, denize oldukça yakın bir mesafede düz bir ovanın üzerine kurulmuştur. Naula Antik Kenti’nin Alanya’ya uzaklığı 10 km’yken Laertes Antik Kenti’nin Alanya’ya uzaklığı 25 km’dir. Her iki terkedilmiş şehir de Alanya gibi turizm şehri bir beldenin turizm kalitesini artıracak niteliktedir. Bu yakın kentlere yapılacak ziyaretler aynı zamanda Roma dönemini yansıtan, harabe biçimindeki o binaların içinde bu günden binlerce yıl önce yaşamış insanları anlamak için yapılacak olan bir ziyarettir de ayrıca…

Alanya’nın Mahmutlar beldesi sınırları içerisinde kalan Naula Antik Kenti Roma çağının o tüm şehirsel havasını hala estirmektedir. 33 dönüm üzerine kurulmuş antik kentteki binaların moloz taş ve harç ile yapılmış olduğu göze çarpan ilk unsurlardandır. Kentte 6 tane tapınağın bulunması bölgenin çevre beldedeki din adamların bir anlamda buluşup istişare yaptığı merkez bir dini yapılanma olduğunu akıllara getirmektedir. Ayrıca bu kadar küçük bir alanda 6 tapınağın yanı sıra 2 de kilisenin olmadı, Naula Antik Kenti’nin sanki bölgenin din adamı yetişmesinde etkisi olan bir din kampüs alanı olarak da görmek gerekir. 19. Yüzyıla kenti gezen seyyahlardan W. Heberdey, Naula Antik Kenti’nde 9 adet kilise olduğunu yazmıştır. Kentin ayrıca Leartes Antik Kenti’nin liman görevini de gördüğünü de bir başka görüşler dâhilinde dile getirilmektedir. Naula Antik Kenti, Leartes Antik Kenti’nin aynı zamanda bir liman kentiyse, demek ki bu kenti kuranlar da sonuçta aynı soydan, anlayıştan, inançtn insanlardı. Hal böyle olunca Leartes Antik Kenti’ndeki yapılara baktığımızda da bu kentin de aynı şekilde surlarla çevrili bir kent olduğunu, Caracalla eksendrasini (exedra) yani 211-217 yılları arasında hükümdar olmuş Roma imparatoru ve gerçek adı Lucius Septimius Bassianus olan imparator adına yapılan, bazen bir binanın cephesine yerleştirilmiş veya serbest duran yarı kubbeyle taçlandırılmış yarım daire biçimli bir mimari girintinin varlığının olduğunu da öğreniyoruz. Bu girinti konuşma yapmak için uygun bir yer olarak kavisli, yüksek sırtlı taş banklarla kaplı bir stoaya açılan bir oda biçiminde uygulanmış bir yapı olarak Roma şehirlerinde mutlaka bulunurdu. Yine Leartes Antik Kentinde odeon ya da tiyatro olarak tahmin edilen yapı, konferans salonu, konser alanı ve tiyatrodan farklı bir bina olarak devleti koruyan bir bina olarak görülmesi gereken bir meclis binası olarak algılanmalıdır. Leartes Kenti^ndeki Zeus Megiston, Apollon ve Caesar tapınakları, bizlere Naula Antik Kentindeki tapınakların kimlere ait olabileceği konusunda ipucu vermekle birlikte her Roma kentinde yer alan agora, hamam ve nekropol gibi unsurların da kalıntılarının hala olması, döneminde her şeyiyle yaşayan, içinde üreten insanları olan bir yerleşim hakkında bizlerin hayal dünyasını zorlasak da mutlaka iyi şeyler düşündüreceği muhtemeldir.

 

 

 

 

 

 

 

Tabii ki bu tahminler tamamen yüzeyseldir ve hiçbir antik kentle ilgili bir kazı çalışması yapılmadan sadece kalıntılar üstünde görüş bildirmek de çok açıklayıcı ve sağlıklı olamayacaktır. Naula Antik Kenti’nde bir de tiyatro kalıntısına rastlanmıştır. Surlarla çevrili olan kentin içinde yer alan ve belki de kalıntılar basamaklı olduğu için tiyatro alanı olduğu sanılan bu kalıntılarında belki de bir meclis binası, dini konuları müzakere etmek için toplanılan bir alan olarak da tahminleri genişletmekte fayda olacağını düşünmekteyim. Zira Naula Antik Kenti’ne şimdiye kadar bilimsel olarak bir kazı çalışması yapılmamış ve sıradan her kesin birçok gördüğü kalıntıyı bir şeylere benzetme kabiliyetinden yola çıkarak metne döktüğü varsayımlardan başka bir şey değildir. Her ne kadar gerek Naula Antik Kenti gerekse diğer kentlerle ilgili bir kazı ve koruma çalışmaları ile birlikte kentlerin bölgenin turizme ve her şeyden önce de günümüz insanlığına kazandırılması için bir takım duyarlı vatandaşlar konuyu hazırladıkları dosya ile Kültür Bakanlığı’na kadar taşımış ve ilgili başvuruları yapmış olsa da bunların hepsinin sonuçsuz kaldığını yine sosyal medyadaki bir takım haberlerden derlemek mümkündür.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Alıntı & Resim Ve Fotoğraflar

* http://www.gercekalanya.com/naula-antik-kenti-yok-oluyor-25400h.htm

* http://wikimapia.org/6281410/tr/Naula-Antik-%C5%9Eehri#/photo/4156617

 

Alanya – Okurcalar Delphin Botanik Otel (1982’den bu yana hizmet vermektedir.)

 

 

 

 

 

 

Alanya – Okurcalar Delphin Botanik Platinium Otel 

 

 

 

 

 

 

Alanya – Okurcalar Delphin Botanik Delux Resort Otel