Uluslararası 11 Aralık Dağlar Günü ve Farkında Olmak

Uluslararası 11 Aralık Dağlar Günü ve Farkında Olmak

Dünya çapında kutlanan ya da anması yapılan özel günlerin, genel olarak alışıldık tarzının dışında olan bir dünya günü var: 11 Aralık Uluslararası Dağlar Günü ya da Dünya Dağ Günü. Dağların da günü mü olurmuş demeyin çünkü yazımızı okuduğunuzda dağların ekosistem ve dolayısıyla da başta insanlar olmak üzere tüm canlılar için ne kadar önemli olduğunu hatırlayacaksınız. İnsanın yaşadığı ortamda yer aldığı ortamda aldığı sorumluluklar gibi en başta kendisi ve sevdikleri için doğaya karşı da sorumluluğu var. 11 Aralık Dünya Dağ günü de işte böylesine ciddiye alınması gereken bir sorumlulukla farkındalığı öne çıkarma amacı taşıyor. Dağların dünya için ne anlama geldiğine ve dağ nedir sorusunun yanıtına bakarken Uluslararası Dağlar Günü 2019 teması ve Birleşmiş Milletler’in bu yılki mesajlarına bakalım.

Uluslararası Dağ Günü Hakkında ve 2019 Teması

Dağların değeri konusunda Birleşmiş Milletler, bu yıl gayet doyurucu açıklamalar yaptı. Dağlar, dağlarda yaşayan insanlar ve bu coğrafi yapılarla popülasyonların dünyanın geneli açısından önemini anlatan rakamlar paylaşan BM, tüm bunları özetleyen kısa bir grafik animasyon videosu da yayınladı. Detaylara geçmeden önce o videoya bakalım:

 

Tabi video İngilizce olduğundan ve özet bilgiler verdiğinden dolayı konuyu biraz daha açalım. Açıklanan verilere göre dünyanın kara bölgesinin dörtte biri dağlardan oluşuyor. Ve bu dağların hepsinde olmasa da birçoğunda yaşayan insanlar var. Dağlarda yaşayan insanların toplamı ise 1 Milyar kişi civarında. Yani dünya nüfusunun 7’de birinin üzerinde yaşadığı, toplam kara parçasının dörtte birini oluşturan bir kavramdan bahsediyoruz, dağlar derken. Videoda da belirtildiği üzere bu 1 milyar insanın çoğunluğu şu anda yoksul bir yaşam sürüyor. Oysa dağlar, yoksul yaşam sürenlerin göç ettiği bir yer değil tam tersine insanlık tarihinde kendisine has alışkanlıkları ve tarzı olan bir yaşam kültürüne ev sahipliği yapan coğrafi yapı. Dolayısıyla dağda yaşayan insanlar, süreç içerisinde fakirleştiler ve fakirleşmeye de devam ediyorlar. Peki, bu ne anlama geliyor? Dağdan kente göç. Dağ toplumlarının yaşadıkları ve alışkın oldukları yeri terk ederek kentlere göç etmek zorunda kalmalarının kötü sonuçlarının ilki tabi ki direkt o insanların kendilerinin kentte yaşadıkları zorluklar ve yine kent hayatının sosyolojisine olumsuz etkisidir. Ancak en az bunlar kadar önemli ve dağ insanları kadar tüm dünyayı etkileyen sonuçları da var ve bu kötü sonuçlar, artarak sürmeye devam ediyor.

Dağlarda 1 Milyar insan yaşıyor.

BM’nin videosunda da belirttiği gibi dağlar, içilebilir temiz suyun %70’ini sağlıyor. Ayrıca tarım, hayvancılık ve ekosistemin yenilenmesinde de en büyük pay sahibi. Dağlarda yaşayan insanlar ise nesilden nesile alışkın oldukları, kendi kültürlerini üzerine kurdukları bu ortamda dünyanın doğal yaşamına bu etkileri sağlamayı sürdüren insanlardır. Ancak gerek ekonomik gerekse de küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle ekolojik sebeplerden dolayı yoksullaşan ve hayatı zorlaşan bu insanlar, yer değiştirmek zorunda kalıyor. İklim değişikliği nedeniyle ve dağ insanlarının göçüyle tarım, temiz su, hayvancılık zarar görürken antik kentler ve kültürel hafıza da tehdit altında kalıyor. Bunu önlemek için ne yapılması gerekiyor? Hepimizin yaşamında karbon ayak izini daha aza indirmek için bireyden topluma bir yaşam tarzı değişikliğine ihtiyacımız var. Bunun yanında da yukarıda özetlemeye çalıştığımız konular ve dağları kendisi hakkında farkındalığa. BM, 11 Aralık Uluslararası Dağlar Günü 2019 temasını Gençlik için Dağlar olarak belirledi. Tüm dünyanın geleceğinde belirleyici bir rolü olan dağlar hakkında farkındalık yaratmak ve bilgilenmek başta kırsalda yaşayan gençlerin geleceği olmak üzere tüm gençliğin geleceğini ilgilendiriyor. Dağlar ile duyarlı olmanın önemini vurgulamak için gençlerin geleceği öne çıkarılıyor.

Dağ Türleri ve Ekoloji

Yukarıda özetlemeye çalıştığımız gibi dağlarda yaşayan insanların dünya geneline olumlu etkisi ve onların hayatlarının zarar görmesinin sonuçları hakkında duyarlı olmak önemli. Diğer yandan da dağların tek başına bir coğrafi tür olarak değeri var. Burada da karşımıza ekolojik değer çıkıyor. Öncelikle kısaca dağ nedir ve dağ türleri nelerdir, bunları hatırlayalım.

Kimi tanımlara göre 500, kimi tanımlara göre ise 600 metre ve üzeri yükseltilere dağ denilmektedir. Yükselen bir yeryüzü türü eğer bir zirveye sahip ve etrafında da yamaç adı verilen eğimler varsa bu türe dağ denilir. En temelde toprak ve kaya malzemelerinden oluşa dağların oluşumuna bakıldığında ise dünyanın yer üstü tabakası ile yer kabuğu altı tektonik plakaların hareketi öne çıkar. Bu iki levhanın birlikte hareket etmesi veya çarpışması ile yükselen geniş araziler, dağların oluşmasını sağlar. Dağların oluşumlarının bu genel tanımının altında yer alan türlere göre de dağlar sınıflandırılır. Bu sınıflandırmaya göre dağ türleri şöyledir:

  • Katlı Dağlar (Sıra Dağlar)
  • Blok Dağlar
  • Volkanik Dağlar
  • Yayla Dağları

Katlı Dağlar (Sıra Dağlar)

Dünyanın en yüksek zirve noktası olan Everest’i de içinde barındıran Himalaya dağları gibi dağ oluşumları, katlı dağlar olarak adlandırılır. Yukarıda tanımını yaptığımız yer altı ve üstü plakaların birbirine çarpması ile birbiri üstüne katlanması nedeniyle kilometrelerce uzunlukta oluşan ve yeryüzünde en çok görülen tür olan katlı dağlara Türkiye’den de Antalya – Akdeniz hattında yer alan Toroslar örnek verilebilir. Bu dağ türünün, plakaların birbirine doğru ilerlemeye devam etmesi nedeniyle aralıklar sürekli artmasıyla  bölgesindeki depremleri tetikleme özelliği de vardır.

Blok Dağlar (Tekil Dağlar)

Bilindiği üzere tüm dağlar da sıra dağ halinde değildir. Yer kabuğundaki faylar nedeniyle kayaların hareketlenmesi ile oluşan blok dağlar, büyük kaya plakalarının birbirinin üstüne yığılması ile oluşmuştur. Bilimsel olarak “rifting” adı da verilen bu olay sonucunda yukarı yönlü bir oluşum söz konusu olur. Türkiye’de de irili, ufaklı pek çok blok dağ mevcuttur.

Uluslararası 11 Aralık Dağlar Günü ve Farkında Olmak
Türkiye’nin oksijen depolarından Kaz Dağları

Volkanik Dağlar

Volkanik dağlar, yanardağ püskürmesi nedeniyle oluşmuş dağlardır. Yer kabuğu altında yer alan magmanın  iki tektonik plakanın yer değiştirmesi sonucu yukarı itilerek yer yüzüne lavlar halinde püskürmesi ve bu lavların soğuması ile oluşan yığın ve kayalar, dağa dönüşür. Ağrı, Hasan, Süphan, Nemrut, Tendürek gibi dağlar, Türkiye’de bu şekilde oluşmuş volkanik dağlara örnektir. Bu dağlar arasında Tendürek Dağı 1855 yılında aktif olmuştur.

Yayla Dağları (Aşınımlı Dağlar)

Antalya’da da çok fazla olan yaylaların yer aldığı yayla dağları ise aşınımlı dağlar ya da sahte  dağ ismi verilir. Bu tür dağlar erozyon aktiviteleriyle oluşmuş, bitki örtüsü iyi durumda, yüksekliği diğer 3 türe göre daha düşük olan ve insan popülasyonunun daha fazla olduğu dağ türüdür. Erozyon aktiviteleri, en çok akarsuların etkinliği nedeniyle oluşmuştur.

Dağların ekolojik önemi, apaçık ortadayken onların doğal haline müdahale etmek, kısa vadeli çıkarlar sağlamak için yaban hayatını bozmak ve bilinçsizce davranmak, doğaya olduğu gibi insanlığa da vurulan acıması bir darbedir. 11 Aralık Uluslararası Dağlar Günü kutlu olsun diyor ve herkesi bu önemli konuda daha fazla duyarlı olmaya davet ediyoruz. Dağlar ve doğa hepimizin, onlara iyi bakalım.